BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Kıbrıs sorununun yüzde 88'i "bilinçaltı", yüzde 12'si de "bilinç" kaynaklıdır!

Yayın Tarihi: 02/10/20 07:00
okuma süresi: 21 dak.
A- A A+

Ünlü bir düşünür şöyle der: "Bir müzakerede en kritik şey, rakibinizin kafasının içine girmek ve onun gerçekten ne istediğini bulmaktır..." Bunun için de rakibinizin kişisel gücünü iyi anlayabilme, iyi değerlendirebilme ve bu doğrultuda stratejiler geliştirmek zorundasınız! “Hazırız!” demekle masaya oturamazsınız!

2020 KKTC Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından, yeni cumhurbaşkanı olarak, öyle ya da böyle, şimdi ya da daha sonra, konuşacağınız konu ne olacaksa olsun, masaya Sayın Nicos Anastasiades ile birlikte oturacaksınız... Tarih sayfaları yeni bir dönemi daha işaret ediyor olacaktır... KKTC'nin her yeni lideri, her yeni cumhurbaşkanlığı döneminde, Kıbrıs konusundaki müzakerelerde söz sahibi olmak istiyor ama nedense, bunun için dünya liderlerinin yaptığı bilimsel hazırlıklar ve çalışmaları yapmıyor! Bugün size biraz bunlardan bahsedeceğim... Rakibi tanımadan, rastgele müzakereleri sürdürmeye, çerçeveler oluşturmaya ve süreci yönetme yolunda ilerleme sağlanmaya çalışılıyor ve hatalar, zıtlıklar ve çatışmalar bu noktadan sonra artarak devam ediyor... Sonuç; içinden çıkılmaz bir durum! "O haklıydı! Ben haklıydım!" Ve Kıbrıs sorununda, sonu bitmez kavgalar ve tartışmalar ile yıllar yılları kovalıyor... Ortada kısır bir döngü ve içinde dönüp duran bir Kıbrıs Türk halkı var...

Müzakerelerin en temel noktası, rakibiniz durumundaki karşı liderin, karşınıza gelinceye kadar, hangi süreçlerden geçtiği, nasıl eğitimler aldığı, ne gibi kişisel özelliklere sahip olduğu, bilinçaltında yatan gerçeklerin neler olduğu, davranışlarının nasıl ve ne şekilde çalıştığı, psikolojik profilinin ve geçmişinin ne olduğu ile ilgili müzakerelerin en kritik konusu hakkında, rakibinizi ikna edebileceğiniz düzeyde bilgi ve yeteneğin elinizde olmamasıdır!

Yeni dünya düzeninde, ulusal ve uluslararası her türlü müzakerelerde, liderler, "bilinçaltı davranış biliminden" yararlanıyor. Bu bilim size, karşınızdaki kişiyi ikna edebilmeniz için inanılmaz psikolojik taktikler, stratejiler, fırsatlar ve yeni açılımlar sağlıyor... Benim de eğitim aldığım bu bilim dalında en büyük çalışmaları Amerika'dan mezun olduğum dünyaca meşhur üniversite tarafından yapılmaktadır, Sayın Obama döneminde, üniversitenin bilgilerine çok başvurulmuş, Sayın Obama'nın iç politika ve dış politika ekiplerindeki danışmanları bu üniversitenin mezunlarından seçilmiştir...

Yeni dünya düzeninde, bu bilinç düzeyine ve vizyonuna sahip olmayan liderler, kendilerini dünyaya yeterince anlatamadıklarından dolayı da her zaman kaybetmeye mahkûmdurlar... Geleceğin dünyasında eski yöntemlerle ilerleyemezsiniz!.. Gelişemezsiniz!.. Tüm bu bilindik eski model yöntemleri arkanızda bırakarak, bu yolda yürümek istiyorsanız, dünya standartlarında kendinizi geliştirecek yeni yöntemlere yönelmelisiniz... Kıbrıs Müzakerelerinde ne kadar tecrübe ve deneyim kazandığınız önemli değildir! Ya da Türkiye’nin desteğini almanız, önemli olan en büyük etken, müzakeredeki rakibinizi psikolojik olarak ne kadar iyi tanıdığınızdır! Onun zihninin derinliklerinin nasıl çalıştığını bilebilmenizdir ki, uygun ileriye götüren hamleleri atabilesiniz! Yeni dünya düzeninde oluşmaya başlayan diplomasinin ruhunu, bu söylediklerim oluşturuyor ve karşı tarafın uzmanları bunun farkında! Psikolojik profiller geliştirerek ilerlemeler ve gelişmeler sağlanıyor...

Şimdi gelelim Kıbrıs konusuna... Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, şu an karşınızdaki kişinin yani müzakerelerdeki rakibinizin, bu vizyona sahip güçlü bir lider olduğudur! Bu konu ile ilgili olarak, o kişinin özel danışmanları, sizin hakkınızda çok önemli kişisel ve ikna edici bilgileri sürekli güncelliyor ve müzakerelere de bu doğrultuda hazırlanılıyor!.. Çerçeve çiziliyor! Anlayacağınız, KKTC'nin yeni cumhurbaşkanı'nın karşısında, müzakerelerde çok güçlü bir rakibin olduğu, farkına varılmalıdır! Daha önce de dediğim gibi, konu kesinlikle, müzakereleri, Kıbrıs konusunu ne kadar iyi bildiğiniz ile ilgili değildir, müzakerede rakibinize ne kadar fazla odaklanıp da ikna edebileceğiniz bilgilere sahip olmanız ile ilgilidir! Bakış açılarınızı ve farkındalığınızı artırmak, geliştirmek ve derinleştirmek zorundasınız...

Kıbrıs müzakerelerinde iknanın %88'i "bilinçaltı" kaynaklıdır! %12'si de "bilinç" kaynaklıdır, işte o nedenle "bilinçaltı davranış bilimi"nden yararlanmak zorundasınız... Bu ülkenin yeni cumhurbaşkanı olarak, bu alanda başarılı ve adınızdan söz ettirmek istiyorsanız... Neyi "niçin" yaptığınızı bilmek zorundasınız!.. Bunlara önem vermezseniz, müzakerelerde, Kıbrıs konusunda dönüp dolaşacak ve yine aynı yere geleceksiniz!.. Sonuç; yine çıkmaz yol!.. Kıbrıs sorununu gerçek anlamda çözmek istiyorsanız, "bilinçaltı" kaynaklarından çözmeniz gerekiyor! "bilinç" kaynaklarından bu sorunu kesinlikle çözemezsiniz!

Kıbrıs Müzakerelerinde en kritik nokta: Sayın Nicos Anastasiades gerçeğidir! Peki, Sayın Nicos Anastasides kimdir? Müzakerelerde ne kadar güçlü, ikna edilecek bir kişilik mi?

Bilinçaltı davranış bilimcisi olarak size görüşlerimi tarafsız bir şekilde, çok özet olarak, çok fazla bilimsel detaylara girmeden, anlayacağınız bir dil ile en basit şekilde paylaşacağım... Öncelikle Sayın Anastasides'ın kim olduğunu ana hatlarıyla inceleyelim; çok başarılı bir avukatlık geçmişi var... Kıbrıs'ın Limasol yakınlarındaki Pera Pedi köyünde, 27 Eylül 1946 tarihinde dünyaya geldi. Babası İngiliz idaresinde bir polisti ve annesi de ev hanımıydı. Özellikle babası, hayatında önemli bir rol oynadı. Baba rol modeline sahip olanlar, çok zor ikna edilir bir kişiliktir! Disiplin karakterini ve ülkeye - düzene bağlılık ile ilgili kişisel özelliklerinin tamamını polis olan babasından aldı. Hukuk eğitimi almasının en büyük nedenin de bu olduğu düşünülmektedir... Yeni Mezun olduğu ilk avukatlık dönemlerinde kimleri savunduğu ile ilgili derin araştırmalar yaparsanız önemli kişilere ve kişilik özelliklerine ulaşırsınız! Bunlar vatanseverlik ve sisteme bağlılık güçlerini artıran, onu motive eden temel unsurlardı!.. İkiz erkek kardeşi ve bir kız kardeşi vardır. 1971'de Bayan Antri Moustakoudi ile evlendi ve Elsa ve Ino adında iki kızı oldu. Andys, Nicholas, Giorgos ve Nicos adında dört torunu var. Öğreniminden sonra Ulusal Muhafız Ordusunda görev yaptı, önce Larnaka'daki Asker Eğitim Merkezi'nde (KEN) ve ardından 4. Yüksek Askerî Komutanlığında görevleri oldu. 1995 yılında Anastasiades, Kıbrıs'ın Rum ve Türk kesimleri arasındaki bölünmeyle ilgili konularda Güney Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı'na tavsiyelerde bulunmakla görevli Ulusal Konseyde görev aldı. 2013'ten beri Güney Kıbrıs Rum Kesimi Cumhurbaşkanı, 2018 seçimlerinde yeniden ikinci sefer başkan seçildi. Aktif siyasete, ilk olarak 1981'de Temsilciler Meclisi'ne seçilmesi ile başladı ve 1997'den 2013'e kadar partisinin genel başkanlığını yaptı. "Atina Ulusal ve Kapodistrian Üniversitesi"nden hukuk mezunu ve "University College London"da denizcilik hukuku alanında yüksek lisans eğitimini tamamladı. Üniversite eğitimi sırasında, Georgios Papandreu'nun oluşturduğu , Atina merkezli Merkez Koalisyonunun bir üyesiydi. 1972 yılında Kıbrıs'ın Limasol şehrinde hukuk firması olarak uluslararası alanlarda hizmet veren "Nicos Chr. Anastasiades"i hukuk firmasını kurmuştur. Firma birçok uluslararası kuruluşa üye. Çocukları da kendisi gibi yurt dışından hukuk eğitimi alarak, firmanın avukatlarından ve ortaklarından... Firma, otuz yıldır özellikle denizcilik, medeni hukuk, bankacılık ve ticaret hukuku gibi ihtisaslaşmış uygulama alanlarında başarılı uluslararası hukuk hizmetleri veriyor. 2001 yılında "Lemis-Philippou ve Associates" hukuk firması ile birleşerek, "Nicos Chr. Anastasiades & Partners", 21. yüzyılın ihtiyaçlarını karşılamak için yeni bir dinamik yaklaşım oluşturmuştur... Danışmanlıkları, yönlendirmeleri ve uzmanlıkları, firmanın gücü ve istikrarı ile birleştiğinde, müşterilerine etkili, optimum kalitede, hukuki hizmetler sunmaya odaklanan profesyonel mükemmellik iş kültürünün yaratılmasına olanak sağlamıştır... Büyük, önde gelen bir hukuk bürosunun sahibi ve kurucusu olarak, başarısı ve vizyonu kendisinin başarılı, istikrarlı bir kişi olduğunu, çocuklarını da çok iyi yetiştirdiğini, sorumluluk sahibi ve disiplinli olduğunu gösteriyor...

Anastasiades, Banka kurtarma konusunda yaptıkları ile özgüvenin ve yaratıcılığının ne kadar gelişmiş olduğunu göstererek, uluslararası borç verenlerden 10 milyar euroluk bir kurtarma paketi elde etmek için bankaların 2013 yılında 100.000 euronun üzerindeki banka hesaplarının yüzde 47.5'ine el koymasına izin vererek ve kampanya vaatlerini bozmak zorunda kalarak büyük cesaret gösteren bir davranış göstermiştir. Cesaret yönünden gelişmiş bir kişi... Kendi kararlarını verebilecek güçte... Daha sonra, Kıbrıs'ın daha önce hiç uygulanmayan aşırı önlemlerle bir kobay olarak muamele gördüğünü, ancak karşı önerilerine rağmen bunların hepsi "Eurogroup" toplantısında açıkça reddedildiği yorumlanıyor. Ancak, "Eurogroup" üyelerinin kurtarma planının aslında Anastasiades'in önerisi olduğunu, bu konudaki becerisi ve yeteneği ile belirtilen referanslarına atıfta bulunarak, bu tür iddialar basında yanıltıcı olduğu için ağır şekilde eleştirilmiştir. Bu da ne kadar kararlı ve ikna edici özelliklere sahip olduğunu gösteriyor... Zaman zaman ego sorunu, yetersizlik, takıntılı ve zorlayıcı kişilik davranış özellikleri yanında, çevresindeki en yakın kişilerin etkisi altında kaldığını da gösteriyor. Fakat, Tavsiye almayı sevmiyor... Bireysel olmayı seviyor... Kişisel başarı, önemsenme, sözünün dinlenmesine ve kariyere, önem veriyor... Ağır eleştirilere rağmen, hükûmetin sermaye kontrollerini etkili bir şekilde yönetmesi, ülkenin bankacılık sistemini canlandırarak, 2016'da Güney Kıbrıs, kurtarma paketi ile başarıya ulaştırmıştır. Bu da hedeflerine ulaşmada karakterinin ne kadar güçlü ve ısrarlı olduğunu, kolay pes etmediğini, bankacılık ile ilgili kurtarma çalışmalarında yaptıkları ile mükemmeliyetçi ve detaycı kişilik özellikleri gözlenmektedir... Burada analitik kişilik özelliklerinden de bahsedebiliriz...

Dikkat çekici bir başka uygulaması, 2013 seçim kampanyası sırasında, görev süresinin ilk yüz gününde Kıbrıs'ta zorunlu askerliği 14 aya düşürme taahhüdünü açıkladı. Anastasiades yönetiminin ilk aylarında, 18 yaşındakileri zorunlu askerlik hizmetlerine teşvik etmek ve Kıbrıs devletinin mali yükünü azaltmak için zorunlu askerlik süresinin 14 aya düşürülmesi için önemli planlar yapıldı. Ağustos 2013'ün başlarında, Savunma Bakanı Fotis Fotiou, Anastasiades'in seçim manifestosunda yer alan askerlik hizmetinin azaltıldığını duyurdu. Askerlik konusunda yaptıkları ile, halkın kendisine gösterdiği destek ve güven yüksek düzeyde artmıştır...

Çok iyi bir avukat ve uluslararası hukuku da çok iyi bilen bir kişi olarak değerlendirilen Anastasiades, uygulamalardaki açık noktaları kolay bulan, uyanık, gözü açık, psikolojiden - insan davranışlarından anlayan ve ikna edici becerilere sahip özellikleri ön plana çıkıyor. Bu özelliklerinden dolayı, kolaylıkla ve rahatlıkla dünyayı ikna edebilecek baskı gücüne ve "yazı" gücüne sahiptir. Yazı yazma gücü diyorum çünkü tüm dünyaya gönderdiği mektuplarda, etkili özel yazı dilini kullanarak kişileri ikna etme yeteneğine sahip olduğu biliniyor...

Anastasiades, dünyayı ve kendi toplumunu istediği yöne doğru yönlendirme gücüne ve yeteneğine sahiptir!.. Kıbrıs konusunda, partisinin çoğunluğunun (% 61) reddetmesine rağmen "Annan Kıbrıs Planını" destekledi. Hatta parti içi muhalefetinden bazıları Anastasiades'in istifa etmesi çağrısında bulunmasına rağmen o pes etmedi. Bunlar onun kolay pes etmediğini, kararlı ve ısrarcı olduğunu gösteren çok önemli davranış şekilleridir... Anastasiades'in, hükûmetin referandumunun "Evet" kampanyası sırasında ifade özgürlüğünü ve insan haklarını ayaklar altına aldığını iddia ettiği, Avrupa Parlamentosu'na yazdığı mektup üzerine, birçok parti kadrosunun tepkisini çekmiştir... Ve yaşanılan olumsuzluklara aldırış etmemiştir... Bu da onun ne kadar rahat ve geniş yürekliliğe sahip olduğunu gösteriyor. Sayın Anastasiades, dünyaya yazdığı mektupları ile, yazıları ile ilgi uyandırmış, kullandığı taktiksel barış müzakereleri stratejileri ile, Barack Obama da dahil olmak üzere uluslararası medyanın ve dünya liderlerinin ilgisini çekmiştir... Kafasında oluşturduğu "Kıbrıs Modeli"ni sadece kendisi biliyor ve bunun oluşması için gerekli tüm adımları siz farketmeden uluslararası adımlarla atmaktadır... Bunun için de gerekli zamanı kendisine kazandırma yeteneğine sahiptir!.. Uluslararası siyasi sahnesine aktif olarak katılarak, pratik olarak kendisini ve ülkesini çok iyi pazarlıyor ve lobiciliği de avukatlık geçmişinden dolayı çok iyi yapıyor. Kafasındakiler ile ilgili detaylı bilgileri daha sonraki yazılarımda bahsedeceğim...

1991 yılından itibaren, Dışişleri Komisyonu Başkanı, Parlamentolar Arası Dışişleri Komisyonu Başkanı ve Kıbrıs Parlamentolar Arası Birlik (IPU) Delegasyonu Başkanı olarak, Kıbrıs Rum Kesimi Parlamentosu'nu temsil ediyor ve bir dizi uluslararası misyonda, özel konferanslarda ve ziyaretlerde yer alıyor... Demokratik Miting Başkanlığına seçilmesinden bu yana, tüm Avrupa Halk Partisi (EPP) zirvelerine ve konferanslarına katılıyor. Avrupa Demokrat Birliği'nde (EDU) Demokratik Miting'i temsil ediyor ve Uluslararası Demokrat Birliği'nin (IDU) de tüm konferanslarında aktif olarak yer alıyor. Zirve ve konferanslardaki düzenli varlığı ve müdahaleleri, Demokratik Miting'in bu gruplardaki pozisyonunu güçlendirirken, geliştirdiği kişilerarası ilişkiler aracılığıyla, bu grupların siyasi pozisyonlarının, Kıbrıs Rum tarafının pozisyonlarıyla tam olarak özdeşleşmesine katkıda bulunuyor... Anlayacağınız tüm dünyayı arkasına almayı başardı... Yaptıkları ortada... “Uluslararası hukuk” gücünü çok iyi kullanıyor!

Pratikte çok iyi bir avukat olduğunu gösteren, uluslararası hizmet tecrübeleri ile çok iyi bir eğitime, çok iyi bir birikime sahip olan Güney Kıbrıs Rum lideri sayın Nicos Anastasiades, çok güçlü bir kişiliğe sahip. Ekibi de bir o kadar güçlü!.. Yurt dışından eğitimler almış, uluslararası tecrübelere sahip, çok yönlü, çok farklı alanlarda uzmanlaşmış, çok farklı profesyoneller ile çalışıyor... Anlayacağınız sayın Anastasiades bilindik yöntemlerle ikna edilecek bir kişi değildir! Yeni seçilecek KKTC Cumhurbaşkanın, bu doğrultuda şimdiden hazırlıklara başlaması, uluslararası vizyon açısından gücünü, kişiliği ve ekibiyle ortaya koyması gerekmektedir... Bunlar, KKTC’nin dünyaya yansıyacak görüntüsü olacaktır. Masadaki gücünüz ise rakibinizin kafasının içine ne oranda girebileceğinize bağlı olacaktır! Bu ne tecrübeniz, ne bildikleriniz, ne de deneyiminiz ile ilgilidir, bu rakibinizin büründüğü ve kullandığı psikolojik silahlarını bilmenizle, onu bu konuda ne kadar iyi analiz ettiğiniz ile ilgilidir... Dünyadaki tüm müzakerelerin ve müzakereciliğin, şekli ile formatı değişmiştir! Bildiğiniz o eski yöntem ve teknikler uygulanmıyor artık!

Unutmayın! Masayı terketmeniz için, zihninizin kavrayamayacağı kadar aşırı yükleme, farklı ve alışık olmadığınız yeni şeylerle ve yöntemlerle karşılaşacaksınız... Masayı terkeden, dünya diplomasi önünde kaybeden taraf olacaktır... Haklıyken haksız duruma düşmemek için, odaklanma ve konsantrasyonunuzu her zaman muhafaza etmek zorundasınız... Bunu kaybetmeniz için de birtakım yöntemler ve teknikler denenecektir... Bu işin uzmanı olarak bilmenizi isterim ki, bunları bilindik yöntemlerle aşamaz ve başaramazsınız... Yeni cumhurbaşkanlığı döneminde her şeye; düşüncesel, fiziksel ve içsel olarak, ekibinizle birlikte hazır hale gelmek zorundasınız. Çünkü, “ben bu oyunu oynamam” diyemeyeceğiniz önemli bir sürece girmek üzeresiniz! Üzerinizde inanamayacağınız ve anlayamayacağınız kadar farklı baskılar olacak! Yeni dünya, bu doğrultuda yapılanmaya başladı...

Sizin liderlik gücünüz, Kıbrıs Türk halkının da gücü olacaktır... Ya tarihin sayfalarında var olacaksınız, ya da tarihin sayfalarından yok olup gideceksiniz! Tarihin sayfaları bilmediğimiz güçler tarafından yeniden yazılmaya başlandı! Bilindik yöntemlerle, Kıbrıs konusunda ilerleme ve gelişme sağlayamaz, dünyayı ikna edemezsiniz!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.