Tesviye değil tasfiye zamanı

loading
15 Ağustos, Cumartesi
£

9.64

8.73

$

7.37

A- A A+

Tesviye değil tasfiye zamanı

Sağlıkla ilgili krizde bile söylenene değil de söyleyene göre tavır alan siyasetçiler ve buna ayak uyduran kraldan kralcı parti militanları rahatsız edici bir noktaya gelmedi mi?

Artık siyaset ve siyasetçi ile politika ve politikacıyı ayrıştırma zamanı gelip de geçmedi mi?

Düğün dernek, sünnet ve cenaze kaçırmadıkları için seçtiğimiz tabiri caizse ‘’sosyal hayvan’’ kategorisindeki siyasetçi profili ile bu krizden çıkamamanın zorluğunu çekiyoruz.

Siyasetçilere ve onların hassas parti dengelerini gözeterek atadıkları bakan ve bürokratlara bakıp niye olmuyor diye debeleniyorsak biraz da bundan dolayıdır.

İçinden geçtiğimiz bu süreç yalnızca salgın bir hastalık ile mücadele değil, aynı zamanda seçmen olarak bizim ektiğimiz siyaset tarlasının hasat zamanıdır.

Bir yerde bize özgü standart ve kriterlere göre yıllardır ektiğimizi bugün biçiyoruz.

Bunun için ortaya çıkan görüntü karşısında seçmen olarak kendi sorumluluğumuza düşen kısmını da tam da hazır evde zaman geçirirken düşünmemiz lazım değil mi?

Bilgi ve tecrübe öyle kolay kolay ‘’sosyal bir kişilik sahibi’’ siyasetçi olmak ile ikame edilecek bir şey değilmiş. Bu kriz biraz da bunu göstermedi mi?

Her ikisi bir arada olursa ne ala.

Hem bilgi tecrübe sahibi hem de sosyal kişilikli olan politikacı demokrasi ve devleti kökleştirmek, gelecek nesillere rol modeli olmak politikayı sevdirmek açısından elbette faydası olur.

Ama iki profil arasında tercih yapacaksak hangi profilin ağır basması gerektiği artık çok daha net olmalı.

Geçen zaman bize siyasetçinin hoş sohbet ve parti çizgisine göre ‘’iyilik’’ yapan kişi olduğunu gösterdi.

İyilik yapmak kolaydır zor olan adaletli yönetimdir. Adaletli yönetim iyi ahlaklı, iyi niyetli insan olmanın yanında bilgi, tecrübe ve öngörü ister.

Bunun için hükümetin başındaki ne kadar iyi niyetli olsa da cendereye girmeye kendini en yakın gören ya da farkında olan kesimler çaresizlikle kamuoyuna kriz hükümeti diye çağrı yapmaktadır.

Farkında olmayanlar için biz o seçimi 2 yıl önceki seçimlerde yaptık.

Yine farkında değilseniz zaten uzun süredir krizdeyiz.

En son seçimden sonra neredeyse meclisteki partilerin hepsi hükümette görev de aldı.

Olmuyor.

Yönetim yetkinliği ve beceri açısından siyasetin ve siyasetçinin topluma yansıyan onlara duyulan güvensizliğin sebebini hem politikacı tercihlerimizde hem de sistemde birlikte aramak lazım.

İrili ufaklı fark etmez kriz yönetiminde ilk günden itibaren en önemli unsur toplumsal güvendir. Geçmiş dönemdeki çok daha kısıtlı ve zor şartlar altında hem iktidar hem de muhalefette görev alan yönetimlerde olup şimdi olmayan budur.

Toplumda güven tesis etmeden de bu çok zor süreçten çıkabileceğini düşünenlere Allah kolaylık versin.

Bu vakanın sağlık tarafı yaşanılan ve hissedilen tecrübe ile ilgili olacak ve zaman geçtikçe daha soyut ve geçici birer anekdot olarak kalacak.

Ekonomik yansıması ise çok daha somut ve kalıcı olacaktır.

Bizi zor günler beklemektedir.

Büyük ikilemler ve yapmak zorunda kalacağımız tercihler ile karşı karşıya kalacağız.

İyi hissettirecek ve moral olacaksa tüm dünya ülkeleri göreceli olarak benzeri sınav verecekler. Biz ama çok geride ve hızlı bir düşüşteyken bu sınavı vereceğiz.

İstediği kadar para basabilen ülkenin başkanı Trump’ın bile Kasım’da seçilme şansı zora girebileceği yorumları yapılırken yakın gelecekteki global ölçekteki siyasi değişim tsunamisini varın siz düşünün.

Bundan biz de payımıza düşeni elbette alacağız.

Almamız da lazım. Hoş bir oyun diye hep birlikte oynadığımız demokrasinin de maliyeti vardır.

Konetralı bir çiftçi çocuğu olan rahmetli babam Osman Uzunoğlu kökten ele alınması gereken konular ve problemler karşısında ‘’tesviyenin işe yaramadığı durumda tasfiye (her şeye tekrardan başlamak) kaçınılmaz olur’’ derdi.

Ona da çocukluğunda doğada yaptığı gözlem ya da büyüklerinden duydukları bunu öğretmişti diye tahmin ediyorum.

İşlerin bir yerden başlayarak düzelmesinin yolu buradan geçiyor.

Bu virüsün çıktığı yer olan Çin’de de ‘’kriz’’ kelimesini ifade eden iki karakter varmış.

Bunlardan biri ‘’tehlike’’ diğeri de ‘’fırsat’’.

Çinlilere göre kriz hem tehlikeyi hem de fırsatı içinde barındıran bir kavram.

Tabii mazoşist değil ve işleri düzeltmek uykulara dalıp hayatı ve geleceği ıskalamak istiyorsak o zaman ayni kafa ile devam.

Ama bilin ki birkaç ay sonra gidecek ya da aşağıya düşecek pek de bir alan kalmadığını göreceğiz.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.