Ankara'nın Kıbrıs politikası iflas mı etti!

Yayın Tarihi: 10/10/18 07:30
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Sanki de yeni bir yol ayırımındayız…

Kıbrıs konusunda bir şeyler pişiriliyor ama bizim haberimiz yok!

Hadi bizi bir yana bırakın, Akıncı'nın da mı yok diye insan düşünmeden edemiyor…

Göreve geldikten sonra ilk kez Ankara'ya sitem etmeye başladı çünkü!

Sanki de ortada Kıbrıs sorununda Kıbrıs Türkü geri planda bırakılıyor gibi bir hava esmeye başladı…

Yine de kibarlığı pek bozmadan sitem ediyor Cumhurbaşkanı!

Türkiye şimdiye kadar hiç perde gerisinde bile olsa Rum yetkililerle görüştü mü?

Belki görüştü ama bizim haberimiz olmadı…

Şimdi bu artık yüksek sesle konuşulmaya başlandı!

Bu konuya Akıncı sitem etmeyecek de kim edecek ki?

Siteminde haklıdır, hem de yerden göğe kadar…

…

Anladığımız kadarıyla Cumhurbaşkanı Akıncı Kıbrıs Türk tarafının pas geçilerek Rumlarla görüşülmesi mesajlarını çoktan aldı ama şimdi kamuoyuna açıklamaya başlamıştır…

Sorun Kıbrıs'ta!

Kıbrıs'da iki ayrı toplum var…

Çözüm olacaksa da ikisinin arasında olacak!

Ama, Ankara bu kadar yaşanmışlıktan sonra Akıncı'yı, ki Akıncı burada Kıbrıs Türk toplumunu temsil etmektedir, devre dışı bırakarak Rum kesimiyle görüşecek…

İyi de neyi görüşecek?

Hele de masada Kıbrıs Türkünü temsilen birisi yoksa…

Belli ki artık Kıbrıs'ın kaderi konusunda garip, pek de bilinmeyenli gelişmeler yaşanmaktadır!

Her an ne olabileceği belli olmayan gelişmelere gebe bir sürecin başlangıcındayız sanki de…

…

Ankara'nın bundan sonraki Kıbrıs planı nedir bilmiyoruz…

Ama çözüm eğer burada olacaksa bilmemiz gerek!

Sonuçta son kararı Kıbrıs Türkü verecek…

Çok daha da önemlisi Rumların yıllardan beridir sürdürdüğü politikaların başında Kıbrıs Türkünü devre dışı bırakmak olduğunu da düşünürsek böylelikle sadece Ankara'yı muhatap alması onlar için büyük bir zafer niteliğindedir!

Bu arada Akıncı gayet kibar bir şekilde birkaç kez görüşseler olur diyor ya…

Bize biraz fazla iyimser gibi geliyor bu sözler!

Ya da Ankara'yı kırmamak güvendirmemek için sözler de olabilir…

Buna da tamamen karşıyız!

Onlar Rum kesiminden birileriyle birkaç kez görüşecekse Akıncı da muhakkak Atina'daki yetkililerle görüşebilmelidir…

Ama en doğrusu, teke tek görüşmelerden daha ziyade görüşmelerin Ankara, Lefkoşa ve Atina üçgeninde yapılmasıdır!

…

Sonra başka bir detay daha var aslında…

Cumhurbaşkanı Akıncı yaşanan son gelişmelerden rahatsız olduğunu dile getirdi ama

Dışişleri Bakanı Özersay onun gibi düşünmediğini açıkça beyan etti bir açıklamasında!

Ben öyle hissetmedim diyor…

Bu bir hissetmek ya da hissetmemek meselesi değildir ki!

Bir şekilde Rumların yıllardan beridir istedikleri konumun gerçekleşmesi, karşılarında Kıbrıs Türkünü değil Ankara'yı muhatap görme isteklerinin gerçekleşmesidir de aynı zamanda…

Sayın Özersay'ın bu durumdan rahatsızlık duymaması, ya da konuyu hislere getirmesi ne kadar anlamlıdır ki!

Sonuçta bir Dışişleri Bakanıdır…

Türkiye'nin Dış İşleri Bakanı, Rum kesimi ile direkt temaslarda bulunurken kendisini hiç mi dışlanmış hissetmeyecektir yani!

Kim bilir belki de perde gerisinde yaşanan bir takım yeni gelişmeleri biliyor ama o da bunları gizli tutmaya çalışıyor…

Bunun başka bir açıklaması olabilir mi?

…

Hiç kimse kusura bakmasın da…

Kıbrıs Türkü dünyadan izole edilmişken Ankara'nın Rum kesimiyle görüşmesi bize göre Kıbrıs Türkünü devre dışı bırakmaktan başka bir işe yaramayacaktır!

Ayrıca Türkiye, her türlü organizasyonlarda Rum tarafı ile her türlü faaliyeti gösterirken, bir spor takımı KKTC'de tek bir maç bile yapamamaktadır…

Yani en azından spor olaylarında KKTC'nin izole edilmesine göz yummaktadır!

Buna bir de üst düzey siyasi görüşmeler eklenirse Ankara'nın Kıbrıs konusunda yıllardan beridir sürdürdüğü politikalar da iflas etmiş olacaktır!

Bunun başka bir mantıklı açıklaması varsa da çıkıp açıklasınlar ki bizim de aklımızdaki soru işaretleri her geçen gün kocaman olmasın…

5'i birden hasta raporlu…

KTAMS dün Meclis önünde eylemdeydi ama…

Meclis'teki 14 stenograftan 9'u grevde 5'i de hasta raporlu olunca Meclis oturumu gerçekleşemedi!

Ne büyük tesadüf değil mi?

İşte Gülşah Sanver Manavoğlu'nun o paylaşımı;

"14 stenograf var mecliste, 9 u grevdeydi , 5 i hasta raporlu.. 5 i birden hasta olmuş ?... müdürün kamu çalışanları yasasına göre hastaları neden 5 i birden hasta oldu diye sorgulayamaz Ve iç tüzüğün 160ıncı maddesine göre tam kayıt olmadan açılamaz , ses+video+steno Ben dedim steno olayım, yeminli olmam lazımmış…"

Sadece Merak İşte?

Devlet kâr eder mi?

Sosyal devletlerde kar amacı güdülmez ama biz çok eksantrik bir devlet olduğumuz için bazı kurumlar ediyor…

Hani şu battı denilen Kıb-Tek!

Vergi şampiyonu bile oldular…

Herkes nasıl battı diye tartışıyor ama nasıl bir sözde sosyal devlet düzeninin içinde olduğumuzu konuşan yok!

Bugün niye toplanmıyorlar?

Cumhuriyet Meclisi dün toplanamadı…

Sonra bir açıklama;

Önümüzdeki hafta Salı günü toplanacaklarmış!

Belki de iç tüzük filan meseleleri olabilir…

Ama toplanma istekleri olsa hadi dün toplanamadılarsa pek ala bugün bir yolunu bulup toplanabilirlerdi!

Nerde bunlarda o hizmet aşkı ki?

Gece kulüplerine izin mi çıktı?

İçişleri Bakanlığı geçtiğimiz aylarda bir dizi tedbirler üretmiş Alayköy yolu üzerindeki gece kulüplerine aydınlatma yasağı getirilmişti….

Doğru ya da yanlış konu o değil!

Ama belli ki kurallar ortadan kaldırılmış…

Ya da gece kulübü işletmeleri anlaşmışlar inadına hepsi birden yeniden ışıl ışıl oluvermişler!

Sizi kim takar gibisinden…

Asker ne güne duruyor?

Asayiş durumları malum…

Artık yolarda kelle koltukta gidiyoruz!

Çünkü polis sayımız az…

Zira bine yakın ihtiyaç varmış!

Bu kıtlıkta bu kadar çok polis istihdamı yapılamayacağına göre askerimiz ne güne duruyor?

Sadece dış güvenlikte değil iç güvenlikte de özel eğitilmiş askerlerimize niye görev verilmiyor!

Bu konuyu düşünün deriz…

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Levent ÖZADAM yazıları