BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Güney Kıbrıs'ta enflasyona rağmen büyüme neyin habercisi?

Yayın Tarihi: 18/11/22 07:00
okuma süresi: 9 dak.
A- A A+

Okuyucularımdan gelen yoğun yazı talepleri toplumsal, ekonomik, kültürel, siyasi, gelişim, sosyal vb. her türlü konuyu kapsayan, geniş yelpazeli, her konuda farkındalık yaratmaya yönelik çeşitli bakış açılarını, karşılaştırmaları, gözlemleri ve düşünce geliştirme yollarını içerir... Kişisel mesleki yoğunluğumdan dolayı ancak haftanın belli günlerinde periyodik olarak köşe yazılarım sizlerle buluşabiliyor...

Tek bir konuya bağlı kalmadan, bireysel ve toplumsal farkındalığı biraz aydınlatmak adına "Biraz Aydınlık" köşesindeki yazılarıma yoğun ilgi artarak devam ederken, çok sesliliğin düzeyli yaklaşımlarının en güzel düşündürücü ifadelerini, kendime ait üslupla yazılarıma yansıtmaya çalışıyorum... Hakaret, saygısızlık, itibarsızlaştırma, karalama, kişilik haklarına zarar vermeden... Kişiler, isimler üzerinden değil, ülkedeki sistemsel ve yönetsel eksiklikler ile yanlışlıklar ve sosyal adaletsizlikler üzerinden tarafsız yaklaşımlar, görüşler ve çözümler ortaya koyarak... Sistemsizlikten beslenenlerin hoşlarına gitmese de... Yurt içinden ve yurt dışından çok büyük bir kesim tarafından yazılarımın okunması, takdir görmesi, beğenilmesi ve paylaşılması beni sevindiriyor...

Bizleri sizlere buluşturan Sayın Polat Alper yönetimindeki Kıbrıs Postası'nın, 21'inci kuruluş yıl dönümünü kutlayarak bu vesileyle, gazetenin bugünlere gelmesinde emeği geçen tüm emekçilerine ve siz sayın okuyucularımıza sonsuz sevgi ve saygılarımı ileterek, yürekten teşekkürlerimi sunuyorum...

...

Kışın karanlık yüzüne doğru ilerlediğimiz bu günlerde, havalar soğudukça nasıl ısınılacağının hesabını yapan vatandaşımız, en hesaplı yöntemi bulmaya çalışırken, pahalılık ile başa çıkmanın yolları aranırken, borçlarla da ilgili kriz derinleşiyor, artıyor ve çeşitleniyor... KKTC Merkez Bankası'nın paylaştığı en son verilere göre kredi kartı, şirket ve diğer borçlarda ciddi yükselişler var ve taksitler zamanında ödenemiyor! Çok büyük bir kesim arasında geçim sıkıntısı ve çaresizlik büyüyor, yaygınlaşıyor... Evine ekmek götüremeyecek, sağlıklı beslenemeyecek çok sayıda vatandaşımız var artık bu ülkede... "TL" gün geçtikçe daha fazla değer kaybediyor, "döviz" tırmanışta... Ev geçindirmek zorlaşıyor... Duygusal, düşüncesel ve davranışsal sorunlar katlanarak artıyor...

Ülkemizin başka bir dünyasında da, otellerde gala yemeklerinin düzenleneceği yeni yıl gecesinde hazırlıklar ve reklamlara da son sürat devam ediliyor... KKTC'de asgari ücretlinin açlık sınırında yaşadığı bu ülkede parası olan yine otellerde eğlencenin doruklarına çıkmaya hazırlanırken, çok sayıda vatandaş evine nasıl ekmek götüreceğini kara kara düşünüyor...

Eğlencenin, zengin programları hazır...

Milyarlarca lira, eğlenceye harcanacak...

KKTC'de yıldızlar geçidi yaşanacak...

Peki sizce, ülkede tüm bunlardan kimler yararlanacak? Veya kimlere yararlatılacak?

Ülkedeki enflasyon büyüdükçe gösterişler artıyor, insanlıklar da küçülüyor... Kullanılması gereken ilaçları bulamayan, satın alamayan çok sayıda vatandaş sağlık sorunu yaşarken, eğitimlerini doğru dürüst alamayan çocuklar ve gençler bu ülkede varken, aynı ülkede, kimileri çok başka bir dünyada yaşamakta, kimileri de gerçek dünyada yaşam mücadelesi vermektedir...

İlk söylediklerimin insan olmak için yardıma ihtiyaçları varken, ikinci söylediğimin ise insanca yaşamak için yardım edilmeye ihtiyaçları vardır...

Dünyadaki iyi Hükûmetlerin en büyük özelliği nedir bilir misiniz? Fakir ve zengin olmayan bir toplum yaratmaktır...

Unutmayınız! Fırsatlarla etkileşim kurma şeklimiz, eşitsizliği oluşturur...

Ekonomik büyüme, eşitsizliğin büyümesi anlamına gelmez, eşitsizliğin sona ermesi anlamına gelir...

Peki sizce Güney Kıbrıs'ta enflasyona rağmen büyüme, neyin habercisi olabilir?

Fırsatları değerlendirmelerinin...

Vizyon geliştirmelerinin...

Odaklanabilmelerinin...

Ortak akıl geliştirebilmelerinin...

Bütünsel çaba sarf edebilmelerinin...

Güney Kıbrıs, yeni rekorlar kırarak, artan enflasyon oranlarının etkilerinden yara almadan ticari faaliyetlerini büyütebiliyorlar... İşletmeler cirolarını artırabiliyorlar...

Bunu nasıl mı yapıyorlar?

İki yıllık Covid-19'a kıyasla paydaşlarının turist akışı gelirlerini artırarak ve maliyet artışlarını telafi ederek, hep birlikte çalışarak, hareket ederek başarıyorlar...

Turist akışının perakende sektörüne yeni bir soluk getirildiğinden bahsediyorlar...

Yani getirilen turist, alışveriş yapabiliyor... Alışveriş yapabilen turist getiriyorlar...

Peki bize gelen turist neden istenilen düzeyde alışveriş yapmıyor?

Çünkü onlar bilinçli, hedef odaklı çalışıyorlar ve ülkeye gelecek olan turistleri bu doğrultuda seçiyorlar... O tür bir çalışma modeli alışkanlığı bizim ülkemizde, bizim ülke yöneticilerimizde maalesef yok!

Güney Kıbrıs'ta şimdiye kadarki turizm amaçlı satışlarda, en iyi dönemlerden biri olan 2019'un aynı dönemine kıyasla toplamda yüzde 7'lik artış olduğu açıklanıyor...

Ekonomik gelirler turizm ile artırılmaya ve büyümeye devam ediyor... Esnafın yaptığı satışlar turist kaynaklı artıyor... Artırılıyor...

Önümüzdeki süreçlerde Güney Kıbrıs'ta kumarhane tesislerinin artmasıyla birlikte, alışveriş merkezlerine ziyaretçi turist sayısının önemli ölçüde artacağına kesin gözle bakılıyor, tüm düzenlemeler bu yönde planlanıyor ve programlanıyor...

Peki biz bunları niye yapamıyoruz?

Bize gelen turist niye para harcamak istemiyor?

Güney Kıbrıs'ın tüm bölgelerinde esnafın cirosunu artırdığı vurgulanırken örneğin Lefkoşa'nın merkezinin 2019'a kıyasla satışlarda yüzde 18,5'lık bir artış kaydettiği de açıklanıyor...

İşletmelerin operasyonel maliyet artışlarını kontrol edebilen bir devlet mekanizması var...

Güney Kıbrıs'ta enflasyona rağmen büyüme devam ediyor...

İtibarlarını artırıyorlar...

Para harcayan turist gelişlerini çoğaltıyorlar, çeşitlendiriyorlar... Turist alışverişleri, cazip hale getiriliyor...

Tam yanı başımızda tüm bunlar yaşanıyorken peki bizde kısır döngü konuşmaların ve sonu gelmeyen tartışmaların, şükran söylemlerinin ötesinde neler yapıyoruz?

Fırsatları değerlendirebiliyor muyuz?

Vizyon geliştirebiliyor muyuz?

Odaklanabiliyor muyuz?

Ortak akıl geliştirebiliyor muyuz?

İş yapan insanımızı doğru motive edip, doğru değerlendirebiliyor muyuz? Destek verebiliyor muyuz?

Bu ülkenin suni gündemlerinden çok daha acil, önemli ve ciddi sorunları olduğunu ne zaman anlayacağız?

Unutmayınız! Ülke yönetmek, liderlik varsayımsal bir tartışma değildir; gerçek sorunları çözmekle ilgilidir...

Liderlik yapmayan ama kendine "lider" diyenlerden olmaya devam ediyoruz...

Liderlik, insanları değerli hedeflere doğru harekete geçirmekle ilgilidir...

Liderlik, temsil ettiklerinizin önünde olmak için yeterince hızlı koşmakla ilgilidir...

Liderlik bir yetenektir, bir hediye değildir... Onunla doğmazsınız, nasıl olduğunu öğrenmeye istekli ve kararlı olmakla ilgilidir, uğrunda çaba sarf etmekle ilgilidir...

Karmaşık bir dünyada liderlik yapmak, işleri daha iyi hale getirmek için yapabileceğiniz basit şeyleri de tanımak anlamına gelir...

Bir şeyi yönetmek, sistemlerle ilgili olduğu kadar içsel dünyanız ile de ilgilidir...

Lider olduğunuzda, inisiyatif alabilmelisiniz...

Tutkunuz, niteliğinizdir... Bu sizin lider yeterliliğinizdir...

Liderliğe devam etmek istiyorsanız, değişmeye devam etmelisiniz...

Başarısız liderler, isteksizleri gereksiz olanı yapmaya yönlendirirler...

Kıbrıs Türk halkının geleceğinde söz sahibi olacak gerçek liderlerine özlem gün geçtikçe daha fazla artıyor...

Kıbrıs Türk insanı, KKTC'nin geleceğinde söz sahibi olacak kendi özündeki liderlerini şimdi daha fazla arıyor...

Unutmayınız! Etkileşim, etkilemenin anahtarıdır. Etki, Liderliğin anahtarıdır. Liderlik başarının anahtarıdır!

Sağlıklı zihin, sağlıklı toplum yaratır...

Kıbrıs Türk insanı olarak artık anlamak zorunda olmamız gereken şey; ilerleme ve partizanlığın asla gerçek anlamda bir arada yürümediğidir, bir arada olamayacağıdır...

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.