BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Nasıl bir hükûmet?

Yayın Tarihi: 06/11/20 07:00
okuma süresi: 9 dak.
A- A A+

KKTC'de 5. Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından, ülkenin durumu ortada! Yeni başbakanı ve kurulacak yeni hükûmeti, çok ciddi sorunlar bekliyor... Son zamanlarda pandeminin yarattığı enkaz, zamlar ve dövizde de görülen aşırı yükseliş ile ortaya çıkan "güven kaybı" ve ileriki günlerde ve aylarda artarak devam etmesi beklenen piyasa dalgalanmaları, pahalılık ve enflasyon karşısında halk oldukça endişeli, kaygılı ve karamsar...

Tüm bu olumsuz ruh halleri ve farklı dış etkenler, bireylerde "stres", "sabırsızlık", "panikatak", “uykusuzluk” ve "dikkat eksiklikleri" ortaya çıkararak, toplumda çok önemli "zincirleme reaksiyonlar" yaratıyor, bu da ani ölümlerin, trafik kazalarının, darp olaylarının, sinir - öfke patlamalarının, evde ve dışarıda birbirlerine tahammül edemeyenlerin, alkol - uyuşturucu kullanımının artışları olarak kendini her yerde göstermeye başlıyor... Ne istediğini bilen mutlu bireyler olmaktan çıkarak, rastgele yaşayan mutsuz bireyler olma yoluna gidiliyor!

KKTC'de ölümlü kazalar son günlerde yükselişe geçti! Toplum alarm veriyor!

Aşırı sürat, sabırsızlık, aşırı yorgunluk, uykusuzluk ve dikkatsizlik ölümlü kazaları artırmaktadır! Dikkatsizliğin ana nedeni direksiyon başında telefonla konuşmak, aşırı süratin ana nedeni alkol, uyuşturucu madde etkisinde araç kullanımıdır! Bir de bunlara "olumsuz ruh hali" eklenirse, ortaya çıkacak sonuç adeta "can pazarı" olacaktır!

Lütfen, alkol - uyuşturucu madde etkisiyle ve/veya olumsuz ruh hali içerisinde iseniz kesinlikle araç kullanmayınız!

"Şimdi KKTC'de nasıl bir hükûmet?" Sorusuna cevap arayalım...

Öncelikle ülkemizde, seçim dönemlerinde yapılan bazı algı çalışmalarından biraz bahsetmek istiyorum... Özellikle belli odaklar için çalışan anket şirketlerinden... Sistem şöyle çalışıyor; siz seçimlere katılan aday tarafsanız, anketi yapan firma size geliyor... Sizden bir ücret talep ediyor ve size yüzde 100 oy verebilecek üye - taraftar listesini, sizden alarak, istediğiniz yüzdeliğe göre ayarlamalar yaparak, biraz da liste dışından kişiler ekleyerek, hepsi ile gerçek anlamda görüşmeler gerçekleştirerek, yazılı olarak her şey ispatlı anket sonuçları ortaya çıkarılıyor... Yani anlayacağınız her şeyin ispatı vardır ama belli listeler üzerinden "siparişli" anketler gerçekleştiriyorlar ve bu konularda çok büyük paralar ortada dönüyor... Önceden belirlenen ve istenilen anket sonucu oranlarına, bu şekilde rahatlıkla ulaşılıyor... Halkın bu konularda her zaman gözü açık ve dikkatli olması gerekiyor!

Şu anda mevcut olan durumda, ülke şartlarından dolayı, "erken seçim" en son çare olarak düşünülmesi gereken bir dönemdeyiz! Özel sektör ve ekonomi kesinlikle erken seçimi kaldıracak güçte değildir! Şu anda erken seçim kararı almak demek, siyasetçilerin yüzde 100 seçime odaklı olmaları demektir ve ortaya konacak icraatların yüzde 80 - 90'a yakını, 3 ile 6 ay arası seçime odaklı olacağından, bu süre içerisinde ülkede yaprak kımıldamayacaktır... Bu durum, ülke için çok daha sıkıntılı bir durumu ortaya çıkaracaktır!

Hükûmet alternatifleri çok iyi değerlendirilmeli!

Hükûmet alternatiflerine bakılacak olursa; birinci alternatif olarak; UBP ile bir önceki koalisyon ortağı olan HP'nin durumu çözmesi zor gibi görülüyor... UBP ile HP'nin tekrar Hükûmet kurması, HP'nin intiharı olur! Aritmetik olarak ikinci alternatif; UBP ile CTP denenecek bundan da sonuç çıkmaması halinde üçüncü alternatif olarak; millî mutabakatlı tüm parlamentoyu içine alabilecek bir kriz hükûmeti denecektir... Bu da olmazsa, dördüncü alternatif olarak; dışarıdan kurulacak, teknokrat hükûmet kurma yoluna gidilebilir... Tüm bu alternatifler çok iyi bir şekilde değerlendirilip, bunların hiçbirinden de sonuç alınmazsa, en son alternatif olarak erken seçime gidilebilir...

Bu ülkenin elindeki insan kaynaklarını doğru kullanarak, ileriye gitmek mümkündür!

Doğru politikalar, doğru ekonomik sistem, gerekli ve ihtiyaca göre insan kaynağının kullanılması ve doğru çalışma yöntemleri ile ülke olarak açılım sağlanabilir! Daha iyi yerlere gidilebilir... Daha vizyoner, radikal kararlar alınarak, açılımlar sağlanabilir...

Bu ülkede siyasette yeni bir yapılanmaya gidilecekse, bu ülkenin ihtiyacı olan tek şey; parlamentonun "seçilememe korkusu" olmayan vekillerden oluşmasıdır! KKTC'nin siyasi yapısında yapılan en büyük hatalar bu noktadan ortaya çıkıp, yayılmaktadır! Bu şu demek; eğer sizin seçilememe, boşlukta kalma korkunuz var ise, yapmış olduğunuz siyaset, mesleğiniz haline gelmiş ise, siyasetin dışında başka bir mesleğiniz yok ise, burada tehlike var demektir! Ve siyaseti bıraktığınız anda ortada kalacağınızı düşünerek, kesinlikle kendinizi siyasetten alamaz, kendinizi kontrol edemez ve en tehlikeli kişi haline gelirsiniz ve kazanmak için de inanılmaz şeyleri yapma noktasına gidebilirsiniz! Siyaset psikolojisinin bir başka tehlikeli yüzü tam da burasıdır! İşte bu korku ve kendinizi kazanmak zorunda hissetmeniz, size popülist yaklaşımlarda bulunmanıza itecek, hatta sizi yanlış yollara da sevkedecektir! Çünkü kaybettiğinizde başka işiniz yok! "Benim için önemli olan milletvekilliğidir, ben kesinlikle, en ufak bir zarar görmek istemem, sonra seçimi kaybederim..." diye düşünen bir siyasetçi ve bu düşüncede olan bir ekiple gidilebilecek yol ortadır ve bunun ötesi asla olamaz!

Bundan dolayıdır ki, siyaseti ileriye taşıyacak kişiler, bu korkuların gölgesinde yaşamayan kişiler ile mümkün olacak ve bu ülke hak ettiği yere ulaşacaktır... Bu korkulardan arınmış, teknokrat hükûmetler bir alternatif model olarak her zaman başarı gösterme oranları bu durumlardan dolayı daha yüksek olmaktadır... Bürokrat hükûmetler genellikle siyasette korku psikolojisi ile hareket eden siyasetçilerden oluştuğu için, ileriye gitme şansı her zaman kısıtlıdır, özellikle de ülkemizde! Teknokrat, literatürde; "teknokrasi" olarak da geçen hükûmet modelinin en büyük iki özelliği; siyasi kurumların yönetimi, teknokratlardan oluşan "uzmanlar kurulu" ile yürütülmesi ile siyasi ve ekonomik süreçlerin bilime ve rasyonalizme dayandırılmasıdır... Siyasi kararlar alırken, bu kararların altı bilimle doldurulması, ilerlemek ve gelişmek için olmazsa olmazdır! KKTC'de en azından bu dönemde, böyle bir hükûmet modeli ile işler daha iyiye gidebilir! Bunu bir düşünelim ve değerlendirelim!

Şimdi radikal kararların alınması, cesurca bazı açılımların yapılması gereken bir süreçteyiz ve bu ülkenin, "seçilememe" korku psikolojilerinin olmadığı, enerjik, dinamik, çalışmaktan yılmayan, motivasyonu yüksek, çözüm odaklı, dürüst, uyum içinde çalışan, sıkıntısı olmayan, çalışmaya odaklanabilen bir ekibin işbaşında olmasına ihtiyacı vardır!

Ünlü düşünürün söylediği gibi; "politika, politikacılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir!"

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.