Kehanet (mi?)

loading
15 Ağustos, Cumartesi
£

9.64

8.73

$

7.37

A- A A+

Kehanet (mi?)

Toplumun büyük bir kısmı yakındır evindeki ekmeğin bayatlamaya yüz tutacağı endişesindedir.

Diğer bir kesimin de tabiri caizse ‘’yüzüğünün taşı’’ küçük yılbaşında ileriye yönelik yaptığı planları ile ilgili umutsuzdur.

Diğer taraftan da emek vererek biriktirdiğini kaybetmeme derdindedir.

Bir ‘’yazı insanı’’ olarak öngörüye dayalı da olsa düşüncelerimizi ve tahminlerimizi tüm açıklığı ile yazmakta fayda olan günlerden geçiyoruz.

Toplum kötü şeylerin geliyor olduğunu hissediyor.

Siyasetçi ilk söyleyen ben olmayım noktasındadır.

Hatta, o da büyük ölçüde merakla sinmiş beklemektedir.

Halbuki ortaya çıkıp fark yaratan politikacı olma fırsatı ıskalanıyor haberi yok.

Alternatif kalmadığının ve bariz olanın söylemesine gerek kalmadan kendiliğinden ortaya çıkmasını beklemektedir.

Liderlik yapması gerekenler yaptıkları ve yapmadıkları ile bir nevi toplu inkâr ayinindeler sanki.

Konu ekonomiye geldiğinde konuştuğum, yazıştığım herkesin aklındaki soru: ‘’Türkiye yardım etmezse halimiz ne olur?’’

İlk öngörümü söyleyeyim.

Türkiye de aşırı yoksul diye tabir edeceğimiz 5 milyon hane var.

Bu kesime yapılan ve yapılacak olan yardımdan bir kuruş daha fazla yardım yapılacağını düşünmüyorum.

Takip edecekseniz çıpa budur.

Yapılacak olan yardımın zamanlaması da apayrı bir konu başlığıdır.

Türkiye’deki hâkim irade kendi partisini tercih etmeyen belediyeler ile tahminimce bizi ayni kefeye koydu diye varsayın.

Bakmayın bu aralar sessizliğine.

Bize karşı boş değildir.

Kemalizm’in arka bahçesi diye gördüğü bu ‘’kaya parçasına’’ hala daha istediği gibi hükmedemediğini düşünmektedir.

Empati yapıp bu ruh halinin sebebi ile ilgili öngörüde bulunmaya devam edeyim.

Tercih edilmemesini işaret ettiği kişiler ona göre inadına yine de toplum tarafından tercih edilmiştir.

Geçen süre içerisinde her yeni hükümet, her yardım konusu ve yıllık bütçeye katkı gündeme geldiğinde bir şekilde hep kandırıldığını düşünmektedir.

Dediğim dedik diye siyaset yapan, bunu siyasi sürdürülebilirlik için oksijen olarak kullanan anlayış için tüm bunların hazmı zor.

‘’Kaya parçasının’’ stratejik önemine rağmen üzerinde yaşayanlar olarak biz stratejik değiliz. Bu öngörü değildir. Bunu biliyorsunuzdur.

Bugüne kadar şu veya bu şekilde yolunu bulup kabul etmediklerimizin ve yapmadıklarımızın hepsini yaptırmadan da fark yaratacak bir yardım beklemeyin Türkiye’den. Bak bu da öngörü değildir. Bunu da artık biliyor olmalıyız.

İnanır mısınız ama bu ‘’gerçek’’ ile ‘’kötü niyetli’’ arasında gidip geleceğiniz öngörülerim bizi birbirimize düşürmeden kamu maliyesi başta birçok konuyu ele almamıza sebep olursa bunun farklı bir başlangıç için büyük faydası olur.

Kalemi ve kâğıdı biz elimize almazsak sistem değişikliği ve o sistemin içindeki dişlilerin kim olacağına kadar uzanan şu an görünmez ama hepimizin tahmin etmekte zorlanmayacağı liste önümüze gelecektir.

Çaresizlik ve tembelliğimiz karşısında muhatabımızın yakalayacağı momentum ile bunun içinde yalnızca kamu maliyesi de olmayacaktır.

Uyanmaya gerek olmayan, hiç uyumasak yeri olan günlerden geçmekteyiz.

Uykuya dalan siyasiler için onların anlayacağı lisanda dürtmek adına bir öngörüde daha bulunayım.

Ertelenen Cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte erken genel seçimin de arka arkaya ya da aynı anda yapılması bile gündeme gelebilir. Yazının başında ileri tarihli çek yazma dönemi bitti diye yazmıştım.

Yanlış anlaşılmasın ama eşeği sağlam kazığa bağlama dönemidir yeni dönemin adı.

Geçen hafta basında çıkan HP’yi dışarıda bırakarak 26 vekil (UBP+DP+YDP) ile 3’lü koalisyon haberinin arkasında da erken seçim hükümeti hesabı yatmaktadır.

Gerisini uyanıp anlayın artık.

Yapılacakların değil bunu yapacakların da belirlenmesinden sonra can suyu verilecektir.

Tesviyenin işe yaramadığı yerde tasfiye olur.

Doğanın kanunudur.

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.