BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

KKTC'de seçim boykotçularının sayısı artmaya başlıyor!

Yayın Tarihi: 24/12/21 07:00
okuma süresi: 9 dak.
A- A A+

Toplumsal farkındalığın sesi olmaya devam eden köşe yazılarım beğenileriniz ve paylaşımlarınız ile ses getirmeye devam ediyor...

17 Aralık 2021, Cuma günü Kıbrıs Postası Gazetesi “BİRAZ AYDINLIK” adlı köşemde çıkan “Ekonomik kriz büyürken...” başlıklı yazımın ardından, Halkın Partisi’nin Genel Başkanı Sayın Kudret Özersay’ın ekonomiyi ayağa kaldırmayı hedefleyen 6 maddelik çok kısa da olsa bir paket açıklamasından ve yazmış olduğum köşe yazısına farkındalık göstermesinden dolayı kendisini tebrik ediyorum.

Mert Mapolar yazdı: "Ekonomik kriz büyürken..."

"Boykot" kelimesinin en yalın şekliyle anlamı; bir işi, bir davranışı yapmama kararı alma olarak değerlendirilir...

KKTC vatandaşlarının pahalılık, işsizlik ve yokluk noktasında gün geçtikçe daha fazla olumsuz şartlara ve yalnızlığa itilmesi, seçimlere karşı bir tepkisel davranış olarak "boykot" edeceklerin sayısını artırdığını, yapılan kamuoyu araştırmalarında açıkça ortaya koymakta, "boykotçuların" sayısının ilk kez bu seçimlerde rekor düzeye çıkabileceği ile ilgili çok önemli kamusal sinyaller kendini göstermektedir...

Halkın ekonomik yönden çok ciddi bir çıkmaza girdiği bugünlerde, oy peşinde olan siyasilerin ellerinde gözle görülür ciddi anlamda ekonomik tedbir ve kalkınma programları ile ekiplerinde istenilen düzeyde bilir kişilerin bulunmaması, olumlu gelecek vizyonlarının olmaması, korkudan ve hayalden beslenen yaklaşımlarıyla, vatandaşın siyasete olan güvenini olumsuz yönde özellikle bu dönemde daha fazla sarsmıştır... Vatandaşın hayal kırıklıklarını artırmıştır...

Seçimlerde yarışacak milletvekilleri adaylarının çoğunluğunun avukat, doktor ve iş çevresinden olması, siyaset ve sorunlara çözüm üretecek bütünsel liderlik özelliklerine sahip olmaması, partilerin kendi ideolojilerine göre tutarsız adayların ve daha fazla oy getirici potansiyele sahip mesleklere ve kişilere yönelmesi, takım oyuncusu olmayan ve olamayacak kişilerin siyasete çekilmeye çalışılması, vatandaşların siyasete olan ilgisini ve güvenini özellikle içinde bulunduğumuz bu kötü dönemde ve ağır şartlarda çok daha fazla artırmıştır... Kaygılar, endişeler, çaresizlik duyguları yükselmiş, umutlar birer birer yok olmaya başlamıştır...

Seçimlerde oy kullanmama, "boykot" kararı alan vatandaşların sayısı gün geçtikçe derinden ve sessiz bir şekilde artmaktadır...

Bu konu ciddidir ve Kıbrıs Türk siyasetine, siyasetçilerine önemli bir uyarı niteliğindedir...

Halk geçim derdinde! Hayatta kalma kaygısı yaşayan bir Kıbrıs Türk halkı var artık karşımızda... Halk “istikrarsızlıktan” şikayetçi...

Siyasilerin elinde, halka paylaşacakları ayakları yere basan ciddi reform programları, aksiyon planları ve projeleri yok! Açıklananların da tamamen altları boştur...

Her seçim döneminde olduğu gibi aniden ortaya atılan, bütünsel uzlaşma ve ortak akıl sağlanmadan, yarardan fazla zarara neden olabilecek, kayıt dışı ekonomiyi ve işsizliği tetikleyecek, seçim öncesi popülist kararlar havada uçuşuyor...

Siyaset sahnesine her geçen gün daha fazla ilgisiz ve alakasız kişiler çıkıyor!

Vatandaşın geçim ve gelir kaynaklarında ciddi dalgalanmalar, yetersizlikler, depremler yaşanıyor... Yaşanılan olumsuz gelişmeler ve istikrarsızlık, tüm bireyleri, tüm aileleri, tüm toplumu ve ülkeyi etkiliyor...

Halk tünelin ucundaki ışığı şimdi hiç göremiyor!

Siyasiler ilgisiz, yetersiz ve tutarsız!

Toplumdaki eşitsizlik, gün geçtikçe devasal bir şekilde daha fazla artıyor...

Eşitsizliğin, geçim ve gelir kaynaklarını yok eden, ailelerin itibarını soyan ve toplulukları bölen bir zehir olduğu asla unutulmamalıdır!

KKTC halkı sadece var olmak istemiyor, insanca yaşamak da istiyor, geçinebilmek, ilerlemek ve gelişmek istiyor... İnsan olarak görünür olmak istiyor... İnsanca yaşamak istiyor... Çocuklarının, torunlarının bu ülkede kalmasını, bu ülkede yaşamasını istiyor... Bu ülkede daha fazla “İstikrar” istiyor... Sadece seçim dönemlerinde hatırlanmak istemiyor!

Bir bilim kurgu dünyasında yaşamak istemiyor...

Bir korku dünyasında olmak istemiyor...

Kıbrıs Türk halkı güne, bir gülümsemeyle ya da daha da iyisi bir kahkahayla başlamak istiyor artık... Belirsizlikle ve gelecek endişesiyle değil!

İnsanın geçim kaynakları hakkında sürekli endişe duyması kadar aşağılayıcı bir şey yoktur! Kıbrıs Türk insanı bu olumsuz duyguları şimdi çok daha fazla hissediyor ve yaşıyor...

Çocuklar ailelerine; "bu ülkede neden kalmaya devam ediyoruz!" diyerek sorgulamaya başladı artık... Bu ülkeden gidelim diyen çocukların sayısı arttı artık! Aileler kararsız... Aileler ne yapacağını bilmiyor... Aileler çaresiz... Çocuklar, gençler bu ülkede gelecek görmemeye şimdi daha fazla başladı... Gelecek nesiller açısından çok ciddi bir tehlike ile karşı karşıyayız!

Ülkeyi yönetenler bu kafayla yönetmeye devam ederlerse, gelecek seçimlerde ne doğru dürüst aday, ne de oy verecek seçmeni karşılarında bulamayacaktır...

"Görünen köy, kılavuz istemez!"

Her şey açık ve ortada, bu durumu izah etmenin ve açıklama yapmanın bir anlamı yok!

Halk yaşadıklarının ve çektiklerinin farkında...

Boş vaatlere inanmayan çok büyük bir çoğunluk var şimdi KKTC'de... "Olmadığınıza" ulaşmak için "olmadığınız" yoldan geçmeniz gerektiğini bilen büyük bir topluluk var artık karşınızda... Ve bu bilinç düzeyi şimdi çok daha fazla artmaktadır... Vatandaşın vurgu yaptığı tek şey; "yıllarca hepsini denedik ama ülke sorunlarının çözümü konusunda fark göremedik..." Bunu söyleyenlerin sayısı inanılmaz oranlarda arttı... Artık vatandaş ülkede ciddi değişimlerin olacağına inanmıyor... Ülkede siyasilere olan güvensizlik her geçen gün daha fazla artıyor... KKTC vatandaşlarının büyük bir çoğunluğu seçimlerde sandığa gitmeyi düşünmüyor...

Halk iyi niyetli insanların vaatlerde bulunduğunu, ancak iyi karakterli insanların onları tuttuğunu şimdi daha fazla biliyor...

Son dönemlerde halk daha fazla hayal kırıklıkları yaşadı... En büyük hayal kırıklıkları da, vaatlerin yerine getirilmemesidir... Söylenilenlerin tam tersinin yapılmasıdır... Artık Kıbrıs Türk insanın, siyasetçiye inancı daha az... Ve artık bunu, seçimlere yansıtma kararlılığında...

Kıbrıs Türk insanı, hayattaki tek amacının seçilmek veya yeniden seçilmek olan siyasetçileri tarafından verilen boş vaatlerine ihtiyaçlarının olmadığını şimdi daha fazla seslendirmeye başlıyor... Karşılaşılan zorluklar karşısında kendilerine liderlik edecek niteliklere sahip gerçek liderlere bu toplumda daha fazla ihtiyaç duyulduğunun farkında...

Kıbrıs Türk halkı artık, nehir olmadığı halde insanlara köprü vaat eden siyasetçilerin varlığından şimdi çok daha fazla farkında... Vatandaş, seçimlerden sonra verilen sözlerin unutulmasından çok daha fazla rahatsız...

Tanrı'nın işini yapmak istediği yerde, ilahî değil, şeytani olan siyasetçilerin sayısının şimdi çok daha fazla arttığını her gelen yeni nesil de görüyor ve biliyor artık... Bu zihniyetlerle varılacak bir yerin olmadığının çok daha fazla farkında olan yeni nesiller yetişiyor ülkemizde...

Unutmayınız! Bunlar deneyimleniyor... Yaşanıyor... Bireylerden, aileye, aileden topluma ve ülkeye yayılıyor...

"Yaşanılanların" hayatın tek gerçek para birimi olduğunu bilin!

Bilinç olmadan kesin bir ilerleme olmaz... Bencillik ve bilinçsizlik, cehaletin ayrılmaz yoldaşlarıdır... En yüksek erdeme yalnızca, "zekâ" ve "farkındalık" yoluyla ulaşılabildiğini bilin!

KKTC'de seçim boykotçularının sayısı her geçen gün daha fazla artmaya başlıyor!

Peki, bunun sorumluları sizce kim? Yaratılmaya çalışılan hayal dünyası mı? Yoksa korku salarak sizi yönlendirmeye çalışan görünmeyen güçlerin dünyası mı?

Hangi dünyada yaşadığınıza çok dikkat edin!

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.