BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

İşsizlikte tehlike çanları çalıyor!

Yayın Tarihi: 08/01/21 07:00
okuma süresi: 11 dak.
A- A A+

2020 Hane Halkı İş gücü Anketi, KKTC İstatistik Kurumu tarafından geçtiğimiz günlerde açıklandı.  Anketten çıkan en önemli sonuçlardan biri; gençler arasında işsizlik oranın %19,4'ten %29,3'e önemli ölçüde artması. Yani anlayacağınız, KKTC'de her 10 gençten 3'ü işsiz! Bu, buz dağının görünen kısmıdır ve oranın daha yüksek olma olasılığı oldukça yüksektir! İşsizlik konusu ülkemizde üzerinde durulması gereken hayati derecede önemli konulardan sadece biridir!

İşsizlik, yeni yıl ile birlikte ortaya çıkmaya başlayan zamlar, pahalılık, asgari ücretle çalışmaya mecbur edilen kişi sayısındaki artış, boşanmalar, intiharlar, düşüncesel, duygusal ve fiziksel sorunlar çığ gibi büyüyüp artmaktadır! Maddi değerlerin kutsandığı bir dönemdeyiz! Ahlaki ve kültürel değerler gitgide zayıflıyor. Sevgi, saygı, hoşgörü, birlik ve benzeri insani değerler yok olmaya başlıyor! Hırsızlık ve yoksulluk çığ gibi artıyor! Cinayetler ve tecavüzler artıyor! Büyüyen sorunları, kartopu gibi kardan adamlara dönüşüyor... Bu toplumsal sorunlara mutlaka çözümler aranmalı ve çözümler bulunmalıdır! Aksi takdirde, kartopu gibi sosyal bir patlamada, kardan adam misali uçurumdan aşağıya yuvarlanmalar artacaktır...

Pandemi salgını nedeniyle rafların arkasına itilen işsizlik ve ekonomik sorunlar ciddi bir kartopunu andırıyor ve gün geçtikçe büyümeye devam ediyor... 2021 yılının başlarında devletin yapmış olduğu yeni zamlar, bir taraftan da esnafın kayıtlı bulunduğu birlik ve odalarda ortaya çıkan yeni yıllık aidat zamları, pek iç açıcı değil! Esnafın canını daha fazla yakacak gibi gözüküyor!

KKTC'nin güzide, Kıbrıs Ticaret Odası'nın sayın başkanı ve değerli yöneticileri, siz bu ülkede yaşamıyor musunuz? KKTC esnafının hali ortada, tarafıma iletilen okuyucu mesajlarında yapmış olduğunuz yeni zamların amacının, esnafın sayısını azaltmaya, işsizliği artırmaya yönelik olduğunu vurgulayanların sayısı artmaktadır! İnsanların yakında iş bulacakları iş yeri bulmakta zorlanacağı ortada, bunun farkında değil misiniz? Küçük ve orta ölçekli iş yerlerinin tek tek kapanma noktasında olduğu bir dönemde sizler, üyelerinize destek olacağınıza, onlardan daha fazla para toplama yönüne gidiyorsunuz! Bu ne vicdana, ne insanlığa, ne de ülkeyi ekonomik olarak ayağa kaldırmaya destek olmaya yöneliktir!. 2021 yılı için Kıbrıs Türk Ticaret Odası olarak, Yeni İş Yeri Üye Kayıt Ücretlerini 1,100 TL'den 1,200 TL'ye, Gerçek Kişi İş Yeri Üyelik Yenilenmesi de 1,400 TL'den 1,500 TL'ye ve Tüzel Kişi İş Yeri Üyelik Yenilemesi de ki çoğu iş yeri bu kategoridedir yaklaşık % 12 artışla 1,700 TL'den 1,900 TL'ye çıkarmışsınız! Ciddi ekonomik krizin yaşandığı bu dönemde, devletin zam uygulamaları bir kenara, birlik ve odaların kendi üyelerine destek olması ve yanında bulunması gerekirken, artış yapması düşündürücü, bir o kadar da zor durumda olan ticari kuruluşlar için destekleyici bir birlik yaklaşımı değildir! Kıbrıs Türk Ticaret Odası en azından üyelerinin içinde bulunduğu bu zor pandemi sürecinden dolayı, sadece bu yıl için, eski 2020 yılı kayıt ve üyelik yenileme ücretlerini uygulayabilirdi! Zam yapmayabilirdi!. O zaman üyesinin yanında olduğunu daha fazla hissettirebilirdi! Gösterebilirdi! Anlaşılan bu birliğin başkan ve yöneticileri KKTC'de yaşamıyor! Farklı bir maddi dünyada yaşıyor! Hükûmetin yaptığı zamları eleştirmeden önce, kendinizin yaptığı zamlar konusunda düzenlemelere ve üyelerinizin yanında durduğunuzu göstermeniz gerekiyordu! Yeni zam kararınızı hemen şimdi tekrar gözden geçirmelisiniz! Yakında hiç üye iş yeri bulamayacaksınız! Üyelerinize yaklaşımınız, ekonomik krize kalıcı çözüm üretmekten sizleri oldukça uzaklaştırmakta olduğunun farkındalığına, hemen şimdi varmalısınız!

İşte sevgili dostlar, KKTC'de tek tek iş yerleri kapanırken, işsizlik ordusu artarken, bu örnek ile en basitiyle, ateşe ateşle karşılık vermenin düşüncesel yansımalarını görüyoruz ülkemizin her köşesinde... Dünyada birçok alanda birlikler, sektörleri ayağa kaldırıp, yaşanılacak işsizlik oranlarını en aza çekmeye uğraş verirken, ülkemizdeki yönetimsel alışkanlıklar, tehlike alarm sinyallerini göremeyecek kadar kafalarını kuma gömmeye devam ediyor...

Ve en tehlikeli olanı gençlerdeki işsizlik sorunun çığ gibi büyüyor olmasıdır! Bunu bu derece görmekten bu kadar âciz mi bu yöneticiler? Neden gerekli önlemler alınmıyor ve adımlar şimdi atılmıyor? Ülkeyi yönetenler, bu ülkede yaşamıyor mu? Bu ülkede yaşanılanlar ortada... Hemen şimdi destekleyici adımların atılması gereken önemli ve hassas bir dönemde olunduğunun ne zaman farkına varılacak! Ekonomi dibe vuruyor, esnaf perişan, işsizlik yükselişte! Pahalılık artıyor! Geçim zorlaşıyor! Genç işsizler ordusu geleceğin en büyük sorunu olarak artarak devam ediyor!

Şimdi ekonomiye ve reformlara odaklanmanın zamanı... Bundan sonra, sektörlerin ve devletin en önemli önceliği, ortak ekonomik reformlar olmalıdır. Dünyada yaşanılan "fırsatlar" çok iyi takip edilmeli, ortak toplumsal bir zihniyetle hareket planları hazırlanarak, gelişim sağlanmalıdır!

Şu an bu fırsatların en dinamiği karşımızda durmaktadır! Bu fırsat çok iyi değerlendirilip, ilerisi için şimdiden çalışmalar başlatılarak, tek ülkesel bir dil kullanılarak, güç oluşturarak adımlar atılmaya başlanmalıdır...

Türkiye, yeni yıl öncesinde İngiltere ile yapılan serbest ticaret anlaşması ile önemli bir pazar payına sahip olma gücüne ve başarısına sahip oldu. STA olarak adlandırılan anlaşmanın imzalanması, iki ülkenin ticaret garantisinin onayı niteliğindedir. "Brexit" ile birlikte İngiltere'nin birlikten çekilmesinin ardından, hem İngiltere hem de Avrupa Birliği'nde sancılı bir süreç yaşanmaya başlanmış ve Türkiye, şu an her iki taraf arasında değerini artıran bir noktaya gelmiştir... KKTC olarak bu süreci yakından takip edip, fırsatlarını iyi görüp, ülkemize çekmenin yollarını aramalıyız! İngiltere 63 ülke ile, serbest ticaret bölge anlaşması imzalamıştır. İngiltere'nin Türkiye ile imzaladığı STA, Japonya, Kanada, İsviçre ve Norveç'in ardından beşinci en büyük işlem yeterlilik anlaşması niteliğindedir. Anlaşma, ikili ticareti gümrük vergileri  düzenlenerek, sorunsuz ve etkili hale getirerek, otomobil, tarım ürünleri başta olmak üzere belirli kilit sektörlerin tedarik zincirini destekleme yönündedir... İki ülkenin imzaladığı anlaşma, siyasi ve ekonomik ilişkileri güçlendirmek ve derinleştirmek için çok önemli bir fırsat olarak değerlendirmektedir... Birleşik Krallık, Türkiye Ticaret Bakanlığı'nın verilerine göre, Türkiye'nin en büyük ikinci ihracat yapılan ülkesi durumundadır. En çok ithal edilen ülke olarak da dokuzuncu sıradadır... Bu yapılan anlaşma ile, İngiltere, Türkiye'nin altıncı en büyük ticaret ortağı oldu. KKTC olarak bu fırsatı çok iyi değerlendirmemiz ve çok yakından takip etmemiz gereken bir dönemdeyiz!

Küresel ekonomide korumacılık ve ekonomik milliyetçilik yükselirken, diğer yandan serbest ticaret anlaşmalarıyla çok taraflı bölgeselleşme girişimleri yapılmaktadır. Bir sonraki adımda farklı bölgelerdeki ticari ilişkileri daha kapsamlı hale getirme konusu hedeflenecektir...

İşte karşımızda tarihî bir fırsat var ve Türkiye ile yapılacak iş birliği hareket planlarıyla, İngiltere'nin KKTC'ye de yönlendirilmesi gerçekleştirilebilir... Tarım sektörü, İnşaat sektörü, turizm sektöründe önemli açılımlar sağlanabilir... Bazı kapıların açılması için zorlanması, sabırlı ve ısrarcı olunması, toplumsal bir güç kullanılması önemli olacaktır!

Sistemsel olarak ülkenin mevcut yapısına, durumuna ve kaynaklarına göre, KKTC'de çığ gibi büyümekte olan işsizlik sorunu ancak iç kaynaklardan ziyade, dış kaynaklı hareketleri ülkeye çekmekle ilgili olacağı, bu nedenle de, dünya çok yakından dikkatli bir şekilde takip edilerek, Türkiye'nin gücünden de yararlanarak KKTC'ye yönelik açılımlar, toplumsal birliktelik ve ortak akılla gerçekleştirilmelidir. Tüm enerjimizi ve odaklanmamızı bu doğrultuda kullanmalıyız...

Unutmayınız! Fırsatlar zorlukların tam ortasındadır!

“Girişimci zihnine” sahip olanlar, engel ile fırsat arasında çok az fark olduğunu anlayan ve her ikisini de kendi lehine çevirebilen kişilerdir... KKTC'nin açılım sağlayabilmesi için işte bu “girişimci zihnine” sahip siyasetçilere daha fazla ihtiyaç duyulan, yeni bir dünya düzenine girmiş bulunuyoruz... Yeni çağ, yeni nesil siyasetçisinin en büyük özelliğinin, ülkesel fırsatları görebilmesi için “girişimci zihnine” sahip olmasının gerektiğidir!. Ülkesel politika vizyonu bu bilinçle yapılandırılmalıdır! Farkedilmeyen şey şudur ki, şu anki siyasetçilerin tümünde "odaklanma ve dikkat eksikliği" alışkanlığı vardır! Yaratıcı siyaset, yaratıcı zihin ile ortaya çıkar ve toplumu, ülkeyi ileriye taşır! Bu olmazsa dönüp dolaşılacak yer, yine o zihinlerdeki aynı yer olacaktır... Hatta daha kötüsü!

Geleneksel siyasi zihinden, girişimci ve yaratıcı siyasi zihnine dönüşüm yapılması gereken çok ciddi bir yol ayırımında olunduğumuzun farkındalığına varılmalı, fırsatlar da ancak yeni nesil siyasi zihniyet ile görülebileceği ve yapılandırılabileceği unutulmamalıdır!

Fırsatlar her yerde. Anahtar nedir biliyor musunuz? Onları görmek için yeni vizyonlar geliştiriyor olunmasıdır!

Fırsat kapıyı çalmazsa, bir kapı yapmak zorunda olduğunuzu bilmelisiniz!

Zaferin, problemlerde fırsatlar bulmaktan geldiğini anlamalısınız!

Çoğu insan zamanı yanlış algıladıkları için büyük fırsatları kaçırır. Beklemeyin! Zaman asla doğru olmayacaktır!

Fırsatları değerlendirin. Satranç taşı olmayı bırakın; oyuncu olmaya başlayın! Zaman bunu gerektiriyor! Hızlı düşünen ve hızlı hareket eden kazanır! Bunu asla unutmayınız!

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.