Turizmde "tek ses" olma zamanı!

loading
11 Temmuz, Cumartesi
£

8.66

7.76

$

6.86

BİRAZ AYDINLIK

Mert Mapolar, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert Mapolar, C.Ht.
A- A A+

Turizmde "tek ses" olma zamanı!

Dünya Turizm Örgütü'nün (World Tourism Organization) verilerine göre, turizmin dünyada bu yıl yüzde 70 daralacağı, 110 milyon kişinin işini kaybedeceği yönündedir.

Uluslararası araştırmalarda, yapılan tespitlere göre, dünyada, turizmin, bu yıl, iç turizm ağırlıklı olacağı ve turistlerin yüzde 70'i plajlar yerine kırsal turizmi, dağ turizmini, eko turizmini tercih edeceğidir. Uluslararası uçuşlarda normalleşmenin Eylül ayında olması öngörülmektedir. İşte en özet şekilde dünyadaki turizmin tablosu bu!

Tüm bu tespitler ve uyarılar, ülke olarak turizmde belirleyeceğimiz strateji ve politikalarda üzerinde durulması gereken önemli bir çıkış ve referans noktası durumundadır. Ülkeler bunu gözönüne alarak planlamalarını, tüm hazırlıklarını bitirmişler, tanıtma ve pazarlama aşamasındaki çalışmalarına yoğun bir şekilde devam etmektedirler. Hiç kimsenin, her ne yoğunlukta tedbir alınırsa alınsın, turistlere yüzde 100 hijyeni garanti edemeyeceği gerçeğini herkes kabul ediyor. Müze, otel, taksi, havalimanı gibi yerlerde her zaman virüsün bulaşma riski olacaktır. Önemli olan nokta, ülkemizde, bu durumda, bu pozisyonda böyle bir turist karşımıza çıkması ve virüse ülkemize geldikten sonra rastlanması durumunda bu turiste hangi kalitede ve şartlarda sağlık hizmetinin "ücretsiz" verilebileceğidir! Bunu en iyi şekilde organize eden ve hizmetlerini dünyaya duyuran ülke, turizmde kazanacaktır.

KKTC, TURİZMDE ÇOK GEÇ KALIYOR!

Peki, KKTC'de durum ne? Önümüzdeki süreçte devlet olarak, turizm alanında fark yaratabilmek için hangi ülkelerde, ne tür tanıtma ve pazarlama stratejileri geliştiriyoruz? Ön plana çıkarmamız gereken konular nelerdir, bunların plan ve programları hangi aşamada? Sektördeki sıkıntılar çözülebiliyor mu? Turizm camiasındaki birlikler ve örgütler, kendi içlerinde, yönetim kurulları ile üyelerinin hedefleri, istekleri ve beklentileri tam olarak örtüşüyor mu? Tüm bunlar makro düzeyde, devlet düzeyinde ele alınıp, çözüm odaklı geliştiriliyor mu? Yoksa her kafadan bir ses mi çıkıyor?

Özellikle KITSAB, ‘seyahat acenteleri birliği’ neyi bekliyor? Yönetim tabandan gelen isteklere neden cevap vermekte gecikiyor? Bireysel hesapların peşinde olmadığını, şimdi gösterme zamanı, seyahat acentalarının tümünü, en zararsız şekilde bu süreçte yaşatma zamanı! Siz bunun için varsınız! KITOB sizin çalışmalarınız hangi durumda? Otelciler birliği neden ikiye bölündü? Açılmak isteyenler ve istemeyenler! Güç ile güçsüz savaşından ziyade, gücünüzü birleştirme zamanı! KITREB rehberler birliği neredesiniz? Sesiniz hiç çıkmıyor! RES-BİR restorancılar birliği, KAİB kiralık araç işletmeciler birliği ve diğer tüm turizm camiasındaki birlikler, tüm üyeleriniz ile, üyenizin ve birliğinizin gücünü, diğer birliklerin güçleri ile birleştirme zamanı şimdidir! Çok gereksiz konulara zaman harcayarak, birliklerin bütünsel enerjilerini harcamayacak kadar, çok ciddi sorunların olduğu bir süreçten geçiliyor, bunun farkındalığına ve bilincine varılmalı, turizmde kişisel hedeflerden, toplumsal ve ülkesel hedeflere yönlenilmelidir.

Sektörler içerisinde dünyada krizlerden en fazla etkilenen sektörlerden biri genelde turizm, özelde ise turizm ve seyahat acentaları olmaktadır. Devletin, küresel ekonomik faaliyette hızlı düşüşlerin yaşandığı bu dönemde, Kıbrıs Türk Turizm ve Seyahat Acentalarına özel hassasiyet göstererek, onları dinlemeli ve sorunlarına çözüm bularak, yaşatılmalarına, ayakta kalmalarına yönelik, "sürdürülebilirliğini" güvence altına almalı ve destek vermelidir.

KKTC'Lİ TURİZMCİ ÖNÜNÜ GÖREMİYOR!

KKTC Hükümetinin, dünyada yaşanan son gelişmelere göre, Koronavirüs konusunda hangi riskli ve risksiz ülkelerden öncelikli turist getirebileceği ile ilgili çalışmaları ve planlamaları var? Bu ülkelerdeki tanıtma ve pazarlama çalışmaları hangi durumda? Uluslararası uçuşlar kesin olarak nasıl, ne şekilde, hangi şartlarda başlayacak? Turist getirilecek öncelikli hedef ülkeler ile bu konularda görüşmeler yapıldı mı? Yapıldıysa ortaya çıkan sonuçlar nelerdir? Havalimanın açılması için tüm hazırlıklar tamam mı? Yolcu ve çalışanlar için Covid-19 için gerekli tedbirler uluslararası standartlarda alındı mı? Alındıysa bunlar nelerdir?

Hükümetler, lider konumunda olmalı ve sektörlerin yansıttıklarına göre yol gösterici, ışık tutucu görevlerini yerine getirmelidirler. Bunu da yerine getirirken dünyayı çok yakından takip etmeli, turizmde yeni tüketici davranışları en üst düzeyde değerlendirilip, sektöre detaylı bilgi verilmelidir.

Şimdi soruyorum! En son ne zaman, bu birliklerin tümüyle, hep birlikte, esaslı, çözüm odaklı, çok yönlü çalışmalar yapıldı ve sektörün tüm aktörleri, en üstten, en alta kadar kucaklanarak, birlikte hareket etme planları hazırlandı?

TURİZM PLANSIZ OLMAZ!

Kendimize sormamız gereken en önemli soru; Biz içimizde ve dışımızda, yaptıklarımız ile ve/veya yapacaklarımız ile "tek ses" olabiliyor muyuz? İşte toplum olarak kaybetmeye devam ettiğimiz nokta burasıdır! Turizm sektörü de aynı şekilde, plansız ve programsız olmanın bedelini kaybederek ödüyor... Turizmde devlet politikası yok! Gerekirse dünyanın turizmde uyguladığı "turizm örgütü" sistemine ülkemizin de geçiş yapması gerekmektedir.

KKTC'NİN GÜVENLİ BİR TURİZM MERKEZİ OLDUĞU FIRSATI, ÇOK İYİ DEĞERLENDİRMELİ!

Önemli bir fırsatı çok iyi tanıtıp, pazarlamak zorundayız! KKTC'nin rekabet gücünün diğer destinasyonlara karşı artırmanın yanında, yabancı yatırımcıları da ülkemize çekmeyi hedefleyen, pademi sürecinde yaşanan olumlu tabloyu, vurgulamaya odaklı, süratle etkin uluslararası çalışmalar yapılmalıdır.

KKTC yurt dışında bir hedef olarak tanıtılıp, turizm sektörü desteklenmelidir. Makro düzeyde etkin dört aşamalı bir tanıtma ve pazarlama stratejisi ile çalışmalar sürdürülmeli, turizmde uluslararası lobi çalışmaları yapılmalıdır.

Turizmde şu an üzerinde durulması gereken dört aşamalı makro düzeyde etkin tanıtma ve pazarlama stratejileri:

1. Yurt dışından KKTC'ye turist gönderen tüm tur operatörü ve seyahat acentelerine, KKTC'deki durum ve turizm beklentilerinin farklı dillerde anlatıldığı, Dışişleri Bakanlığı'nın, Ulaştırma Bakanlığı ile Turizm Bakanlıklarının da imzaladığı ortak bir metin hazırlanıp gönderilmesi.

2. Gerekirse telekonferans sistemi ile, yurt dışında turizm alanında faaliyet gösteren kuruluşlar ile temasa geçilerek, KKTC'deki durumun onlara anlatılması.

3. Unutulmamalıdır ki, "taşı delen suyun gücü değil, damlaların sürekliliğidir." İnternet, sosyal medya, reklam videoları vb. araçlar ile etkin ve istikrarlı bir şekilde, sürekli değişikliğe gidilmeden, bilinçaltı davranış biliminden yararlanılarak (ki benim ABD’den aldığım üst düzey özel uzmanlık eğitimlerimden biri de her alanda kullanılan bu eşsiz bilim dalıydı), dünyanın kullandığı bilimsel etkili markalaşma teknikleri ile KKTC'nin yurt dışında tanıtılmasına odaklanılmalı.

4. KKTC'nin turizm ürünlerinin ve KKTC'deki mevcut durum konusunda uluslararası röportajlar ile desteklenerek, ülkesel tv ve radyo kanalları, gazeteler ve diğer medya araçları ile tanıtma ve pazarlama çalışmalarının geliştirilmesine yönelik adımlar atarak, girişimlerde bulunulmalıdır.

Tüm bu çalışmalar yapılırsa ve 2020'de sektör beklentileri karşılanmazsa bile, 2021 için sektör turist akışına hazır olmuş olacaktır.

Turizm sektörünün sürdürülebilir ve canlı tutulması için "tek ses" olma ve "yeni vizyon" oluşturma zamanı! Bu fırsatı çok iyi değerlendirelim, hemen şimdi!

"Bir araya gelmek başlangıçtır, bir arada durabilmek ilerlemedir, birlikte çalışmak başarıdır..."

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.