Tıp-İş'ten Şark kurnazlığı!

Yayın Tarihi: 14/04/17 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+
Tıp-İş Başkanı Sıla Usar İncirli artık işi kurnazlığa döktü…

18 Nisan'da miting yapacaklar ya!

Kamuoyunun gözüne nasıl girecekler anlaşılan yatıp kalkıp onu düşünüyor…

Dün de sosyal medyada kendi hesabında bir paylaşımda bulundu!

G.Mağusa Devlet Hastanesi'nin başarılı doktorlarından Mustafa Kalfaoğlu'nun düşüncelerini paylaştı…

Önce o paylaşımı biz de sizle paylaşalım:

…

"Dostum Mustafa Kalfaoğlu'nun ağzından:

"Hüseyin en azından ödül alıyor. Biz ne yapsak cezaya giriyor. Yıllarca kendi alanımda ülkeye onlarca yenilik getirdim. 2006 yılından beridir de ileri laparoskopik cerrahi ve en önemlisi safra yolundaki taşların ağızdan endoskopla ameliyatsız alınmasını sağlayan ERCP işlemini KKTC' ye kazandırdım. Bu güne kadar da yapmış olduğum1640 ERCP işlemi ile ülkenin daha önce yurt dışına sevkettiği bu hastalardan yaklaşık 17 milyon TL kazanmasını sağladım. Buna rağmen halen Mağusa Devlet Hastanesinde yapmış olduğum ameliyat, endoskopi, ERCP, kapsül endoskopi, endosonografi,hasta bakımı, küçük müdahale ve muayenelerin özeldeki karşılığı 500-600 tl olup, aldığım maaş 7350 TL dir. Özelde çalışmadığım taktirde devletin veremediği eğitim hizmeti için özel okula ödemem gereken para 2 çocuk için aylık 4000tl. Sağlayamadığı toplu taşıma için harcadığım benzin parası 1000tl. Ev giderleri 1500 tl. Diğer giderler 2000 tl olduğuna göre nasıl geçinebilirim. Bu devlet benden ne bekleyebilir? Tabii ki tek seçeneğim İSTİFA. Onların kaybı ayda 500- 600 bin tl. Benim kaybım 7350 tl.Halkın kaybı SAĞLIĞI. Sen en azından ödül aldın Hüseyinim. Biz başarılarımızın karşılığında hiç birşey almadık. Bakanlık bir teşekkür yazısı bile yazmayı akıl edemedi. Bu koşullar altında Allah Devletimize, düzeltiyorum, hükümetimize zeval vermesin, halkımıza da sağlık versin ki bizlere ihtiyacı olmasın. 1 Ağustos itibarı ile de kalan yıllık izinlerimi kullanmaya başlayacağımı ve süre bitiminde de sizleri 5000tl maşla tedavi edecek mutsuz genç cerrah arkadaşlarıma devredeceğim. Ben ödülümü 1992 yılında Tıp Fakültesini BİRİNCİLİKLE bitirdiğim zaman Cumhurbaşkanım Rauf Raif Denktaştan, Rektörümden ve bu güne kadar tedavisini üstlendiğim tüm hastalarımdan fazlası ile aldım. Hükümetten hiçbir beklentim yok."

…

Dr. Mustafa Kalfaoğlu 7 bin 350 TL maaş aldığını ifade etmiş ve kendi standartlarına göre bu parayla geçinmenin mümkün olmadığını söylemiş…

İyi de etmiş!

Herkesin bir geçim standardı vardır ve aldığı maaş buna yeter ya da yetmez…

Kalfaoğlu'na söyleyecek sözümüz yok!

Yok ama…

Sıla hanıma var!

Öncelikle soralım, Dr. Mustafa Kalfaoğlu niçin bunları kendisi değil de Sıla hanıma söyletmiş…

Ağzı yok mu, elbette var, ama işte buna biraz da hekim dayanışması diyebiliriz!

Sıla hanım da bunu fırsat bilmiş, Kalfaoğlu'nun kendisine söylediklerini kamuoyuyla paylaşmış…

Amaç belli ki şu:

Sadece genç hekimlere değil eski hekimlere de daha fazla maaş artışı yapın!

Ama bunu kendisi değil, bir meslektaşının sözlerini kullanarak söylüyor…

Aslında Kalfaoğlu'nu kullanıyor, Şark kurnazlığı yapıyor!

…

Bir daha vurgulamakta yarar görüyoruz…

Biz şahsen devlette çalışan hekimlerin düşmanı filan değiliz!

Bu mesleğin de kutsallığına inanıyoruz ve bu mesleği yapanların yaşam standartlarının en üst düzeyle olmasını sonuna kadar destekleriz…

Ama bazıları var ki kutsal saydığımız mesleklerini kullanıp bundan rant elde etmeye çalışıyor!

Bunu tehdit derecesine kadar getiriyor…

Oysa istedikleri belli, maaşların yani hayat standartlarının yükseltilmesi!

Hoş birçoğunun hayat standardı ikinci iş yaptığı için diğer birçok kesimden çok yüksekte ama…

İkinci iş artık tamamen yasaklanıyor ve bir tercih yapma noktasına geldiler ya!

Ne koparırsak kardır mantığı…

Bunun için 18 Nisan'da eylem yapacaklar!

Önce çalıştıkları hastanelere gidip imzalarını atacaklar ki maaşlarından kesinti yapılmasın, sonra da Meclis önünde eylem yapsınlar…

Bencillik ancak bu kadar olur doğrusu!

Hatta devlete süre de veriyorlar…

İstedikleri olmazsa ileride eylemlerini acil servise de taşıyıp, acil hastalara da bakmayacaklar!

Kusura bakmasınlar ama bunda iyi niyet göremiyoruz biz…

Dağ yolu temize mi çıktı!

Üç kişinin ölümüyle sonuçlanan trafik kazasında mahkeme kararını verdi…

Kamyon sürücüsü 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırıldı!

Şimdi bu karar tartışılıyor kamuoyunda…

Özellikle acılı aileler cezanın az olmasından dolayı haklı olarak sitem ediyor!

Belli ki mevcut yasalardaki cezalar vatandaşa az geliyor…

Ama burada gözden kaçan bir şey var; mahkeme ölümlü kazada kamyon sürücüsünün tamamen sorumlu olduğunu çevresel kusurun da olmadığını açıkladı…

Hani kaza sonrası dağ yolunun bozuk olması çok tartışıldı ve lanetler okundu ya!

Mahkeme kararına göre bu yol temize çıktı ya bu da başka bir ironi ve tartışma konusu artık…


Makul ölçüde zor kullanacaklar!

Özel güvenlik çalışanlarının yeni statüleri belirlendi…

Silah taşıyamayacaklar!

Soru şu:

Silahlı soygunculara karşı ne kullanacaklar!

Zor kullanacaklar ama bu makul ölçüde olacak…

Şunu mu demek istiyorlar acaba:

Korumakla yükümlü oldukları bir iş yerini diyelim elinde bıçak olan hırsızlar bastı…

Güvenlik görevlisinin tek silahı ise pazıları olacak!

Onu kullanırken makul davranacaklar, bir tokat bir okşama yapacaklar…

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Levent ÖZADAM yazıları