BİRAZ AYDINLIK

Mert MAPOLAR, C.Ht.
mertmapolar@gmail.com
Mert MAPOLAR, C.Ht.

Zam fırtınası yolda!

Yayın Tarihi: 09/12/22 08:30
okuma süresi: 9 dak.
A- A A+

Sizce KKTC'de fiyatlar neden artmaya devam ediyor?

Kalıplaşan, yani klişeleşen ve ülkemizde basına sıklıkla yansıyan bir ifade vardır; "seçim değil, geçim!"

Bu ifadeyle sıklıkla karşılaşılır ve vatandaşın gündeminin seçim olmadığı, vatandaşın gündeminin alım gücü olduğu vurgusu sürekli ülkemizde yapılır...

Gün geçtikçe artan döviz ve enflasyon artışının olumsuz etkileri, vatandaşın çoğunluğunun korkulu rüyası olmaya hep devam eder...

Halkın büyük bir kesiminin en büyük sorunun "ekonomik kriz!" olduğunun haykırışı sürekli yapılır...

Vatandaşa en büyük sorun nedir diye sorulduğunda hep "ekonomik sorunlar!" cevabı ilk sırada olur...

Siyasi çekişmelerle, seçimlerle ve siyasi demeçlerle sadece çıkar sisteminden beslenenler ve onların yakın çevreleri ilgilenir...

Toplumun bir kesimi devletten aşırı yüksek maaş çeker, aşırı lüks evlerde yaşar, aşırı lüks arabalar kullanır ve aşırı lüks bir yaşam sürer...

Toplumun diğer kesimi de ciddi anlamda geçim sıkıntısı yaşar, gelecekten kaygı duyar, umutsuzluğu bir kader olarak özgürlüğü elinden alınmışcasına, yaşamaya devam eder...

Yani anlayacağınız gelir dağılımındaki uçurum ülkemizde derinleşiyor, genişliyor ve büyüyor... Türk Lirası eridikçe eriyor... Kiradan döviz geliri olanlar, devletten yüksek maaş çekenler zenginleştikçe zenginleşiyor...  

KKTC'de gelir dağılımındaki makas açılıyor... Dev uçurum halinde derinleşiyor... Orta sınıf tamamen ortadan kalkıyor...

KKTC'de en zengin kesimle, en yoksul kesim arasındaki fark, büyüdükçe büyüyor...

Gelir dağılımındaki adaletsizliğin artması ve derinleşen satın alma zorluğu KKTC'de, gelir dağılımının ciddi anlamda bozulduğunun en büyük göstergesidir... Gelir ve yaşam koşullarına yönelik yapılan tüm bilimsel kamuoyu araştırmaları da, bunları destekler niteliktedir...

KKTC'de en üsteki ayrıcalıklılar ve zenginler ile, en alttaki ayrıcalıklı olmayan fakirler arasındaki uçurumdan ortaya çıkan devasal gelir eşitsizliği, ayrıcalıklılar ve ayrıcalıksızlar ile zenginler ve fakirler arasında büyüyen bir öfkeye yol açacak şekilde artırılmamalıdır...

Siyaset, üst kesimin alt kesimin hayatlarıyla oynadığı bir oyun haline asla getirilmemelidir...

Toplumdaki zenginliğin, fırsatın ve gücün adil dağılımını sağlamak için, "ortak akılla" çalışılma alışkanlığının yaygınlaştırılması gerekiyor...

Zam fırtınası yolda!

Sizce KKTC'de fiyatlar neden artmaya devam ediyor?

Neden gelir eşitsizliği devasal boyutlara ulaşıyor?

Toplumsal refah neden sağlanamıyor?

Hükûmetler ne yapıyor?

Bunun sorumlusu kim ve/veya kimler?

Günü birlik alınan göstermelik kararlarla bu ülke ne kadar daha ileriye taşına bilir?

Ülkedeki temel ihtiyaç maddelerine dahi kontrolü sağlayamayan hükûmetler kuruluyor, hükûmetler bozuluyor, tekrar hükûmetler kuruluyor... Kısır döngü devam ediyor...

Gelir eşitsizliği çoğalıyor, çeşitleniyor ve büyüyor...

Temel ihtiyaçlar her insanın hakkıdır!

KKTC'de halkın büyük bir kesimi öncesinde, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanırken, bugün bu ihtiyaçlarını karşılayamaz noktaya getirilmiştir... Zenginlerin daha da zenginleştiği, fakirlerin daha da fakirleştiği siyasal bir sistem geliştirildi...

Yaratılan sistemde bilinçli olarak KKTC Nüfusun yüzde 80'den fazlası devletten para çeker noktaya getirildi... Bunların içerisinde de gelir dağılımı eşitsizliği çeşitlendirildi... Hükûmetteki partiliye ayrıcalıklar verildi... Peki nüfusun geriye kalan o yüzde 20'lik kısım bu ülkede yaşamıyor mu? Peki onları kim düşünecek? Onların haklarını bu ülkede kim savunacak...

Bu ülkeyi yönetenler olarak, temel ihtiyaç ürünlerinin fiyatları konusunda acilen harekete geçmeniz ve gerekeni yapmanız bekleniyor...

Bir salgın gibi olumsuzluklar artıyor...

Toplumsal refah ve alım gücü için;

Vergi ve fonları düşürmelisiniz...

Girdi maliyetlerini azaltmalısınız...

Piyasaları denetlemelisiniz...

Sözde değil fiiliyatta bunları yapmalısınız...

Bunları yapmazsanız,

Yaklaşmakta olan zam fırtınasından, halk çok daha fazla zarar görecek!

Vatandaşların artık, dayanacak gücü kalmamıştır!

Daha önce vurguladığım gibi, siyasi yapı, üst kesimin alt kesimin hayatlarıyla oynadığı bir oyun haline asla getirilmemelidir...

Gelir dağılımındaki adaletsizlikler; ayrıcalıklılar ve ayrıcalıksızlar ile zenginler ve fakirler arasında büyüyen bir öfkeye yol açacak şekilde, artırılmamalıdır...

Belediye seçimleri sonrası, yeni yıl ile birlikte KKTC'de zam fırtınası da yolda!

Hatırlamanız gereken! Bu kadar az kişi bu kadar çok şeye ve bu kadar çok kişi de bu kadar az şeye sahip olduğunda, bir ulusun ahlaki ve/veya ekonomik olarak hayatta kalması, her yönden zorlaşmaya başlar...

Zengin ve fakir arasındaki dengesizlik ülkelerin, en eski ve en ölümcül hastalığı olduğu da asla unutulmamalıdır...

İlerlemenin en basit testi, çok şeye sahip olanların bolluğuna, zenginliğine daha fazlasını ekleyip eklemediğiniz değil, az şeye sahip gelir seviyesi daha düşük olanlara yeterince destek sağlanıp sağlamadığıdır...

Toplumumuzda bir insanı işinden veya gelirinden herhangi bir nedenle mahrum etmek psikolojik olarak bir cinayettir... Buna imkan vermekle ve önlem almamakla, bu insanlara var olma haklarının olmadıklarını onlara söylemiş oluyorsunuz... Yaşamdan, insan haklarından, özgürlüklerinden ve mutluluk arayışlarından mahrum bırakıyorsunuz... Yani toplumun inancını inkar ediyorsunuz...

Aslında eşitsizliğin en kötü biçimi siyasetçilerin, eşit olmayan şeyleri eşit yapmaya çalışmasıdır...

İnsan hakları aynı zamanda büyük eşitsizlikler yaratan adaletsiz ekonomik yapılar tarafından da ihlal ediliyor ve ülkemizdeki hükûmetler bunlara sadece seyirci kalıyor...

Herkesin çalışma hakkı vardır, herkesin eğitim hakkı vardır, herkesin sağlık hizmeti alma hakkı vardır, herkesin emeklilik güvencesi hakkı vardır, herkesin barınma hakkı vardır ve herkesin gelir eşitliği hakkı vardır... Bunu asla göz ardı edemezsiniz... Bu ülkeyi yönetiyorsanız, bunun için çalışmalı, bunun için var olmalısınız...

Zam fırtınası yolda!

Bundan vatandaşı korumak mevcut hükûmetlerin, yönetimdeki siyasetçilerin, asli ve sürekli görevidir...

Vatandaş olarak en büyük zaferimiz asla pes etmemek değil, her düştüğümüzde ayağa kalkmasını bilmektir... Her şeyle yüzleşip bunun hesabını sorumlularından sormaktır...

KKTC vatandaşının hesap sorma zamanı yaklaşıyor... Ekonomik olarak zor günlerin hesabı yakında sorulmaya başlanacak... Halk olarak, ya hiçbir şey yokmuş gibi davranacaksınız, ya da ayağa kalkıp, ilerlemek için "seçim" yapacaksınız...

Unutmayınız! Herhangi bir şeyin fiyatı, onunla değiş tokuş ettiğiniz yaşam miktarınız kadardır...

Bir ülkenin ekonomisi, vatandaşlarının yaşam standartlarını yükseltmeyi başaramadıysa, bunun bedeli sorulur...

Siyasi sistem sorgulanır... Sistemsel reformlar talep edilir... Sorumlularının, bu yönde adımlar atmaları istenir...

Her düşüş, nasıl kalkılacağına dair önemli bir dersi içerir... Dersin farkındalığını, iyi öğrenmelisiniz...

Kıbrıs Türk halkı,

Düşme!

Aşkla birlikte yüksel ki, yarınlar herkes için bugünlerden çok daha güzel olsun...

Hiçbir güneş, gün batımından daha uzun süre dayanamaz, ancak yeniden doğar ve özlemini duyduğunuz o şafağı getirir...

Gerçek başarı nedir bilir misiniz? Dokuz kez düşüp, on kez kalmaktır...

Hadi, Kıbrıs Türk halkı, kenetlenelim, birlik olalım ve o düşenleri hep birlikte ayağa kaldıralım...

Bunu hep birlikte, vatandaş olarak başarabiliriz!

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Mert MAPOLAR, C.Ht. yazıları