Bakanlar tel tel dökülünce…

Yayın Tarihi: 13/10/17 07:30
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+
Kılıçlar çekildi, hodri meydan nidaları yankılandı…

Aslında hodri meydan filan çekmeye hiç gerek yoktu ki!

Şubat, mart ya da nisan…

Bu tarihlerde olacak bir seçim erken seçim olarak nitelendirilebilir mi?

Birçoğuna göre olabilir…

Bana göre ise olmaz!

Hoş erken ya da geç…

Olması gereken bir karardı bu!

DP dışında herkes seçimin öne alınmasını istiyordu…

Özgürgün biraz da kamuoyunun duygularına tercüman oldu!

Ak koyun kara koyunun belirlenmesi için önemlidir…

Hem iktidar hem de muhalefet için önemlidir çünkü artık hepsi de boylarının ölçüsünü almalıdır!

…

Başbakan'ın erken seçim kararının en önemli sebebi, bazı bakanların artık tel tel dökülmeye başlaması, doğal olarak da UBP'nin bir yıpranma sürecine girmesidir!

Özgürgün bunu dost sohbetlerinde dile getirse de görevden alma gibi bir eyleme başvurmamış, parti içi dengeleri ön planda tutmuştur…

Böyle bir tavır bir siyasetçi için belki normal karşılanabilir ama kamuoyu artık siyasileri öyle baskı altına almıştır ki, seçimin geciktirilmesi iktidar partileri için tehlike sinyalleri vermeye başlamıştır!

Peki, Özgürgün aynı isimlerle seçime girer mi?

Girerse siyasi hayatının en büyük hatasını yapar…

Seçim sonuçları açıklandığın da pişmanlığı fayda etmez!

…

Erken genel seçim isteminin başka nedenleri de var…

Hani şu sıklıkla bahsedilen 12 bin UBP üyesi var ya!

Normalde adayları onlar belirleyecek ama…

Tüzüğe göre erken genel seçim olunca, UBP Genel Başkanı'na bazı öncelikler veriliyor!

Aday belirleme tamamen Hüseyin Özgürgün'ün elinde olacak…

Buna göre içerideki çürük elmaları temizleyebilirse ki eğer siyasete devam etmek istiyorsa temizlemek zorunda, işte bu tüzük maddesi onun için tam da bir fırsat teşkil edecek!

Kendi de çok iyi biliyor ki UBP tabanı artık kaşarlanmış siyasetçiden bıktı usandı…

Temiz siyasetçi, yeni yüzler, proje üreten kafalar istiyor!

Bir iki bakanın yanlış icraatları ya da şaibeli işleri partinin tümünü etkileyecek noktaya geldi…

…

Aslında UBP'li olan, ama DP'den seçim kazanıp sonra istifa eden 4 bağımsız konusu da çok önemli…

Bu arkadaşlar sözde bağımsız ama UBP parti merkezi ya da ilçelerden dışarı çıkmıyorlar!

Şu anda çok da güçlüler çünkü istesinler hükümeti yıkacak, UBP'yi iktidarda değil muhalefette seçime sokacak güçleri var…

Belli ki hükümetin kurulmasına destek verirken, kendileriyle görüşüldü, birtakım sözler verildi ve hatta bunlar dağıtılan istihdamlardan bile kontenjan sahibi oldular!

Artık seçime girmeden mi aday olurlar ya da üst sıralarda mı aday gösterilirler bu bilinmez ama Özgürgün'ün erken genel seçim kararının ardında biraz da tüzüğe göre daha fazla inisiyatif sahibi olma gibi bir düşüncesi vardır!

Bu arada; seçim olacaksa, Özgürgün-Erhürman restleşmesinden daha ziyade halkın iradesinin belirlenmesi çabası amaçlanmalıdır!

Kirli çamaşırlar ne olacak?

Taksicilerin epey ses getiren eylemi dün askıya alındı…

Bakanlık birtakım taahhütlerde bulundu taksiciler de bugün yapacakları eylemden vazgeçtiler!

Uzlaşma sağlandı demek ki…

Bu defteri kapatalım gitsin mi?

Kapatmayalım lütfen…

Eyleme katılan hangi taksicilerin bakandan ne gibi kişisel isteklerde bulunduğunu, bunlardan hangilerinin yerine getirildiğini bilmek herkesin haklıdır!

Kirli çamaşırlardan bahsediyoruz yani…


80 öğrenci kimin umurunda?

KTÖS Genel Sekreteri Şener Elcil açıkladı dehşete düştük…

Yaptığı açıklamaya göre sadece Girne'de 80 öğrenci okullara kayıt yaptırmamış!

Çünkü okullar tıklım tıklım ve buralarda sağlıklı bir eğitim almak mümkün değil…

Bu açıklama doğru ise dün gün boyunca Milli Eğitim Bakanlığı'ndan niçin karşı bir açıklama yapılmadı?

Ya da 80 öğrenci kimin umurunda kimin umurunda değil!


Sadece merak işte?

Özel okullar denetleniyor mu?

40 okulun su deposunda tespit edilen koli basili bakterisi…

Çok daha önce önlem alınması gerekirdi ama yine de belli ki denetim yapıldı ve ortaya çıktı!

Hepsi de devletin kontrolünde olan okullar…

Peki ya diğerleri?

Yani onlarca özel okul!

Bunların denetimi yapılıyor mu?

Özel okullarda çocukları okuyan veliler merak ediyor…


Halılar ne oldu?

Cumhuriyet Meclisi'nde tadilat çalışmaları devam ederken 3 adet tarihi avize kayıplara karışmış…

Hırsızlık da olabilir ihmalkarlık da!

Haliyle akla hemen şu soru geliyor:

Yıllar önce Vakıflar'da kaybolan tarihi halılar ne oldu?

Bunun peşine kimse düştü mü?

Alan mutlu satan mutlu mu?

Devlet malı deniz meselesi anlayacağınız!


Kıb-Tek'te münhal var mı?

Telefon açıp bize bile soruyorlar…

Onlarcası sormaya başlayınca kaleme alalım dedik!

Kıb-Tek'te torpilin var mı diye soruyorlar…

"Hayırdır" deyince de;

"Bizim kızı ya da oğlanı oraya sokalım" cevabını alıyoruz…

Seçimler de yakın ya!

Devlette istihdamlar daha bir ön plana çıkmaya başladı…

Birileri açıklasın da herkes bilsin bari!


Yerli kanallar niye kalitesiz?

Kalitesiz derken yayınlardan bahsediyoruz…

Biz de birkaç kez rast geldik!

Yerli kanallar aynı uydu frekansından yayın yaptığı için aynı anda hepsi birden devre dışı kalıyorlar…

Ayrıca renk ve parlaklık kalitesi de ayrı bir sorun!

Siz bunu devlete yakıştırıyor musunuz?

Öyleyse sorun yok…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Levent ÖZADAM yazıları