BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Toplumsal stres salgını!

Yayın Tarihi: 08/10/21 07:00
okuma süresi: 9 dak.
A- A A+

Toplumsal strese ne sebep oluyor?

Toplumsal stres duyguları normalde ülkeyi yönetenler tarafından yapılan açıklamalar ve uygulamalarla en fazla tetiklenir ve en ciddi özelliği de bulaşıcı olmasıdır! Yani bireylerden, topluma ve toplumdan da tüm ülkeye rahatlıkla bulaşabilme özelliğine sahiptir...

Siyasal istikrarsızlık, hayat pahalılığı, geleceğin belirsizliği, hayal kırıklıkları, güvensizlik, umutların tükenmesi, yalnızlaşma, dolaylı yollardan baskılar, özgürlüklerde hissedilen kısıtlamalar, ani nüfus artışları, trafik yoğunluğunun yarattığı karmaşa vb. durumlar toplumda strese neden olan hayati derecede önemli tetikleyiciler olup, toplum üzerindeki stres seviyesini artıran, kişiler üzerinde aşırı yüklemeler yapan bilinen ve/veya fark edilmeyen önemli birleşenlerdir ve gizli tehlikelerdir... Tıpkı İnsan sağlığına olumsuz etkileri olduğu gibi, ani ölümleri tetikleyebildiği gibi, toplumların da sağlığını olumsuz yönde etkileyebiliyor...

Toplumumuz şu anda, her yönden fark edilse de, edilmese de, bilinçli ya da bilinçsiz olarak yüksek düzeyde strese maruz bırakılmış, tükenmişlik artmış, toplumsal gerilim, üretkenlik ve yaratıcılık hatta yaşam enerjileri düşüşe geçmiştir... Bunun süresi uzadıkça da tehlike boyutları her yönden artmaktadır...

Toplumumuzda stres salgını genişleyerek ve derinleşerek ciddi boyutta yayılmakta, bundan da ülkeyi yönetenler birinci derecede sorumludurlar... Toplumumuzdaki stres salgının ciddi bir kriz noktasına doğru ilerlemekte olduğunu her geçen gün daha fazla gözlemlemekteyiz...

Ülkeyi yöneten siyasilerin beceriksizlikleri, plan ve program yapmamaları, halka umut olamamaları, geleceğe yönelik belirsizlikleri, rahat tavırları, siyaseti siyaset için yapmaları, halkı düşündüklerini gösteren uygulamalara gitmemeleri gibi tüm olumsuzluklar, yetersizlikler ve belirsizlikler toplumsal stres salgınını daha fazla ateşlemektedir...

Bu ülkede iş insanı da, vatandaş da, yaşlısı da, genci de, memuru da, özel sektör çalışanı da, işçisi de, emeklisi de endişeli, kaygılı ve umutsuz... Oturduğu yerden hiç kalmak istemiyor artık Kıbrıs Türk insanı... İsteksiz, yalnız ve kendini çaresiz hissediyor... Devletini yanında hissetmiyor! Sürekli aynı hikâyeleri dinlemekten usanan, bıkan bir toplum var artık karşımızda... Yaratılan eser ortadadır...

Ülkenin siyasetçileri, toplumsal stres salgın tehlikesinin acaba farkında mı?

Bu ülkenin siyasetçileri olarak sizler! Artık halka umut olamıyorsunuz... Halka umut veremiyorsunuz...

Halkın söylediği tek şey; “gelen de aynı, giden de aynı...”

Stres salgını bireylerden bireye ve neticesinde de bireylerden topluma bulaşıyor ve bir salgın olarak büyüyerek devam ediyor! Yaygınlaşıyor... Ve ilerliyor...

Buna ciddi anlamda dur deme zamanı gelmiştir! Kontrolden çıkan hayat pahalılığı, sağlık sistemindeki yetersizlikler ve eksiklikler, halkın önüne toplumsal ve ülkesel kalkınma için soyut söylemleriniz dışında, somut ülkeyi ileriye taşıyacak, kalkındıracak ayağı yere basan icraatlarınızın olmaması, toplumsal olumsuzlukları artırıyor... Güvensizliği artırıyor, endişeleri, kaygıları tüm olumsuz düşünce ve davranışları tetikliyor... Kişileri toplumsal çıkmaza itiyor... Ve toplum artık her konuda daha fazla strese giriyor...

Toplumdaki stres salgını artık en ciddi seviyelere ulaşmıştır!

Ülkeyi yönetenler! Topluma, tünelin ucundaki ışığı gösterin, umut olun ve umudu gösterin! Vatandaşınızı sevdiğinizi, yanında durduğunuzu hissettirin...

Bir siyasetçi olarak, kişisel kavgalarınızı, çıkar ilişkilerinizi, bencilliğinizi artık bir kenara bırakın ve halkın tamamını kucaklayın... Halkın bütünü için çalışın... Halkın her kesimine hizmet edin...

Toplumda stres salgın dalgası, bu ülkenin beceriksiz, ileriyi göremeyen çıkar odaklı siyasetçileri tarafından yaratılmaktadır... Ve artırılmaktadır... Stres yapıcılar bu ülkenin bilinçsiz siyasetçileridir...

Ülkeyi yöneten sizler! Bu ülkede halkın, toplumun haberi olmadığı, bir "kader" yaratıyorsunuz... Halkın onayına sunmadığınız, görüşünü almadığınız gizli kapaklı projeler üzerinde çalışıyorsunuz veya bilinçli/bilinçsiz olarak yapılan çalışmalara aracılık yapıyorsunuz, planların bir parçası oluyorsunuz...

Son zamanlarda ülkenin yollarına çıkamıyorsunuz... KKTC tarihinden bu yana ülkede en yoğun trafik kalabalığı yaşanıyor... İnanılmaz bir trafik sıkışıklığı var... KKTC'de trafik hiç bu kadar insanları çıldırtmamıştı... Gözle görülür bir şekilde araç sayısında artış, yollarda inanılmaz bir yoğunluk oluşmaya başladı... Bu ülkeye şu an inanılmaz bir nüfus akışı var, gelenler öğrenci değil! Turist değil!

Peki, bu ülkeye nüfus akışının artmasının nedenini, Kıbrıs Türk Halkına ne zaman açıklamayı düşünüyorsunuz? Amacınız ne?

İnanılmaz oranlarda artırılan vatandaşlıklar neyin habercisi? Neden son zamanlarda bu ülkede lüks araç satışlarında artışlar var? Bu araçları kimler, nasıl satın alıyor?

Geçim derdinde olan halk gördükleri karşısında endişeli, kaygılı ve çok umutsuz... Tüm olumsuz etkiler, çevresel faktörler, toplumun her alanına ve her kesimine yayılmaya başladı... Topluma her yönden aşırı yükleme yapılmaya devam ediliyor...

Halka gerçekleri anlatmadığınız sürece, halkla doğru iletişim kurmadığınız sürece, toplumdaki stres, çok boyutlu olarak etkilerini artırmaya devam edecektir... Konu, ciddi bir boyuta çıkmıştır! Bunu durdurmak siyasetçilerin elinde! Ve bunun şimdi durdurulması gerekiyor! Stres hasarından bu toplum bir an önce korunmalıdır... Stresin toplum üzerindeki etkileri bir an önce ortadan kaldırılmalıdır... Toplum bir an önce her yönden motive edilmeye başlanmalıdır...

Stres artık toplum için çok tehlikeli bir yük ve çok ciddi risk durumundadır...

Toplum, hayal kırıklıkları yaşıyor... Toplum kendini bitkin ve tükenmiş hissediyor... Artık kimse siyasetle ilgilenmek istemiyor, siyaseti duymak istemiyor... Kıbrıs Türk halkı artık üzerinde inanılmaz bir baskı hissediyor... Bunalmış durumda... Artık asla siyasetçi görmek istemiyor...

Yaklaşan tehlikelere, tehditlere karşı toplum artık tepki veriyor... Bu tepkinin ismi; "toplumda stres salgınıdır..."

Aynen, yaklaşan zarara veya tehlikeye karşı insan vücudunun verdiği "mücadele et ya da kaç" tepkisi gibi... Varoluşumuzun başlangıcından beri içimize bağlanmış, gerekli bir savunma mekanizmasını çalıştırmak gibi... Şimdi toplum olarak stresi, bir avantaja dönüştürmeye başlamayı öğrenmeye başlamalıyız... Tıpkı, düzgün çalışırken stres tepkisinin "odaklanmamıza" ve "uyanık" kalmamıza yardımcı olduğu gibi... Bir noktadan sonra artık, aşırı ve bize yaşamı tehdit eden durumlarda, yakın tehlike karşısında, kendimizi savunmak için ekstra güç ve enerji artışı, inanılmaz bir hız ve zihin varlığıyla tepki verme yeteneğinin verildiği gibi... Toplumsal stres salgınını, tüm toplum olarak verimli kullanmayı öğrenmeye başlamak, soğukkanlılıkla yaşanılan olumsuzluklarla ilgili başa çıkma becerilerimizi geliştirmek zorunda olduğumuz gibi...

Yeni bir umut ve gelecek hepimizin elinde!

Halk olarak bu konuda düşündüğünüzden çok daha fazla güce sahip olduğunuzu her zaman bilin...

Tek yapmanız gereken hayatınızın sorumluluğunu kendi elinize almak ve stresin sizi değil, sizin stresi yönetebilir olduğunuzu kabul edip, bunu değiştirmeye istekli olmak...

Ve kendi yaşamınızın, yönetilebilir bir birleşeni haline gelebilmek...

Tıpkı, hepimizin hayatının stresli olabileceğini, bazen kaçınabilir olduğunu, bazen de olmadığını bilmemiz gibi bununla birlikte, stresle nasıl başa çıkacağımızın sorumluluğunu alıp ve bununla başa çıkmak için etkili stratejiler uygulayıp, stresin sağlığa zarar veren değil, günlük yaşamın yönetilebilir bir birleşeni haline dönüştüğünü görebilmek gibi...

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.