Önce imza atacaklar sonra eylem yapacaklar!

Yayın Tarihi: 11/04/17 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Uzun bir süredir hekimleri eleştirmiyoruz diye mutluyduk…

Çünkü onları eleştirirken çok da mutlu olmuyoruz!

Aksine içimiz sızlıyor…

Çünkü kutsa bir mesleği icra ediyorlar!

Saygımız da büyük…

Ama işte öyle kararlara imza atıyorlar ki, yazmamak, eleştirmemek mümkün değil!

Akıl mantık işe değil yaptıkları…

Toplumun gözündeki saygınlıkları yıpranıyor, vatandaşın bakış açısı değişiyor onlar için!

Onlar adına da üzülüyoruz ama nafile işte…

Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli buyurmuş ve sendika üyelerine bir yazı göndererek 18 Nisan'da eylem yapılacağını açıklamış…

Yapabilir tabiî ki!

Sendikal haklara saygılıyız, destekleriz de…

Ama şu ibareye bakın lütfen:

"Sabah herkes görev yerine gidip imza atacak.

Saat 10.00'da Meclis önünde miting gerçekleştirilecek…"

Ne akıllılar değil mi…

Önce görev yerlerine gidip imza atacaklar…

Sonra da eylem yapacaklar!

Maaşlarından kesinti yapılmasın diye…

Yani Sıla hanım!

Kurnazlık olur da bu kadarına da pes deriz sadece…

Dahası var…

Sıla hanım diyor ki;

istedikleri yapılmazsa ikinci bir uyarı yapmadan acil servislerde dahil greve gideceklermiş!

Bu ne demek biliyor musunuz…

İnsanlar ölse umurlarında olmayacak!

Onlar için asıl önemli olan hekimlerin hakları…

İnsanlar acil vakalar için hastaneye gidecekler ama onlara bakmayacaklar!

Kimse kusura bakmasın ama böyle bir eyleme de kararlara da saygı duyamayız…

Zira acilde grev yapmak demek insanları ölüme terk etmekle eş değerdir bizim için!

Oysa bakanlık 40 yıldır yılan hikayesine dönen bir sorunu ele aldı, bir takım kararlar üretti…

İyi ya da kötü!

En azından bir başlangıç yaptı…

Daha önce hiçbir bakanlık döneminde olmayanları masaya yatırdı!

Genç hekimlerin maaşlarını arttırdı…

Ama sendika bunu bile kabul etmiyor!

Tüm hekimlerin eşit olmasını istiyor…

Dedik ya…

Sendikasın elbette eylem de yapacaksın, miting de grevde!

Ama bunları adabına göre yapacaksın…

Hastaların haklarını da düşüneceksin!

Ne demekmiş acil servisler de dahil greve gideceklermiş…

Başkasının yaşama hakkını elinden alarak hak hukuk arama mı olurmuş!

İşte Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli'nin sendika üyelerine gönderdiği ve eylem kararı alınan o yazısı:

...
"Değerli arkadaşlar,

Bugün genişletilmiş sendika yönetim kurumuzu gerçekleştirdik.

Kararlar:

1-18 Nisan 2017 Salı günü eylem yapılacak.

Saat 09.00-12.00 saatleri arasında olacak. Sabah herkes görev yerine gidip imza atacak.

Saat 10.00'da Meclis önünde miting gerçekleştirilecek.

Mağusa, Girne ve Cengiz Topel'den minibüsler kalkacak

2- Taleplerimiz: Hekimlerin göç yasası ve sosyal güvenlik yasalarının çıkarılması, tüm hekimlerin eşitlenmesi için bakanlığın derhal masa açması, sendika ile uzlaşarak yasal değişikliklerin yapılması.

Hekim yasasının 31 Mayıs'a kadar Meclis'ten onaylanması.

1 hafta içinde bakanlık gerekene yapmadığı taktirde ikinci bir uyarı yapmaksızın acil dahil greve geçilecek.

Herkes hazır olsun, bizi deviremezler, gücümüz büyük, yeter ki sağlam duralım.

Esen kalın…"


Bu kitapların manası ne!

"Dün gece Girnede'den Mağusa'ya saat 22.00 gibi geldik...
Apartmanın tam giriş kapısına bırakılmış bu kitapları bulduk.
Belli ki, birçok yere bırakılmışlar.
Oldukça kaliteli, pahalı kağıtlara ve tüm sayfaları renkli basılmış bu kitapları gece vakti kimler ve niçin dağıtıyorlar ? Amaç nedir ?
Umarım birileri ilgilenirler..."

(Mehmet ÖZKARDAŞ)


Bitse de kurtulsak modundayız…

16 Nisan'da yapılacak olan Türkiye'deki anayasa değişikliği referandumunda gittik ailecek oyumuzu kullandık.

Şahsım adıma söylersem daha önce de ifade etmiştim 'hayır' mührü vurdum çünkü kendimce nedenlerim var!

Ama hem Türkiye'de hem KKTC'de olay çok abartıldı ki…

Sanki de 16 Nisan'dan sonra sonuç ne çıkarsa çıksın felaketler yaşanacak!

Seviyesiz tartışmalar, suçlamalar, vatan haini ilan etmeler gırla gidiyor…

Sohbetlerin neredeyse tüm konusu bu!

Bu kutuplaşma artık koca Türkiye'yi nereye götürür bilinmez ama…

Ben artık 'bitse de kurtulsak' modundayım!

Zira tüm meselelerimizi çözmüşüz gibi şimdi de referandum tartışmaları içinde birbirimizi incitiyoruz…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Levent ÖZADAM yazıları