BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Toplumsal 'ötekileştirme' tehlikesiyle karşı karşıyayız!

Yayın Tarihi: 07/10/22 07:00
okuma süresi: 10 dak.
A- A A+

En basit tanımlama ile "ötekileştirme"; toplumu meydana getiren bireylerin sahip olduğu her türlü farklılıklara olumsuz anlamlar yüklenerek, günlük yaşamda bu farklılıkların bir tehdit unsuru olarak algılanması sonucunu ortaya çıkarır...

“Ben ve biz”in dışındakilerin, olumsuz algılanması ve değersizleştirilmesi süreçlerini içerir...

Toplum olarak ayrımcı, dışlayıcı, ötekileştirici söylem ve uygulamalara dikkat etmemiz gereken hayati bir dönemdeyiz...

İdeolojiler, esas olarak söylemlerin her aşamasında ortaya çıkabilmektedir... Geçmişten günümüze taşınan zihinsel belleklerde ön yargılar ve bilindik kalıplar, farklı farklı nedenlerle farklı çıkar gruplarıyla beslenmeye devam ediyor ya da ettiriliyor...

Gerçeklerin saptırılmasına yönelik ortaya konan ve "doğru" olarak kabul ettirilmeye çalışılan  normalleştirilmiş yaklaşımlar, tekrar tekrar dile getirildikçe, doğal varsayımlar haline dönüştürülmeye çalışılıyor...

Günümüz siyasetçileri tarafından bilinçli veya bilinçsiz olarak ortaya konan "ötekileştirici" unsurlar, korku ve suçlama unsurları ile harmanlanarak meşrulaştırılması, toplumsal tehlikeleri ve riskleri de artırıyor...

Irkçı, çatışmacı, bölmeci ve ötekileştirici yaklaşımlar, toplumsal bütünlük ve uyumun bozulmasını hazırlayan en tehlikeli unsurlardır...

KKTC olarak ciddi toplumsal "ötekileştirme" kültürü yüklemesi ile karşı karşıyayız!

Son zamanlarda artan ve ülkemizde sıklıkla dile getirilip tehlikeli bir popülizm haline dönüştürülen bu tarz söylemler, toplumda ciddi kutuplaştırmaları ortaya çıkarmaktadır...

Son günlerde fazlasıyla gündem haline getirilen toplumsal kutuplaştırıcı yaklaşımlar, ülkeye zarar verici niteliklerdedir... Tüm bunlar toplumsal çatışma riskini artıran çok önemli göstergelerdir... Toplumsal tahribat etkisi oldukça yüksektir... Toplumsal huzursuzluğu her yönden artırma potansiyelleri vardır...

Toplumsal kutuplaşma üzerinden beslenerek "popülizm" elde etmeye çalışanlar, çok yanlış yolda olduklarını anlamalı ve bilmelidirler... Bu tarz ucuz siyasetten, günümüzün dünyasında bir yeri olmayan yaklaşımlardan, hemen acilen ülkeye daha fazla zarar vermeden vazgeçilmelidir... 

Çatışmacı ve bölmeci yaklaşımlarla, ırkçı ve ötekileştirici söylemlerle elde etmeyi düşündüğünüz "popülizmi" asla gerçek anlamda elde edemezsiniz! Bu tarz yaklaşımlarla gün gelir bir duvara toslarsınız... Ve her şeyden vazgeçmek zorunda kalırsınız...

Kürsülere çıkarak son günlerde daha fazla artırmış olduğunuz ayrımcı, dışlayıcı ve ötekileştirici söylemlerle vatandaştan oy toplama, birilerinin gözüne girme yöntemi, KKTC'nin geçmişinden bugününe karşılığı olan yaklaşım tarzları değildir... Bu ülkenin özünde olan, alışık olunan yaklaşımlar değildir bunlar...

Irkçı ve ötekileştirici söylemler ve uygulamalar asla Kıbrıs Türk insanının ruhuna uygun yaklaşımlar olmamıştır bu ülkede...

Peki siz, nereden geldiniz? Nerede yaşıyorsunuz? Neyi, neden bu ülkede ısrarla değiştirmeye çalışıyorsunuz? Kimin gözüne girmeye çalışıyorsunuz?

Uygulamaya çalışılan toplumdaki farklı anlayış ve kültürel unsurlarının, ülkenin kutuplaştırılarak, sosyal değişimle güç toplamaya çalışıldığını göstermektedir...

Sosyal ve kültürel değişime doğru ilerletilen toplumsal yapı, çok daha büyük sorunlara ve tehlikelere doğru yol aldığı göz ardı edilmemelidir...

Yerleştirilmeye çalışılan dönüşümsel yapılar ve kavramlar, ilerletilen sürecin en tehlikeli boyutlarıdır...

Toplum içindeki "ayrışmaya" dikkat etmemiz gereken hayati bir sürecin tam ortasındayız!

Siyasi kutuplaşma yaratılarak ortaya konan sosyal ve düşüncesel kutuplaşmalar, çok ciddi tehlikelere doğru ilerletilmektedir...

Siyasi çıkarlar uğruna kamuoyunu manipüle ederek yürütülen ayrımcı, dışlayıcı ve ötekileştirici söylem ve uygulamalara ülkede son sürat devam edilmektedir... Bunun şekli, yöntemi sürekli değiştirilmekte ve yaygınlaştırılmaktadır...

Ayrımcı, dışlayıcı, ötekileştirici söylem ve uygulamalarla, toplumsal doku ve bağlar zayıflatılmaya çalışılırken, üstünlük elde edilmeye çalışılan tüm yaklaşımlar karşısında toplumsal farkındalık ve bütünlük, en üst düzeye çıkarılmalıdır...

Uzlaşı kültürünün bu ülkenin tek çıkş yolu olduğu anlaşılmalı ve bilinmelidir... Ülkesel sosyal uyumun bu ülkenin olmazsa olmaz gerçeği ve kırmızı çizgisi olduğu bilinmelidir...

Bölücülük yaparak toplumsal kutuplaşma yaratmaya çalışanların karşısına, ortak akıl, uzlaşmacı siyasi kültür ve kararlılık konmalıdır...

Bölmeyle, ötekileşirmeyle çıkar sağlamaya çalışan kişilerin karşısına, ortak akılla, uzlaşı kültürüyle, ülkesel sosyal uyumla çıkılmalıdır...

Bilerek ortaya konulmaya çalışılan zıt kutuplaşmalar, ancak bütünsel toplumsal güçle etkisiz hale getirilebilinir...

Yaratılmak istenen oyunun bir parçası haline sakın gelmeyiniz...

Onlar bunu her zaman yapacak... Sizlerin yapması gereken, bütünselliği ve toplumsal uzlaşıyı korumak! Onların haline dönüşmemek, kutuplaşmaya müsade etmemektir...

Ayrımcı, dışlayıcı, ötekileştirici söylem ve uygulamara dikkat etmelisiniz... Bu konuda bilinçli olmalı ve farkındalık geliştirmelisiniz...

Kıbrıs Türk halkı, pek de alışık olmadığı toplumsal "ötekileştirme" kültürü ile karşı karşıya...

Bu konu çok ciddi, tehlikeli ve hayati bir durumdur...

Asla oyuna gelinmemeli...

Nefret, öfke ve şiddet bir ülkeyi mahvedebilir; kutuplaşma siyaseti, en tehlikeli olanıdır...

Bir şeyleri karıştırarak, bir şeyleri asla elde edemezsiniz...

Toplumsal olarak bunlarla başa çıkabilecek güçte ve ortak akılda olunması, tek çıkış yoludur...

Ötekileştirme yaygınlaştıkça, toplum daha fazla bütünleşmelidir...

Siyasiler arasında çok fazla büyüyen ideolojik kutuplaşmalar, topluma ciddi anlamda zarar verebiliyor...

Kurgulanmış ötekileştirme oyunlarına asla gelmeyiniz... Kim olduğunuzu, nereden geldiğinizi ve nereye doğru gittiğinizi biliniz ve hep hatırlayınız...

Bunu, etkisiz hale dönüştürmenin tek yolu; birlik ve beraberliktir...

Günümüz siyasetinde ülkemizde her geçen gün daha fazla çarpıtılan aşırı siyasi kutuplaşma, toplumları zayıflatmaktadır... Ülkeyi geriye doğru itmektedir...

Toplumsal kutuplaşmaların her zamankinden daha yoğun ve daha fazla olacağı günlere doğru ilerlemekteyiz... Buna hazırlıklı olunuz!

Bakış açılarının da kutuplaşmasıyla birlikte, toplumsal ve ülkesel sıkıntılar da daha fazla artmaya başlayacaktır...

KKTC toplumuna, içteki bölücülüğe ve kutuplaşmaya baktığımızda bu son günlerde endişe verici boyutlara doğru gelişip, ilerlediğini ve derinleştiğini fark ediyoruz... En önemlisi de kişilerin birbirlerine karşı davranışları da değişmeye başlıyor artık... Toplumsal tehlikeler alarm sinyali vermeye başlamıştır... Gözünüzü açın!

Yaygın ve tehlikeli bir ötekileştirme kültürüne doğru giden toplumumuz, korku ve baskıyı da beraberinde getiriyor... İyi niyeti ve karşılıklı anlayışı da tamamen etkisiz hale getiriyor...

Ülke çapında tekrar edilen söylemlerle kitlesel çekimler yaratılarak ötekileştirilen halk, çaresizlik, öfke ve tepki yüklemelerine maruz kalıyor, toplumsal patlama riskleri yükseltiliyor...

Gerçek şu ki insanları, birbirlerine düşürmeye doğru atmaya devam ettiğiniz adımlar, toplumu sonu olmayan çıkmaz bir tünelin içine taşımaktadır...

Ötekileştirme, tehlikeli bir oyundur... Tehlikeli bir süreçtir... Bunun farkındalığına ve bilincine varmalısınız!

Siyaset yapıyorum diyerek, "popülizm" adına çıkar sağlama yönündeki yaptığınız yarış, sizi duvara toslatabilir ve başladığınız noktanın çok daha gerisine sizi atabilir... Tehlikeli bir süreçte ilerlemeyi sürdürüyorsunuz...

Halkın siyasi ideolojisine yönelik sürdürülen baskılar ve korkutmalar, günü geldiğinde ters tepki yarattığını asla unutmayınız...

Ötekileştirmeler, aileleri ve arkadaş gruplarını en acımasız şekilde etkiler... Önlenemez bir iç fikir savaşı ortaya çıkarır...

Bugün ülkemizde ve dünyada yaşanılan tüm sorunların en temel nedeni elbette cehalettir, ama çoğu ötekileşmeden ve kutuplaşmadan ortaya çıkmaktadır...

Unutmayınız! İnsanları ötekileştirerek, bölerek bir seçimi kazanmak, o ülkeyi mahvetmenin en iyi yoludur...

Buna asla neden olmayınız, aracı olmayınız, sebep olmayınız, bunu yapanlara asla müsaade etmeyiniz...

KKTC, bile bile içinden çıkılmaz kutuplaşmaya doğru ilerlemektedir veya ilerletilmektedir...

Unutmayınız! Bugünün ötekileştiriciliği, yarının yok oluşudur...

Tarihte Kıbrıs Türk halkı, bunlar yaşansın diye mücadele etmemiştir...

Ülkenize sahip çıkınız...

Uyanın ve silkelenin artık!

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları