BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

KKTC'de sosyal adaletsizlik: Müşavirler ve müsteşarlar ordusu!

Yayın Tarihi: 08/04/22 07:00
okuma süresi: 12 dak.
A- A A+

Sosyal devletin en önemli görevlerinden biri de vatandaşın ülkedeki gelir dağılımını ve eşitliğini sağlamaktır... Yoksulluğu ve açlığı azaltmaktır, kronikleşen işsizliği ortadan kaldırmaktır, eğitim ve sağlık hizmetlerini iyileştirmektir ve bunlar için tedbirler almaktır ve düzenlemeler yapmaktır...

Adil dağıtımın, fırsat eşitliğinin ve eşit vatandaşlığın uygulanmasıdır...

Toplum ve insan arasındaki dengeyi koruyabilmektir...

Giderek büyüyen ve KKTC'nin buz dağının altından siyasi çıkarlarla yönetilip, ülkenin en hayati sorunu haline getirilen "sosyal adaletsizlik" anlayışı, rekor üstüne rekor kırmaya devam ediyor...

Sosyal adalet makası, her geçen gün giderek daha fazla açılıyor!

Ülke vatandaşının gün geçtikçe alım gücünün daha fazla düştüğü, gelir dağılımının daha fazla dengesizleştiği, kaygı, endişe ve korku gibi olumsuz duygu ve düşüncelerin hiç olmadığı kadar yükseldiği bugünlerde, "hükûmetçilik" oynayanların tutumu ve ciddiyetsizliği gün geçtikçe artmaya, kesintisiz büyümeye, devam ediyor...

Uygulamalarıyla, toplumsal dengesizliği ve eşitsizliği çok daha fazla artırmayı sürdüren ülkenin başındakiler, ülkede ekonomik kriz yaşanırken, devlet kasası sıfıra ulaşmışken, halkın yüzüne baka baka, üçlü kararnamelerle üst düzey yönetici atamaları ve görevden almalara, son sürat devam etmektedir... Müşavirler ve müsteşarlar ordusuna özel atamalarla, devasal boyutlarda yenilerini eklemektedirler... Evinde oturarak devletten maaş çekenlerin sayısında ciddi oranlarda artışlar var... KKTC'nin bütçesine, ek devasal bütçeler eklenmeye devam ediyor...

Vatandaş, hükûmetçilik oyunu oynayanlardan zamlar karşısında icraatlar geliştirmesini, önlemler almasını beklerken, oyunun içinde oyun oynamaya devam eden oyuncu partiler, kendi atamaları ile bürokratları görevden almayı ve yerlerine başkalarını atamayı sürdürüyorlar...

Acil atamalar karşısında yapılması gereken liyakatin ve tarafsız sınav sistemine göre, üst düzey yöneticilerin devlete alınması gerekirken, hükûmetçilik oyunu oynayan oyuncular, bu yöndeki keyfi uygulamalarına bunu her geçen gün daha fazla artırarak devam ediyorlar...

Hükûmeti oluşturan partiler, atama icraatlarına son sürat devam ederken, bunlara ödenecek maaşlar için de halk, her yönden sömürülmeye devam ediyor... Ve bugün, bu yönden, dünyanın en büyük "sosyal   adaletsizliği " ile karşı karşıya kalan ülkesi yaratılmış oldu...

Hükûmete daha yakın yandaşları atamayı sürdüren zihniyet, her geçen gün toplumu bataklığa sürüklemekte, yapılan gereksiz ve dengesiz atamalarla ülke kaynakları, göz göre göre yağmalanmaktadır...

Vatandaş, hükûmetin "sosyal adaletsizlik" konusunda suç işlediğini şimdi daha fazla ve daha gür bir sesle ifade etmeye başladı...

Gidilen yolun yol değil, bataklığa giden bir yol olduğu farkındalığına toplum şimdi daha fazla varıyor...

Halkın en büyük tepkisi, pahalılık karşısında yapılan uygulamalarla, vatandaşın enayi yerine konmasıdır...  Aşağılanmasıdır... Gelir dağılımı eşitsizliği yaratarak, dolaylı yoldan "hiç" sayılarak, yoksulluğa itilmesidir...

Sürdürülen ve yapılan atamalarla, gelir dağılımındaki eşitsizlik, sosyal adaletsizlik, devasal boyutlarda artarak yükselmektedir... Bireyler ve hane halkları arasındaki gelir dağılımı adaletsizliğini "bile bile" sürdüren zihniyetlerle karşı karşıya olan, daha fazla yok olmaya doğru giden, bir Kıbrıs Türk halkı var artık karşımızda...

Gelinen noktada sosyal psikoloji, ciddi anlamda daha fazla zarar görmeye başlamıştır, önümüzdeki günlerde toplumsal patlamaların daha fazla artabileceği, farklı bir sürece doğru gidilmektedir...

Tüm bunlar aslında ülkedeki zehirli gaz sızıntılar gibidir ve belki öldürmüyor ama toplumu çok ciddi, karanlık bir tünele doğru sürüklemeye devam ediyor...

Ülkeyi yönetenlerin, sosyal-toplumsal psikolojiyi daha fazla ciddiye almaları ve atacakları adımlarda bunu göz önünde bulundurmaları gereken önemli bir döneme gelinmiştir...

Ülke, ekonomik yönden kontrolden çıkmıştır...

Bu durumun halka, ciddi yansımaları olacaktır...

Ciddi sosyal patlama sinyalleri kendini göstermektedir... Bunun önlemini, sosyal adaletsizlik yaratarak, müşavir ve müsteşar ordusu yaratarak engelleyemezsiniz...

Vatandaş ne gördüğünün, ne yaşadığının ve nereye doğru gittiğinin şimdi daha fazla farkına varıyor... Çocuklarının, torunlarının gözlerinin içerisine baktığında, bunu daha net bir şekilde görmeye ve daha fazla hissetmeye başlamıştır...

Ülkeyi yönetenler olarak, sosyal adaletten uzak alışkanlıklarınızdan, müşavir, müsteşar yaratarak siyasi güç ordusu yaratma sevdanızdan, hemen vazgeçmek zorundasınız... Bu tarz yaklaşımlarınız artık ne sizi, ne de ülkeyi ileriye taşımamaktadır...

Halk ayağa kalkarsa, bu halkı durduramayacağınızı bilmelisiniz! 

Eski, modası geçmiş tüm bu otomatik davranışlarınızdan ve alışkanlıklarınızdan vazgeçmek zorunda olduğunuz, yeni bir bilinç seviyesine doğru ilerlenilmektedir... Dünyanın da, her konuda yüksek farkındalığa doğru gittiği bugünlerde, bu yeni değişmekte olan bilinç seviyesini artık bu ülkede mevcut  alışılagelmiş bilgi ve uygulamalarınızla, kolay kolay değiştiremeyeceğiniz günlere doğru gidilmektedir...

Borç krizi ve geçim derdi sorunlarıyla karşı karşıya bulunan vatandaşın karşısına, yeni atamalarınızla yeni üst düzey yöneticilerinizle, yeni bürokratlarınızla, yeni müşavir veya müsteşarlarınızla bunların adını ne koyarsanız koyun, hangi ünvanı kullanırsanız kullanın, halkın vergilerinden bu kişiler için oluşturulacak yüksek maaşlarla, bu zihniyetle halkın karşısına çıkmanız, var olan halkı "yok" saymanızdır! Halkı görmezlikten gelmenizdir! Kendi çıkarlarınızın, halkın çıkarlarının üstünde olduğunu onaylamaktır... Var olan halkı, enayi yerine koymaktır... Dalga geçmektir... Ülkenin insanına hakaret etmektir...

Bu, halkınızı küçük, kendinizi de çok büyük görmektir...

Halkı, ciddi boyutlarda sosyal patlamalara doğru sürüklüyorsunuz... Tehlike çanları çalmaktadır... Bu, ciddidir ve dikkat edilmesi gereken ülkesel acil bir durumdur!

Sosyal adaletsizliğinizin, siyasi davranışsal ve düşüncesel uygulamalarınızın, halk arasındaki olumlu karşılığının olmadığını, artık anlamanız ve bilmeniz gerekmektedir...

Türkiye tarafından da, artık bu siyasi uygulamalarınızın, ekonomik ve bütçesel olumlu karşılığı olmamaya başlamıştır... Halk sosyal adaletsizliğin farkında, Türkiye de ek maliyetlerinizin ve siyasi çıkarlı ek bütçelerinizin, farkındadır...

Hükûmette bulunan partiler olarak sizler, düşünüyor musunuz ki, tüm bu sınırlarınızı aştığınız, yeni "Müşavirler ve Müsteşarlar Ordusu!" maaşları için, Türkiye Cumhuriyeti size para vermeye devam edecek?

Türkiye'nin, bunun farkında olmadığını mı zannediyorsunuz? KKTC'de müşavirler ve müsteşarlar ordusuna özel atamalarla devasal boyutlarda yenileri eklenmekte olduğunuzu görmüyorlar mı zannediyorsunuz... KKTC'de çalışmadan evinde oturarak devletten maaş çekenlerin sayısında ciddi oranlarda artışlar olduğunu bilmiyorlar mı zannediyorsunuz... KKTC'nin bütçesine, ek devasal bütçeler eklenmeye devam ettiğinizi, fark etmiyorlar mı zannediyorsunuz?

KKTC'de "Müşavirler ve Müsteşarlar Ordusu!" sınırlarını çoktan aşmıştır! Birileri buna çıkıp ciddi anlamda, kararlılıkla "dur" diyebilmelidir! Bu, ülkenin kaynaklarına, sosyal adalet anlayışına ciddi anlamda zarar veriliyor, ekonomik ve sosyal denge ciddi anlamda zarar görmeye devam ediyor... Ülkede olumsuz duygu, düşünce ve davranışlar artmaktadır...

 Ülkenin çok büyük bir kesimi, ciddi bir ekonomik çıkmazın içindeyken, ülkeyi yönetenler olarak sizler, yeni atamalar yapmaya devam ediyorsunuz... Bu, anlaşılabilir bir zihniyet değildir!

Sosyal adaletsizlikle birlikte, sosyal patlamaları da tetiklemeyi sürdürüyorsunuz...

 KKTC'de sosyal adaletsizlik, yarattığınız yeni müşavirler ve müsteşarlar ordusu ile daha fazla büyümekte ve çıkmaza ilerlemektedir...

 Yarattığınız bu orduyu, yüksek maaşlarla nasıl ödemeyi düşünüyorsunuz?

 "Halk öder" yaklaşımından hemen vazgeçmelisiniz! Âdil ücret, âdil dağılıma yönelmelisiniz...

 Kamuda, siyasi çıkarlara göre, üst kademe yöneticiler yasası kapsamında dilediğiniz şekilde görevden almaları ve atamaları sürekli yapmaya, yenilerini eklemeye devam ediyorsunuz... Vatandaşa para bulamayan hükûmet nasıl oluyor da yeni atamalara kesintisiz devam edebiliyor, kaynak ayırabiliyor?

 Ülkeyi yönetenlerin, bu sorumsuzluğa ve ciddiyetsizliğe hemen son vermeleri gerekiyor... Ekonomik yıkım artarak sürmektedir... Halk perişan ve çaresiz... Zamların, arkası kesilmiyor... Vatandaş ağır yük altında ezilmeye devam ediyor... Her geçen gün geçinmekte daha fazla güçlük çekiyor artık Kıbrıs Türk halkı...

 Gelir eşitsizliği ve yoksulluk, şiddet döngüsünü tetiklemektedir! Sosyo-ekonomik sorunları artırmaktadır! Kayıtlılıktan, kayıtsızlığa geçişe neden olmaktadır!

Ücret eşiştsizliği ve gelir dağılımı bozuklukları ciddi anlamda sosyal patlamalara neden olabilmektedir... Bireysel sorunlardan, toplumsal ve kitlesel sorunlara kolaylıkla dönüşebilmektedir...

Sosyal adaletsizlik, ileriye giden bir yol değildir! Felakete götüren önemli bir toplumsal çatlaktır...

Sosyal adaletsizlik, kolektif kaygıyı, endişeyi ve korkuyu daha fazla artırıyor, sürü içgüdüsünü harekete geçiriyor, çok ciddi sosyal sorunlara neden olabiliyor...

Umursamadan, KKTC'de "Sosyal Adaletsizliğe" neden olacak, müşavirler ve müsteşarlar ordusu yaratmaya devam etmek, bu halka ve ülkeye yapılabilecek en büyük ihanettir... Halkı daha fazla fakirleştirmedir... Halkı daha fazla yoksullaştırmadır... Ciddi sosyal patlamalara davetiye çıkarmadır...

 Kıbrıs Türk halkı,

Gelir dağılımındaki dengesizliğin, bir ülkenin en ölümcül hastalığı olabileceğini asla unutmamalıdır...

Daha iyi yaşamlar inşa etme fırsatları geliştirmek için, ülkedeki gelir dağılımı dengelenmesine yönelik toplumsal farkındalıkları, bu ülkede yaşayan her bir birey olarak geliştirmek ve çoğaltmak zorunda olduğunuzu bilmelisiniz...

Unutmayınız ve her zaman hatırlayınız... Görme, "gözünüzle" gördüğünüzdür, vizyon ise "zihninizle" gördüğünüzdür... Siz her zaman "zihninizle" görenlerden olunuz... Ülkenin geleceğini "zihninizle" görmeye çalışınız, önlemini şimdiden alınız, aldırınız, birlik olunuz ve birlikte hareket ediniz...

Sosyal adaletsizlikle yaratılan siyasi kaynaklı zenginlikteki çok yönlü bir artış, içinde yaşadığımız toplum modelini yansıtır ve aslında bir anlamda da toplumun önemli bir yıkımla karşı karşıya olduğunu, o büyük tehlikeyi önceden haber verir!

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.