Açık, net ve somut hedeflerimiz var mı?

loading
26 Eylül, Cumartesi
£

9.77

8.92

$

7.66

DÜŞÜN

Uğraş BERATLI
ugrasberatli@gmail.com
Uğraş BERATLI
A- A A+

Açık, net ve somut hedeflerimiz var mı?

Bölgemiz karmakarışık. Belki de tüm bölgede fitili ateşlenmemiş tek sorun Kıbrıs sorunu.

Hemen saymaya başlarsak, Akdeniz çevresinde ve Orta Doğu'da ve hatta Doğu Avrupa’da hemen tüm ülkeler ya ciddi iç meseleler ile ya da sınır sorunları ile boğuşuyorlar. Libya’dan, Azerbaycan’a Ukrayna’dan ta Afrika’nın içlerine kadar bir gerilim sürüyor.

Her gün yeni ittifaklar kurulup her gün ittifaklar bozulup yenileri kuruluyor. Postmodern dünyada istikrar krizin ta kendisi durumunda. İstikrarlı bir krizin içindeyiz ve bu çatışma ortamında bir yanda güç politikaları yürürlükteyken diğer yandan da herkes bir birine elini de uzatıyor.

İsrail bir yandan Kıbrıs Rum tarafı ile el sıkışıp Türkiye’yi tehdit ederken diğer yandan Türkiye ile pazarlığa oturup, Kıbrıs Rum kesiminin Doğu Akdeniz’deki planlarını baltalıyor. Türkiye bir yandan Ukrayna ile yakınlaşıp, diğer taraftan Rusya’dan silah alıyor. Örnekleri çoğaltmak çok kolay.

100 yıldır süren Avrupa’daki denge de çözülmeye yakın görünüyor. Almanya’nın latinlere karşı tepeden bakan tavrı ya da İngiltere’nin Avrupa Birliği’ni terk etmesi bir yana Ukrayna’da ABD ile AB’nin Rusya’ya karşı tavrı ya da Londra sokaklarında Ruslar’ın gizli servis operasyonları yürütmesi bizim gibi soğuk savaş dengesinde doğmuş olanlar için tedirgin edici. Yeni kuşaklar, dünyanın 50 yıla yakın yok olma tehlikesi de içeren bir nükleer savaş tehtidi ile yaşadığını ne biliyor ne de hatırlıyor. İkinci Dünya Savaşı’nı yaşamış kuşaklar artık öldüler ya da çok yaşlılar, Soğuk Savaş’ı yaşayanlar ise artık bir kenara çekilmiş internet denilen bu garip dünyada yanlışlıkla twit atıyorlar.

Yeni dünya taraf olunan değil herkesin taraf olduğu bir dünya haline geldi.

Toplumlar, kitlelere dönüştü.

Platon veya Aristoteles’in ırkçı olduğu iddia edilerek, kölecilik yanlısı olduğu için kitaplardan çıkarılması konuşuluyor. Kölecilik derken algıda bu kölecilik sanki de afrikalı köleler ile ilgiliymiş gibi de absürd bir düşünce kayması da var.

Herhangi bir şeye ne kadar uzaktan ya da yakından baktığınıza göre hikaye çok değişebilir. İnsanlık tarihinin geneline bakarsak hep ileri gittiğimizi söyleyebiliriz, 1000 yıllık bir kesite bakarsak bazan ileri gittiğimizi ama arada düşüşler de yaşadığımızı, 100 yıllık bir kesite bakarsak bir ileri bir geri gittiğimizi, 10 yıllık bir kesite bakarsak hızla geriye gittiğimizi, 1 yıllık bir kesite bakarsak da tepe taklak geriye gittiğimizi söyleyebiliriz. Hadi aynı bakış açısı ile Dünya’nın sıcaklık değerlerine bakın. Yine birbirinden çok farklı hikayeler göreceğiz.Bu elbette bir örnek. Ama bir resme bakarken ona ne kadar uzaktan baktığımıza bağlı olarak bambaşka hikayeler görebileceğimizi örneklendiriyor.

Bugün içinde bulunduğumuz pozisyona da ne kadar uzaktan veya ne kadar yakından bakacağımıza bu açıdan bir daha karar vermeliyiz.

Resme ne kadar uzaktan bakıyoruz?

Yeni dünyayı nasıl değerlendiriyoruz?

Kıbrıslı Türkler’in bir toplum olarak 100 yıldır sürdürdüğü mücadelenin neresindeyiz?

Dünya yeni bir feodal çağa girerken biz bunun neresinde kalacağız?

Yarından ne bekliyoruz?

Yuvarlak, 50 yıldır söylenen yalelliler değil. Açık, net ve somut hedeflerimiz var mı?

İşte bütün mesele bu...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.