BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Psikolojik savaşın 'yeni' savaşçıları: Putin ve Zelenski!

Yayın Tarihi: 04/03/22 07:00
okuma süresi: 14 dak.
A- A A+

Günümüz dünyasında çok farklı psikolojik savaş türleri vardır ki bunların genelinde kullanılan en etkili yöntem "manipülasyon" yoluyla yapılanlardır...

Korku, belirsizlik ve bölünme yaratarak, insanlığı, toplumları ve ülkeleri manipüle etmeye, davranışları değiştirmeye çalışırlar...

Tarih boyunca psikolojik savaşın kullanıldığına yönelik çok ciddi kanıtlar vardır. Modern zamanlarda, psikolojik savaş çabaları yeni dünya düzenine göre çeşitlendirilmiş, yaygınlaştırılmış ve kullanılmaya devam etmiştir... Örneğin, yalan haberleri yaymak da psikolojik savaşın en önemli yöntemlerinden biri olmuştur...

Kafa karışıklığına ve dikkat dağınıklığına neden olan bu stratejik yaklaşımlar, karşı tarafın güç birleşimini geciktirir ya da elde edilmesi gereken gücü hiç ortaya çıkaramaz...

Psikolojik savaşla başa çıkmanın tek yolu, ters psikolojiyi kullanmaktır... Ters psikoloji; insanları tersine yapmaya teşvik ederek bir şeyler yapmaya zorlamayı içeren farklı bir manipülasyon tekniğidir...

Savaşa dönüşen Rusya ve Ukranya krizinde bu uygulamalara sıkça rastlamaktayız... Hatta Ukranya'nın tek başına bırakılmasının en büyük nedenlerinden biri de karşı tarafın bu yönde kullandığı etkili manipülasyon stratejileri olmuştur...

Peki, karşı taraf kimdir ve gücü nedir?

Evet savaşçılardan biri, Rusya Devlet Başkanı Sayın Vladimir Putin, tam ismi Vladimir Vladimirovich Putin, 7 Ekim 1952 o dönemde Leningrad, şimdiki ismiyle St. Petersburg, Rusya doğumlu ve şu an Rusya’nın Cumhurbaşkanı olarak görev yapan, Rus istihbarat subayı, politikacı ve ülkenin bir dönem başbakanıydı...

Putin, Leningrad Devlet Üniversitesi’nde hukuk okudu, önde gelen reform politikacılarından biri oldu. Altı yıl Doğu Almanya’da yaşadı, 15 yıl KGB (Rusya Devlet Güvenlik Komitesi) için yabancı istihbarat subayı olarak görev yaptı. 1990 yılında yarbay rütbesiyle aktif KGB hizmetinden emekli oldu ve kurumun dış ilişkiler sorumluluğu ile Leningrad Devlet Üniversitesi’nin de rektörlüğünü yapmıştır...

Putin, St. Petersburg’un ilk belediye başkanı olan Sobchak’ın da özel danışmanı olmuş, işleri halletme yeteneğinden dolayı çok çabuk güven kazanmış ve belediye başkan yardımcılığı da yapmıştır. Daha sonra Moskova’da Kremlin’in baş yöneticisi Pavel Borodin’in yardımcısı olarak başkanlık kadrosuna katılmış, kısa sürede yüksek idari pozisyonlarına yükselmiştir. Federal Güvenlik Servisi (FSB) gibi KGB’nin yerel güvenlik Konseyi’nin sekreterliğini yapmış ve sonrasında ise Yeltsin kendisini başbakan olarak atamıştır. Ayrılıkçı isyancılara karşı iyi organize edilmiş bir askerî operasyonda kamuoyunun tam onayını almıştır. Yıllarca Yeltsin’in düzensiz davranışlarından bıkan Rus halkı, Putin’in soğukkanlılığını ve kararlılığını takdir etmiş, iş bitirici kişisel özelliklerinden dolayı da parlamento seçimlerinde zafer elde etmesi yönünde başarısını yükseltmiş ve Rusya Cumhurbaşkanı olmasının önü açılmıştır... Zayıflamış bir Rusya’yı yeniden inşa etme sözü veren sert duruşlu Putin, başkanlık yarışını kazanarak, hedeflediği yolda karşısına çıkanları, çeşitli yöntemlerle devre dışı bırakarak, bu günlere gelmiştir.

Bu noktada ortaya çıkan özellikleri: Üniversitede hukuk eğitimi alması, yabancı istihbarat subayı olarak soğuk savaş, psikolojik ilişkiler ve manipülasyonlar konularında uzman olarak çok özel yetiştirilmesi, soğukkanlılığı, kararlılığı ve sert duruşlu kişilik özellikleri ile kafasına koyduğunu yapma hırsına sahip, narsist kişilik özelliklerinin yüksek, dünyaya kafa tutabilen, gözü pek, çalışkan, her şeyi kontrol etme isteği olan otokontrolcü, bu yönde çok güçlü liderlik özellikleri olarak ilk etapta kendini gösteren özellikleridir... Putin kendisini ifade ederken, her zaman güçlü iradeli, açık sözlü, rekabetçi ve duygusuz görünmeyi seviyor. Bu, bazen kibir ve tartışma anlamına da geliyor... Bu tür kişiliklerde, yalnızca güçle aşırı derecede ilgilenen kişilerde, inatçı ve bazen de zorlayıcı olma eğilimleri vardır. Asla güç eğilimlerine söz kondurmazlar, bu yönde kendilerini baskı altında hissettiklerinde tepkileri çok daha tehlikeli olabilmektedir... Bu nedenle kolayca saldırmaya kışkırtabilirler... Çok fazla "hırslı" özelliğe sahip olmak kişileri, her zaman kendine güvenen, nitelikli ve her zaman harekete geçmeye hazır görünmeye kendini mecbur hisseder. Bundan da yüksek düzeyde kibir ve üstünlük kompleksleri ortaya çıkar... Bunlar da bencilliği çok fazla tetikler... Bu tür kişiler genellikle geleneksel normları ve standartları korumak için kendi yollarının dışına rahatlıkla çıkabilirler. Düzenlemeleri yakından takip ederler ve genellikle gerçekten sorumlu, güvenilir, dikkatli, titiz, disiplinli ve en üst düzeylere kadar güçlü şekillerde organize olabilirler... Bu da inat duygularını çok daha fazla tetikleyebilir... Bu özelliklere sahip kişiler, güçlü, güvenilir, yönlendirici ve ikna edici olmak için, baskı yapmaya her yönden isteklidirler... İşte Putin gibi figürler, başkalarını saygı duymaya ve boyun eğmeye zorlamak konusunda başarılıdırlar... Ancak mesele bundan daha derine inebilir ve başkalarını korkutma, zorlama ve aşağılama konusunda kendini daha fazla tatmin etmek isteyebilirler... Bu kişilik özelliklerine sahip olanlar empatiden yoksundurlar, manipüle etmeye çok yatkındırlar... Hatta kendilerini geliştirmek veya kişisel çıkarlarını geliştirmek için ağır sömürücü davranışsal özellikler de geliştirebilirler... Özel olarak rakiplerin ve genel olarak herkesin, zayıflıklarını incelerler ve diğerlerinin dengesini alt üst ederek, çok etkin kontrol dereceleri elde edebilirler...

Bu kişilik özelliklerine sahip kişilerde, açık sözlülüğü ve kararlılığı, kendilerini ve çevrelerindeki dünyayı şekillendiren savundukları güçlü inançlara yansır, dolayısıyla bu karakterler ideolojik olma eğilimlerini artırabilirler... Objektif olmaktan yoksun kalabilirler, önceki fikir, inanç ve değerlere yapışırlar ve tutumlarından çok nadiren vazgeçerler... Ayrıca, bu tür kişiliklerin sahipleri, yenilikçi ve beceriklidir ve bunların etkinliğine kuvvetle inanırlar. Aşırı durumlarda, bu, başarı veya şöhret nedeniyle kendilerini yüceltme fantezileriyle meşgul olmalarını sağlayacak şekilde gelişebilir ve başarılarının abartılması, başarısızlığı başarı olarak dönüştürme veya haklı çıkarma noktasına ulaşabilirler... Detaycıdırlar ve risklerden kaçınmak için çok çalışırlar... Aynı zamanda hassas duyguları bir zayıflık işareti olarak görme eğilimleri vardır, sıcaklık ve samimiyet ifadelerinden kaçınırlar, nezaket ve şefkatten doğrudan şüphelenirler ve başkaları da bu belirtileri gösterdiğinde, onları rahatlıkla kullanabilirler, hatta zarar bile verebilirler... Bu kişilik özelliğine sahip kişiler kendilerini iddialı, açık sözlü, duygusuz ve cesur olarak görürler.

Güç merkezli görüntüye bürünürler... Başkaları onları bencil veya kibirli olarak görse bile, kendilerini olağanüstü değerli görürler... Üstün bir benlik duygularının olduğuna inanırlar...

Psikolojik iletişimi çok iyi kullanan Rusya, Putin'in tüm kişisel ve fiziksel anlamlarda güçlü olduğunu dünyaya duyuran önemli bir ulusal medya imajını da çok başarılı bir şekilde kullanıyor...

Böylesine güçlü siyasi figürler analiz edilirken, büyük ölçüde bilinç dışı olarak psikolojik özellikler olarak derinliklere kök salmış, politik kişilikler ve politik davranışlar da yaratılabiliyor... Bunun en önemli ülkesel örneği olarak Rusya'nın, bu yönden soğuk savaş psikolojisini çok iyi bilmesidir ve bunun izlerini ülkenin siyasi figürleri üzerinde de rahatlıkla gösterebilme ve kurgulayabilme yeteneklerine sahiptirler...

Peki savaşçılardan diğeri, Ukrayna Devlet Başkanı Sayın Volodimir Zelenski kimdir?

Volodymyr Oleksandrovych Zelenskyy, 25 Ocak 1978 Yahudi bir ailenin çocuğu olarak Ukranya'da doğdu. Şu an Ukranya'nın Cumhurbaşkanı olarak görev yapan, senarist, oyuncu ve yönetmendir. Oyunculuk kariyerinden önce Kiev Ulusal Ekonomi Üniversitesi'nden hukuk diploması almıştır ama profesyonel olarak bu alanda çalışmamıştır. Ukrayna Cumhurbaşkanı rolünü oynadığı "Halkın Hizmetkârı" adlı televizyon dizisi de dahil olmak üzere filmler, çizgi filmler ve TV şovları üreten yapım şirketi Kvartal 95'i kurdu. Mart 2018'de Kvartal 95 çalışanları tarafından televizyon programıyla aynı adı taşıyan "Halkın Hizmetkârı partisi" kuruldu.

Zelenski, Mart 2019'da Der Spiegel'e verdiği röportajda siyasetçilere olan güveni yeniden tesis etmek için siyasete girdiğini, "profesyonel, düzgün insanları yönetime getirmek" ve "siyaset kurumunun havasını olabildiğince değiştirmek" istediğini söylemişti. 31 Aralık 2018'de, 2019 Ukrayna Cumhurbaşkanlığı seçiminde aday olduğunu açıkladı... Adaylık açıklamasından altı ay öncesinde yapılan anketlerde bile Zelenski'nin adı, ilk sıralarda geçiyordu. Kampanya dönemi boyunca Kvartal 95 ile gösterilere devam etti. Seçilmesi durumunda bir dönem başkanlık yapacağını da açıklamıştı...

Rusya'nın Ukranya'yı işgal etmeye başladığı andan itibaren güçlü bir liderlik profili gösteren Zelenski, video mesajlarıyla psikolojik savaş vererek, cephede moral üstünlüğü kurarak, Batı'nın dikkatini üzerinde toplamasını sağlamıştır...

Bu noktada ortaya çıkan özellikleri: Zelenski, oyunculuk yeteneklerini, tecrübesini ve bilgisini de kullanarak, hazırlamış olduğu video mesajlarla üstünlük sağlamayı tek başına başarmış ve liderliğini yükselişe geçirmiştir. Tüm dünyanın da sempatisini kazanmıştır. Yayınladığı mesajlarla ordusunun dağılmasını önlemiş ve vatandaşlarını da direnişe dahil etmiştir. Dünya halklarını yanına çekmesi ile birlikte, savaş karşıtı gösterileri ve Batı liderlerinin üzerindeki baskıları da artırmıştır. Yalnız başına savaşan Ukranya, Rusya'ya karşı şaşırtıcı şekilde başarılı direniş sergilemiştir. Bunda en büyük pay ikna ettiği ve şehirleri canları pahasına savunan gönüllü siviller olmuştur. Ev kadınlardan profesörlere, avukatlardan gazilere, gençlerden yaşlılara eli silah tutan herkes, sokakta çatışmaya başlamıştır. Zelenski'nin kararlı duruşu, insancıl yaklaşımları ve halkını, psikolojik araçlarla ikna etmesi bu yöndeki başarısını artırmıştır...

Dünyanın ateş topu olduğu bugünlerde, yaşanılanlar, insanlığın yaşayacaklarının sonu olmayacaktır... Birileri sürekli çıkacak ve kişisel özelliklerinin baskınlığı, savaşta ve barışta siyasi kararların belirleyenleri olma noktasına gelmeye devam edecektir...

Bugün dünyanın yaşadıkları gibi...

Bir taraftan tehlikeli kişilik özellikleriyle ağır basan ve “Üçüncü Dünya Savaşı” çıkarabilecek potansiyele sahip olan 69 yaşındaki Putin ve diğer taraftan sanatçı kişiliği ile ağır basan 44 yaşındaki Zelenski...

İkisi tamamen farklı iki kişilik...

Tek ortak noktaları "psikolojik savaşı" her ikisi de kendi yöntemlerine göre bilmeleri ve kullanmaları...

Sizce bu savaşın kazananı kim olacak?

Bence, günün sonunda bu savaşın kazananı olmayacaktır...

Kaybedecek olan, insanlıktır...

Savaşlar artık, bir ülkedeki yerleşik otoriteyi devirmeyi ve onun yerine başka bir rejimi geçirmeyi amaçlayan, siyasi, ekonomik, psikolojik, askerî birbirine bağlı bir eylemler sistemidir...

Unutmayınız! En tehlikeli ve en büyük savaşlar "düşünce" savaşlarıdır...

Yenilgi yüzde doksan beş, kalbin durumu ve tutumudur, mücadelenin sonucu değildir... Daha savaşmadan mağlup olunabiliyor, bu yüzden psikolojik savaşlar çok tehlikelidir... Dünya savaşı bile çıkarabilir, tarihte İkinci Dünya Savaşı'nda yaşanılanlarda olduğu gibi...

Dünyayı bugün, yarın ve gelecekte, Üçüncü Dünya Savaşı'nın korkunç yıkımından kurtarmak için, barışın kazanmasına, dünya insanları olarak bugün destek olmalıyız...

Gerçek ve kalıcı zaferler savaşın değil, barışın zaferleridir...

Barış şiddetle elde edilemez, ancak anlayışla elde edilebilir...

Barış içinde yaşayabilmek için savaşmalıyız! Gelecek nesiller için savaşmalıyız! İnsanlık için savaşmalıyız!

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Kuzey Kibrisli04/03/22 09:51
Psikolojik savaşın en önemli araçlarından biri de algı yönetimidir. Bu yazınız da tam buna hizmet etmektedir… Söz konusu “psikolojik savaşçılar” temsil ettikleri büyük insan topluluklarının “lider” ünvanlı kişileri aslında kendi insanları gibi yaşanan insanlık trajedilerinin mağdurları ve kurbanlarıdırlar. Psikolojik savaşçıları değildirler. Siz esas olarak bize dünyayı 2040-50’lerdeki düzene hazırlayanların psikolojilerinden bahseder misiniz? Nasıl bir psikoloji ve karaktere sahiptirler ki milyonlarca insana bunları yaşatabiliyorlar!