BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Halkın en büyük derdi işsizlik ve pahalılık!

Yayın Tarihi: 24/09/21 07:00
okuma süresi: 10 dak.
A- A A+

Toplumsal farkındalığın sesi olmaya devam eden köşe yazılarım beğenileriniz ve paylaşımlarınız ile ses getirmeye devam ediyor...

17 Eylül 2021, Cuma günü Kıbrıs Postası Gazetesi “BİRAZ AYDINLIK” adlı köşemde çıkan “Yükseköğrenimde kendinizi kandırmayı bırakıp, gerçeklerle yüzleşin!” başlıklı yazımın ardından, YÖDAK Başkanı Sayın Turgay Avcı’nın başkanlığında, KKTC’nin 21 üniversitenin rektör ve temsilcilerinin katılımı ile acilen Üniversitelerarası Akademik Koordinasyon Kurulu (ÜAKK) toplantısı düzenleme kararı almasından ve yazmış olduğum köşe yazısına farkındalık göstermesinden dolayı kendisini tebrik ediyorum.

Mert Mapolar - Yükseköğrenimde kendinizi kandırmayı bırakıp, gerçeklerle yüzleşin!

KKTC'de pandemi ile birlikte işsizlik ve pahalılığın en üst seviyelere çıktığı bugünlerde, toplumsal olumsuz etkilerin de yükselmekte olduğu gözlenmektedir...

Ortaya çıkan göstergeler, bu ülkeye hükûmet edenlerin bu konularla ilgili önlemlerini hemen şimdi almaya başlanması ile birlikte, gelecekte yaşanması muhtemel devasal toplumsal sorunların hafiflemesine kısmen yardımcı olacağıdır...

Toplumumuzda ekonomik olumsuz etkilerin yayıldığı ve derinleşmesinin artmaya başladığı günümüzde, ülkeyi yönetenlerin "rahatlığı" ve geleceğe yönelik bu konularla ilgili tedbir amaçlı politikalar geliştirmemesi, "ciddiyetsizliği" ve "günü yaşama" alışkanlığı, önümüzdeki yıllarda yaşanılacak ciddi sorunların, en büyük göstergesi niteliğindedir...

Pandemi ile birlikte yaşanılan olumsuzluklar ülkemizde hemen hemen her sektörde ciddi hasarlara yol açmış ve bu konularla ilgili ciddi karşı önlemler zamanında alınmamış ve alınmamaya da devam edilmiştir... Bu da ülkemizde işsizliğin ve pahalılığın daha da fazla kontroldan çıkmasına neden olmuştur... Önümüzdeki süreçlerde bu olumsuzlukların çok daha vahim sonuçlara yol açacağına kesin gözle bakılmaktadır... Ülke, çok ciddi işsizlik ve pahalılık oranlarıyla karşı karşıyadır... İstihdam kayıpları ve pahalılık ile birlikte her türlü olumsuz bireysel ve toplumsal gelişmelerin de artacağı gözardı edilmemesi gereken bir başka önemli ve ciddi konu ile de karşı karşıyayız...

Hükûmet edenlerin "ilgisizliği" ve "ciddiyetsizliğinin" neden olduğu ekonomik istikrarsızlık, KKTC ekonomisinde gün geçtikçe daha ağır bir ekonomik gerilemenin yaşanabileceğini öngörmektedir. Tüm bu olumsuz gelişmeler, ekonomik büyüklüğe, iş gücü arzına, enflasyona ve üretim maliyetlerine daha fazla zarar verecektir... En fazla etkilenecek kesim de serbest meslek sahibi olan kesim olacaktır... Devletin ciddi anlamda kamuda, tasarruf etmesi gereken çok önemli süreçlerden geçilmektedir... Fakat ülkede bu yönde herhangi bir uygulamaya ve tedbire gidilmemiş, hatta gereksiz kamu harcamaları daha da artırılmıştır...

Anlayacağınız önümüzdeki süreçte genç üniversite mezunu işsizler ordusu da yıkıcı bir şekilde katlanarak artmaya devam edecek, ekonomik küçülme ve işsizlik konusu bu ülkenin en büyük sorunu haline daha fazla gelecektir...

Şimdi, ülkeyi yönetenler, kendi kişisel çıkarlarını ve partisel hesaplaşmalarını bir kenara bırakarak, bu konulara daha fazla odaklanmalı, ülkesel kalkınma planları, programlar, politikalar ve stratejiler yeni şartlara göre tekrardan geliştirmelidirler... Gün bugündür! 

KKTC ekonomisindeki dalgalanma etkisiyle ortaya çıkan ve artmaya devam eden işsizliğin ve pahalılığın, devlet tarafından kontrol altına alınması için acilen kısa, orta ve uzun vadeli "hareket planları" hazırlanarak uygulanmaya konmalıdır. Halkın perişan olduğu, olumsuz duygu ve düşünceleri daha fazla hissedildiği bugünlerde, ülkeyi yönetenler olarak, bu konularda bir şey yapabileceğinizi halka hissettirerek, motive kaynağı olmanız gerektiğinin bilincine varmalısınız... Halk beceriksizliğinizin yansımalarını hissetmekte, olumsuzluğun bedelini ağır ödemektedir...

Devlet müdahalesinin rolü, şimdi daha fazla önem arz etmektedir... Marketlerdeki pahalılık krizini hafifletmeye yönelik çalışmalara hükûmet hemen başlamalıdır... Konu "serbest piyasa" ya da "Ayşe Abla, Fatma Teyze piyasayı denetler" konusu değil, konu ülke yönetiminde olan kişilerin ciddiyetsizliğidir, bilgisizliğidir ve yetersizliğidir... Konu resmen halkla dalga geçmenin farklı bir yoludur...

Dünyanın her yerinde, devletin fiyatları kontrol edebileceği, piyasaya müdahale edebileceği ile ilgili uygulama örnekleri vardır... Bu ülkeler hiçbir zaman halkına özellikle bu dönemde, "serbest piyasa vardır" ya da "Ayşe Abla, Fatma Teyze piyasayı denetler" diyerek vatandaşın aklı ile dalga geçmiyor! Vatandaşını çaresiz ve yalnız bırakmıyor! Çıkar gruplarına imkân tanımıyor! Bunun yerine vatandaşa hizmet için eş zamanlı denetimler ile birlikte yeni stratejiler ve sistemler geliştiriyor...

"Devlet" dediğin "Devlet", fiyat kontrolü sağlayarak piyasaya müdahale edebiliyor! Nasıl mı? Bunun en temel iki yolu vardır: 1. Tavan Fiyat, 2. Taban Fiyat

  1. Tavan Fiyat; bir hizmet veya mal için devlet tarafından belirlenen en fazla (maksimum) fiyattır. O hizmet veya mal en çok o fiyattan satılabilir. Belirlenen fiyatın üzerinden alım veya satım yapılması kesinlikle yasaktır. Bunun uygulama örnekleri tüm dünyada özellikle yaşanan pandemi döneminde çoğu ülkede görülmektedir. Bunun yanında çoğu devlet, tüketicilerini korumak veya enflasyonu aşağıya düşürmek amacıyla da tavan fiyat uygulamasına dönem dönem gitmektedir.
  2. Taban Fiyat; bir hizmet veya mal veya üretim faktörü için devlet tarafından belirlenen en az (minimum) fiyattır. Örneğin "asgari ücret" uygulaması gibi çalışanlara bu belirlenen ücretin altında bir ücretin ödenmesinin, yasalara aykırı olması gibi, örneğin tarım ürünlerine de taban fiyat uygulanması gibi ve üreticilerin devlete veya diğer tüm alıcılara bu ürünlerini en az bu taban fiyattan satması gibi...

Anlayacağınız devletler piyasalara belirli dönemlerde rahatlıkla müdahale edebiliyorken, tüm dünyada bu tür uygulamalar varken ve bu tür önlemler alınabiliyorken, neden bizim ülkemizde bunlar yapılamıyor? Neden bizim ülkemizde de gerekirse "Marketler Yasası" çıkarılamıyor?

"Marketler Yasası" üzerinde düşünülmesi ve çalışılması gereken vatandaşa yardımcı olacak bu süreçte gerçekleşmesi kaçınılmaz olan hayati derecede önemli bir konudur! Günümüzde dünyada çok sayıda ülke bunu uygulamaya geçmiştir...

Peki KKTC hükûmeti bu konularda kendini neden bu kadar yetersiz ve çaresiz hissediyor? Yoksa siyasi çıkarlardan dolayı birilerine vefa borcu ödenmesi için halk mı feda ediliyor? Dünyada bu yönde uygulamalar özellikle bu dönemlerde daha fazla var iken niye bu tür uygulamalar bizim ülkemizde olmuyor? hükûmetin bunun açıklamasını halka en detaylı, en doğru şekilde hemen şimdi  yapmalıdır...

Halk geçim derdinde... Halk ekmek derdinde... Halk çocuğunun, torunun bu ülkede nasıl iş bulacağı, nasıl iş yapacağı kaygısı ve endişesi içerisinde... Siyasiler koltuk derdinde... Oy derdinde... Bu ülkede yolunda gitmeyen, yanlış olan bir şeyler var...

Pahalılık artıyor! İşsizlik artıyor! Bununla birlikte kaygılar, endişeler, gelecek korkusu, çaresizlikler ve yetersizlikler de artıyor... Nedensiz ölümler de artıyor... Olumsuzlukları bastırmak için alkol kullanımı da artıyor... Uyuşturucu kullanımı da artıyor... Kriminal olaylar da artıyor... 

Bu ülkede yolunda gitmeyen, yanlış olan bir şeyler var... Olumsuzluklar artıyor ve derinleşiyor...

Ey bu ülkeyi yönetenler,

"İşsizlik" ve "pahalılık" her şeyi tetikliyor! Bunu ciddiye alın!

Bunun sonuçları çok daha yıkıcı olabilir!

Bu sorunlar devasal boyutta artmaktadır ve kontrolden çıkmıştır...

Başınızı kumdan çıkarın ve etrafınıza bakın! Durum çok ciddi...

Evine ekmek götüremeyen vatandaşların sayısında bu ülkede artış var!

Bu ülkede sadece siyasetçiler, bürokratlar ve onların aileleri ve tanıdıkları yaşamıyor! Bu ülkede sadece devletten para çekenler yaşamıyor!

Bu ülkede gittikçe fakirleşen, geçim derdinde olan, işsizleşen "UNUTULMUŞ" halk da yaşıyor...

Göreviniz,

Yolunu göremeyen vatandaşlarınıza da IŞIK olabilmektir...

Kaybedenler için de REHBER olabilmektir...

Ve en önemlisi de unutulmuş vatandaşlarınıza da "SEVGİ" olabilmektir...

Hadi şimdi o "siyaset" gömleğinizi çıkarın, toplumun tamamını kucaklayın ve halk için gerçekten bir şeyler yapın... Halka gerçek anlamda motivasyon kaynağı olun... Halkın buna şimdi her zamankinden çok daha fazla ihtiyacı var...

Siyaset, millete hizmet etmek için yapılır! Sorunlara çözüm üretmek için yapılır! Siyaset, sizin yaptığınız gibi siyaset için yapılmaz! Halk da, gelecek nesiller de şimdi bunun daha fazla farkında...

Unuttuğunuz ve hatırlamanız gereken şey; siyaset siyasete hizmet etme sanatı değil, halka hizmet etme sanatıdır! Halkın yanında olduğunuzu halka hemen şimdi gösterin...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Ozgur Kocabay 24/09/21 19:18
SADECE KKTC Mİ TÜRKİYEDE BETER DURUMDA SİZ İNANIYORMUSUNUZ TÜRKİYE EKONOMİSİ UCUYOR VEYA İŞŞİZLİK AZALDIGINA BEN İNANMIYORUM TANIDIĞIM ÇOK KİŞİ VAR TÜRKİYEDEN BİR AN ÖNCE YURT DIŞINA GİTMEK İSTEYEN GİDEN YANİ SADECE KKTC DEĞİL TÜRKİYEDE AYNI DURUMDA

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları