BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

KKTC'de Adalet Bakanlığına doğru...

Yayın Tarihi: 23/04/21 07:00
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+

Yargı bağımsızlığı neden önemlidir?

Yargı bağımsızlığı kavramı, yargının diğer hükûmet dallarından tamamen bağımsız olması gerektiğidir. Yani, mahkemeler, hükûmetin diğer organlarının, özel ve/veya partizan çıkarlarının uygunsuz etkisine maruz bırakılmamasıdır...

Yargı bağımsızlığı , mahkemelerin hukuku uygulaması ve önlerinde bulunan tarafların güç ve tercihlerine bakmaksızın, anlaşmazlıkları çözmesi anlamına gelmektedir...

Mahkemelerimizin bağımsızlık kavramı, yargı ile ilgili olduğunda temelde iki ilke üzerinde durulmalıdır. Bunlardan ilki tarafsızlık ve ikincisi de her türlü müdahalelerden yani siyasi ve/veya mali baskılardan özgür olabilmek ve özgür kalabilmek...

Yargı, politik olarak aktif olmamalı, siyasetçi ve hakimler tarafından etkilenmemeli, her türlü siyasi müdahaleye karşı her aşamada korunmalıdır...

Yargı bağımsızlığı, hâkimlerin gerçekleştirdikleri sosyal işlevler nedeniyle kurumların ve anayasanın baskı ve müdahalelerinden tamamen korunması anlamına gelmektedir...

Peki bunlar olmazsa ne olur?

Kısaca Kıbrıs Türk halkının tüm toplumsal değerleri yok olur gider... Adaletsizliğin ve toplumsal sorunların ardı arkası kesilmez... İç huzursuzluklar başlar... Güven ve kimlik sorunları yaşanır... Toplumsal kaygı ve endişeler en üst noktaya çıkar...

Unutmayınız! Bağımsız yargı yoksa hukuk da yoktur!

Yargı bağımsızlığı, hukukun üstünlüğünün değişmeyen bir ilkesidir...

Yargı bağımsızlığı, insanlığın geleceği için sadece ülkemizde değil, dünyada da çok önemlidir...

Yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı fikri için oldukça hayatidir!

Bağımsız, tarafsız bir yargı, çağımızın sistemi olarak "hukukun üstünlüğü" olgusunun en vazgeçilmez şartıdır, demokratik hukuk devletinin olmazsa olmazıdır!

Yargı her ne durumda olursa olsun, tarafsız ve bağımsız olmak zorundadır...

Yargıçlar, herhangi birinin müdahalesi, kontrolü veya uygunsuz etkisi konusunda endişelenmeden, hukuka ve kanıtlara dayalı olarak dürüst ve adil kararlar alma özgürlüğüne her yönden sahip olmalıdırlar...

Bir ülkenin bağımsız yargı sistemi tartışma noktasına gelmeye başlarsa, haklar sadece "boş vaatlerden" öteye geçmeyecektir! Bu konu hayati derecede önemlidir ve toplumsal çatışmaya, kutuplaşmaya neden olabilmektedir!

Avrupa Komisyonu, tüm AB üye devletlerinde yürütülen yargı reformlarını takip etmek için, adalet sistemlerinin verimliliği, kalitesi ve bağımsızlığına yönelik karşılaştırmalı genel bakış açısı sağlayan yıllık "AB Yargı Puan Tablosu" (EU Justice Scoreboard) yayınlayarak, bu konuda kamuoyuna çok önemli bilgiler veriliyor. Bu yılkı puan tablosunda çok sayıda üye devletin yargı sistemlerinin verimliliğindeki gelişmelerin olumlu yönde olduğu ile ilgili gözlemler paylaşılmaktadır... En son yayınlanan raporda, dikkat çekici bir nokta da, bazı üye devletlerin vatandaşlarının yargı bağımsızlığı konusundaki farkındalıklarında düşüşlerin yaşandığı yönünde önemli açıklamalar yapılarak, "yargı bağımsızlığı" toplumsal farkındalık konusunun önemi hatırlatılarak, bu konunun altı sürekli çizilmektedir...

KKTC vatandaşlarının anayasa ile güvence altına alınan tüm hakları, bağımsız ve erdemli bir yargı tarafından güvence altına alınmadıkça, hiçbir değere sahip değildir ve yalnızca koskoca bir hiçtir! Bunu asla unutmayınız...

Demokrasimizin temeli hukukun üstünlüğüdür ve bu da bağımsız bir yargıya, esen siyasi rüzgârlardan bağımsız kararlar verebilecek yargıçlara sahip olmamız gerektiği anlamına gelir...

Aslında şu an yapılan, hedef kitlenin ne düşündüğünün nabzı tutularak, neyi kabul edebileceğiniz belirlenmeye çalışılıyor...

KKTC'de son günlerde ortaya çıkan bazı konularla ilgili sert açıklamaların temel amacı, ülkede "Adalet Bakanlığı" kurulması yönünde bir nabız yoklaması yapıldığı yönünde güçlü sinyaller vardır... Yargının yürütmenin kontrolüne alınması yönünde atılacak adımlar, mahkemeyi, iktidar ve siyasi yapı için ideolojik bir silah haline getirecektir! Yargı ve yürütme sürekli olarak çatışma içerisine girerse, o zaman hiçbir hükûmet iş yapamaz duruma gireceğinden, bu da beraberinde KKTC'yi, demokratik ve idari geleneklerden uzaklaştırarak, hükûmet sistemi, hukuk sistemi, üst akılın tasarlayacağı bir başkanlık sistemine dönüşecektir! Yeni sistem, merkezi yönetim yapılanmasıyla, tek bir noktadan kontrol etme gücünü elinde tutmaya yönelik olacaktır... "E-Devlet" sisteminin başlıca amaçlarından biri de zaten budur! “Elektronik Devlet ve KKTC...” Peki yeni sistemli elektronik devleti ve KKTC'yi kim, ana merkezden yönetecek? Bu sorunu cevabını da sizler veriniz...

Yapılan tüm hesaplar, hazırlıklar, atılan adımlar ve açıklamalar aslında sizin şu an odaklandığınız buzdağının sadece üstünde gördüklerinizdir... Buz dağının altında ilerlemeye son sürat devam ediliyor... Onları isteseniz de göremezsiniz! Sadece bunlara karşı hazırlıklı ve güçlü olmak zorundasınız...

Unutmayınız! Gördükleriniz bir buz dağı gibidir, kütlesinin sadece yedide biri suyun üzerinde yüzer ve sadece buz dağının bu görünen kısmını görebilirsiniz... Bunlar buzdağının sadece görünen kısmıdır...

Unutmayınız! Titanik buzdağına onun geldiğini göremedikleri için değil, yön değiştiremedikleri için çarptı! Ünvansız liderliğin özü, buzdağını Titanik'e çarpmadan önce görebilmek ve önlem alabilmektir!

Bilgi buzdağının görünen kısmıdır, bilgelik ise tüm buzdağıdır! Siz "bilgeliği" seçin...

Kıbrıs Türk halkı olarak, toplumsal değerlere, iradeye, hukukun üstünlüğü ilkesine, yargının bağımsızlığı ile yaratılan tüm pozitif değerlere sahip çıkılması gereken çok önemli sınav süreçlerinden geçiliyor... Bu değerlere sahip çıkılmazsa, bilin ki birileri gelip bunlara sahip çıkacaktır... O zaman da köprünün altından çok sular akmış olacaktır...

Mustafa Kemal Atatürk'ün yargı bağımsızlığı konusunda söylediği şu sözler size ışık tutacaktır; "hükûmet, memlekette kânunu egemen kılmak ve adaleti iyi dağıtmakla yükümlüdür. Bu nedenle adalet işi çok önemlidir… Adli siyasetimizde izlenecek amaç, öncelikle halkı yormaksızın süratle, isabetle, emniyetle adaleti dağıtmaktır. İkinci olarak toplumumuzun bütün dünya ile teması normal ve zorunludur. Bunun için adalet seviyemizi bütün medeni toplumların adalet seviyesi derecesinde bulundurmak zorunluluğundayız..."

"... Mücadelelerimizin amaçladığı tam bağımsızlık kavramının adli bağımsızlığımızı da kapsaması doğaldır. Bu nedenle; her bağımsız devletin vazgeçilmez bir hakkı olan adaletin dağıtımı vazifesine kimseyi karıştıramayız..."

Atatürkçü, laik ve çağdaş Kıbrıs Türk halkı, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınızı da bu vesile ile en içten dileklerimle kutluyorum...

"23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun. Nice 23 Nisanlara!"

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları