BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

ABD'yi iyi anlayabilmek!

Yayın Tarihi: 15/04/22 07:00
okuma süresi: 11 dak.
A- A A+

Bir şeyi yapmayı mümkün kılan, bir zaman veya koşullar dizisidir...

Olumlu bir sonuç için, elverişli bir durumun oluşmasıdır...

Yapmak istediğiniz bir şeyi yapabilmeniz için ortaya çıkan yakınlaşma, konuşup, görüşme olasılığıdır...

İhtiyaç duyulanlar hakkında daha fazla düşünmeyi teşvik edendir, yenilenmeyi, gelişmeyi, büyümeyi ve daha iyi hale gelmenin yollarını size gösterendir... Hatırlatandır...

Hedeflere ulaşmaya yardımcı olacak doğru kararlar almanıza yardımcı olandır...

O, koşullar, zaman ve yerin en uygun birleşimidir...

Bahsettiğimiz tüm bu ifadeler, karşınıza ne zaman çıkacağı belli olmayan, bazen de göz açıp kapayıncaya kadar kaybolan;

"Fırsatlardır..."

Kişisel fırsatlar olduğu gibi, toplumsal fırsatlar da ülkesel fırsatlar da bazen "bir kez" kapınızı çalabilir... Evet tam olarak "bir kez!"

Bunu anlayabilmek ve değerlendirebilmek, kapasitenize, bakış açınıza ve düşüncesel becerinize bağlıdır...

Geçenlerde adayı ziyaret eden ve toplum liderleriyle görüşmelerde bulunan, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Siyasi İşlerden Sorumlu Müsteşarı Sayın Victoria Nuland'ın açıklamaları dikkat çekicidir...

Öncelikle şunu vurgulamak isterim ki, bir sorunu çözmenin en iyi yolunun onu parçalara bölerek, daha iyi tanıyarak, üzerinde çalışılmasıdır...

Yani; "Fırsatları tanımak" için, sistematik olarak bütünsel adımların, küçük küçük atılmasıdır...

Ulusal dayanışma fikirleriyle, uluslararası "iş birliği" fikirleri geliştirilmesidir...

Çözüme ulaşmadan önce, "işbirliğini" başlatabilmek gibi...

Kıbrıs konusunda çok iyi değerlendirilmeler yapılması gereken, ciddi anlamda odaklanılması gereken hayati bir sürece girildi..

Önemli "fırsatlarla" karşı karşıyayız...

Sayın Nuland'ın Kıbrıs ziyareti ile birlikte daha fazla konuşulmaya başlanan doğal gaz ve elektrik konularında ortaya atılan iş birliği projeleri ile Kıbrıs'ın hem Kuzeyinin hem de Güneyinin dahil edilmesi düşüncesi, gerçekleşip gerçekleştirilmemesi bir kenara, niyet ve yaklaşım yönünden tarihî önemli bir yaklaşımdır...

Sayın Nuland'ın Kıbrıs ziyareti ile birlikte ortaya konulanlar, Kıbrıs sorunu ile ilgili bir çözüm ortaya çıkmadan da Doğu Akdeniz'de İsrail, Güney ve Kuzey Kıbrıs ile Türkiye arasında enerji alanında iş birliği yapılabileceği yönündedir ve bu da oldukça önemli, üzerinde çalışılması ve değerlendirilmesi gereken hayati derecede önemli tarihi bir fırsattır...

Peki bu önemli fırsatı değerlendirebilmek ve üzerinde çalışmak için, halen daha neyi bekliyorsunuz?

Neden gerekli ülkesel adımlar atılamıyor?

Ülkede kurulan, derinleşen ulusal çıkar ve menfaat düzenin bozulmasından mı endişe ediliyor?

İşte karşınızda tarihî bir fırsat! Çözüm öncesi iş birliği imkânı! Neden topluma bu konular, yeterince ve detaylı açıklanamıyor ve bunların “yalan” olduğu söyleniyor?

Sizi tutan ve engelleyen ne?

KKTC Dışişleri Bakanlığı, KKTC Cumhurbaşkanlığı bu önemli görüş ve fırsat karşısında açılım gerçekleştirmesi, Türkiye Cumhuriyeti ile birlikte ortak akılla, uluslararası ilişkilerde aktif olunması, etkin ve yönlendirici rol üstlenerek, ilk adımların atılması gerekmektedir... Doğru ya da yanlış olmasının bir önemi yok, bu konu düşüncesel olarak ortaya konmuştur... Bu gibi konularda görünür olmalı ve kapsamlı, geniş, sistematik çalışılmalara hemen başlanmalıdır...

Evet şimdi, "işbirliğine" odaklanma zamanı... Ülkesel "tanınmalar" olmadan da, bir şeyler yapma zamanı...

Formüller üzerinde çalışma ve atılacak adımları ortaya koyma, ilerleme zamanı...

Ortaya çıkan yeni fırsatlara gözlerinizi kapatamazsınız!

Fırsatlar kapınızı asla iki kere çalmaz! Bu tarihi fırsatı çok iyi değerlendirmelisiniz... Bölgedeki istikrar için, Rusya-Ukrayna krizi ile ortaya çıkan fırsatları, çok iyi görebilmelisiniz! Şimdi hiç olmadığı kadar aktif diplomasi geliştirmeniz gerekmektedir... Artık daha fazla aktif rol üstlenmeniz gerekiyor... ABD, bu fırsatı size dolaylı yoldan da olsa şimdi daha fazla vurguluyor!

Peki, siz neredesiniz?

Adım adım atılacak "iş birliği" modeli ile, Kıbrıs konusunda ilerleme ve gelişmeler, tanınma olmadan da, eşit statüde gerçekleşebileceğini söylüyor size Amerika açık açık... "iş birliği" yaparak, bu yönde ilerlemeler sağlayabilirsiniz... Yeter ki bu yönde bilinç sahibi olun, çalışın ve buna odaklanın...

Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı Sayın Victoria Nuland'ın açıklamalarının özü bu yönde...

Doğru fırsatı beklemeyin; ileri adım atın ve onu yaratın!

Yeni dünya düzeninde, ortada tarihî fırsatlar ve gelecek yaratmak için bugün atılması gereken önemli adımlar var, bunları şimdi görebilmelisiniz!

Sayın Nuland, her fırsatta adanın inanılmaz kültürel mirasından bahsediyor... Maraş'ın potansiyelinden bahsediyor... İçinde bulunan bu süreçle, tüm Kıbrıs halkının kültürel, ekonomik, politik olarak sahip olunan olanaklarla, çözümden önce, "iş birliği" yaratılabileceğine dikkat çekiyor... Dikkatinizi çekiyorum, çözüm olmadan! Eşit statüde!

Parça parça, küçük küçük "iş birlikleri", parçalara bölerek gelişme, ilerleme ve açılım sağlama yönünde ortak aklın, çalışma formüllerinin ortaya konulması, bütünsel çözümler için ilham kaynağı yaratabileceğini ABD, her fırsatta vurgulamaktadır... KKTC, bu yönde aktif taraf olmalıdır...

Aslında, çeşitli alanlarda "iş birlikleri" gerçekten denenebilir... Sizce bunlardan ne kaybedilebilir? Bireysel veya toplumsal olarak "işbirliğini" denemekten, ne kaybedebiliriz ki... Öncelikle bu yöndeki farkındalıkların toplumsal düzeyde gelişmesi ve destek bulması gerekiyor...

Kıbrıs konusuna çözüm bulmadan da, "iş birlikleri" gelişebilir... İnanın bunu, her konuda rahatlıkla geliştirebilirsiniz... Deneyebilirsiniz... Bunun olumsuzluk riskini yok denecek kadar uluslararası düzeyde elinizde, kontrolde tutabilirsiniz... Yeter ki bu konuda çalışın, istekli, kararlı ve bilgili olun... Arkası gelecektir... Farklı ve yeni fırsat kapıları açılacaktır... Artık, Kıbrıs sorununda harcanacak "boş zamana" gerek kalmadan, bu yönde parça parça ilerlemeler sağlanabilecektir... Yeter ki bunu vizyon haline dönüştürün ve deneyin... Çalışın ve çaba sarfedin... Dünyanın desteğini almaya çalışın...

ABD, son ziyaretlerde tam da bunlara dikkat çekiyor... Bunları doğru okuyabilmek, iyi anlayabilmek ve ön yargısız olarak değerlendirebilmek önemlidir...

"Fırsatlar", her zaman ön yargısız, geniş açıdan, faydaları düşünülerek değerlendirilmelidir... Sağlayacağı kazanımlara daha fazla odaklanılmalıdır...

Temmuz ayında 61 yaşına basacak olan ve 3 Mayıs 2021 tarihinden itibaren, Siyasi İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı olarak görev yapan Victoria Jane Nuland, ABD'nin Dış Hizmetlerdeki en yüksek diplomatik rütbe olan "Kariyer Büyükelçisi" rütbesini alan, en önemli Amerikalı diplomatlardan biri olarak gösterilmektedir... Öncesinde; Avrupa ve Avrasya İşlerinden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcılığı, Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanlığı Sözcülüğü, ABD'nin NATO Büyükelçiliği görevlerinde bulunan, Yale Üniversitesi'nde Büyük Strateji alanında Brady-Johnson Seçkin Uygulayıcısı ve National Endowment for Democracy yönetim üyeliği de olan Sayın Nuland, dış politika programında araştırmacı ve Albright Stonebridge Group'ta kıdemli danışman olarak da görev yapmıştır. Ukranyalı Yahudi göçmen bir baba ve Hıristiyan bir annenin çocukları olarak dünyaya geldi, 1983'te Brown Üniversitesi'nden Rus edebiyatı, siyaset bilimi ve tarih eğitimleri aldı... Dış politikada oldukça bilgili ve deneyimli bir kişidir...

Bu temel, özlü ve kısa bilgileri size, Kıbrıs'ı ziyaret eden böylesine etkili ABD'li diplomatın ağırlığının, gücünün, bilgisinin ve deneyiminin birleşiminden ortaya çıkan açıklamalarındaki "Kıbrıs" konusundaki ana fikir olarak vurgulanan; "çözüm olmadan iş birliği" stratejik yaklaşımının, çok daha fazla ciddiye alınması gereken bir davranışsal özellik olduğunun farkındalığına ülkesel olarak varılması için paylaşıyorum... Bunu ABD size, vurguluyor...

Bu stratejik model yaklaşımını böylesine etkili bir diplomat söyleyebilmişse,

Tarihin en büyük "fırsatı" ile karşı karşıya olduğumuzun bilinmesi ve hiç vakit kaybetmeden taraf olarak ileri adımların atılması gerekmektedir...

Unutmayınız! Fırsatlar zorlukların tam ortasındadır...

Ve bazen başarısızlığın içinde de gizli fırsatların olduğunu bilin!

Zafer, problemler içerisinde fırsatlar bulmaktan gelir...

Kötümserler, her fırsatta zorluğu görecek; iyimserler ise her zorlukta fırsatları görmeyi başaracaklardır...

Bahaneler her zaman sizler için orada olacak, ama fırsatlar her zaman orada olmayacaktır...

Fırsatlar gün doğumu gibidir... Çok beklersen, onları kaçırırsın...

Bir fırsatı görebilmek için tüm düşüncelere açık olmalısınız...

Fırsat her yerdedir... Anahtar, onu görebilmek için vizyon geliştirmektir...

"Ön yargılı" olmayın... "Çaresiz" davranmayın... Asla "Korkuyu" kabul etmeyin...

Unutmayınız! Kimse "çaresizlik" özellikleriyle doğmaz... Bu özellik size sonradan öğretilir... Tıpkı "ön yargılı" olmanızın öğretildiği gibi... Tıpkı "korku" duygularının da size öğretilmiş olduğu gibi...

"Fırsat" kendini gösterdiğinde, peşinden gitmekten korkmayın! Deneyin, adım atın, ilerleyin, asla oturup kalmayın!

Bu kişiler için de böyledir, ülkeler için de böyledir...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.