Aman LAÜ'ye dikkat!

Yayın Tarihi: 01/07/16 08:00
okuma süresi: 8 dak.
A- A A+
Eğer başınıza bir şey gelsin istemiyorsanız hava karardıktan sonra sokağa pek fazla çıkmamaya özen göstereceksiniz; eğer bir yerlere gidecekseniz de varlı vakitli gidecek ve geleceksiniz. Annenizin size ergen olup da ehliyet aldığınız gün yaptığı ilk öğütü aklınızdan çıkarmayacaksınız "yolda birini durup alma annem". Evet aynen bu noktaya doğru gidiyoruz.

Evden çıktınız ve bir yere gideceksiniz ya biri gelip aracıyla üstünüze çıkacak sizi öldürecek; ya dosdoğru yola atlayacak siz onu basıp ölümüne sebep verip hapis gideceksiniz, ya bir eğlence mekanına gideceksiniz biri o eğlence mekanına silahla ateş edecek ya da açılan ateş sonucu tedirgin olmamak için evinizde oturacaksınız dediğim gibi.

Peki neden böyle oldu bu ülke? Yani neden herkes son sürat araç kullanmaktan çekinmiyor? Neden silahını alan adam kaçırabiliyor ya da eğlence merkezlerine ateş açabiliyor? Neden oluyor tüm bunlar?

Bilindiği üzere bir süre önce Lefke Avrupa Üniversitesi'nde eğitim gören Ülkücü öğrencilerle Kürt öğrenciler arasında şiddetli bir kavga yaşanmıştı. Bu kavga sonrasında bölge halkı zarar görmüş ve birçok Lefkeli av tüfeğine sarılıp kendini savunma noktasına kadar gelmişti. Olayın ardından Güvenlik güçleri her ne kadar asayişi sağlamış olduysalar da iş işten geçmişti. Hatta hatta bu arbedelerde bir gencin hayatını kaybettiği ve bunun gizlendiği yönünde dedikodular da çıkmıştı. Bölge halkından duyduğuma göre çevik kuvvetten bir polis ekibi hala bölgede konuşlu olarak bulunuyor ve bugün gerçekleşecek olan Lefke Avrupa Üniversitesi diploma töreninde olası bir arbedeyi önlemek için tedbir alınmış durumda. Birkaç gün önce Türkiye'de yaşanan terör saldırıları sonrasında İşid dün Türkiye'ye savaş ilan ettiğini açıkladı. Umarız Lefke Avrupa Üniversitesi'nde herhangi üzücü bir durum yaşanmaz ve öğrencilerin arasına dış güçlerden birileri girip de bir terör eylemi yapmaz.

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı'nın da dün gözüme ilişen bir açıklaması vardı ki son derece önemli ve doğru; KKTC'de terör olmaz, bir şey olmaz yanılgısına düşmeyin dedi. Kıbrıs artık güvenilir bir ülke değil ama biz hala Kıbrıs'ı güvenilir sanıyoruz.

TSK OLMASA!!

Şu an bu ülke de Türk Silahlı Kuvvetleri olmasa KKTC'nin işi hayli zordur. Defalarca kez yazdım yeri gelmişken söylemekte fayda var; Polis teşkilatının hızla güçlendirilmesi gerekiyor. Şu an ki polis sayısı yeterli değil. Hükümetin, Polis teşkilatına her kaç polis ihtiyacı varsa derhal özel bir bütçe ayırıp alması gerekiyor. Kıbrıs, çok kötü olaylara uyanabilir günün birinde. Burası küçüktür, yok yahu cesaret edemezler yapsınlar diye düşünmesin kimse, terör ayrıcalık tanımıyor.

Çok şükür ki asker var.

POLİS OTORİTESİNİ KONUŞTURMALI

Bir kere polis denetimlerini artırmalı. Memleketin belli köşelerinde gece saat 12'yi aşmamak suretiyle 3-5 polis o da belli kontrol merkezlerinde araç durdurup eksik evrağı varsa yazıyor. Elli gitmesi gereken yerde 65 km gitmişse yazıyor. Böyle kontrol olmaz, böyle denetim olmaz. Polis Genel Müdürü Süleyman Manavoğlu ile henüz tanışmadık; yakın zamanda özel kalemi aracılığıyla bir kahvesini içmeye gitmek için arayacağım. Bazı şeylerin artık değişmesi lazım. Daha önce de yazdım yine yazmakta sakınca görmüyorum; bu devletin polis teşkilatına hiçbir desteği yok.

DEVLET POLİSİ GÜÇLENDİRMELİ

Birçok yerde polis eksikliği var. Polis teşkilatı polis istihdam edemiyor çünkü hükümetin Ankara ile yaptığı ekonomi protokolünde devlete alıp son derece sınırlı. Her personeli 356 kişinin içinden almanız lazım. Hükümetin ivedi olarak polis istihdamı yapıp bu teşkilatı güçlendirmesi lazım. Biz de jandarma teşkilatı yok. Polis istediği zaman mahalle aralarına sayıca fazla olarak girip boy gösterisi yapabilmeli zaman zaman, sert iş yeri kontrolleri yapabilmeli. Ben yapabildiklerini görmüyorum açıkçası. Mesaiye kalıyorlar mesailerini alamıyorlar. Yani anlayacağınız devletin desteğinden yoksun bir teşkilat nasıl asayiş sağlayacak?.

ÜLKE DE ASAYİŞ SORUNLARI ARTTI

Vatandaşların hepsi de tedirgin; polis gücünün etkin olduğuna inanış her geçen gün azalıyor; suçlular da bunun farkında ki suç işlemekten korkmuyorlar.

En basitinden bir örnek verelim. Polis cumartesi akşamı tüm eğlence merkezlerinin girişine bir otobüs koysun hatta üç otobüs koysun. Eğlence mekanlarından çıkan gençlere alkol ve uyuşturucu testi yapsın bakalım o otobüsler sığar mı tespit edilecek vakaları. Ama yapılmıyor.

Gece 12 den sonra yolları sokakları polis doldurun ve yapın trafik denetimini. Barda diskoda alkol alan genç bilsin ki dışarıya çıktığında her yerde polis kontrolü var ve yakalanırsa ehliyet gidecek, aşırıya kaçar mı?

Yapılmıyor ama bu kontroller.

UYUŞTURUCU KULLANIMINI POLİS AZALTABİLİR

Gençlerin uyuşturucuya bağımlılığı hükümetin umurunda değil. Sadece göstermelik toplantılar yapılıyor. Şükür ki polis bizim ülke de askere bağlı. Polis talep etsin ve uyuşturucu tespit cihazları edinsin, hastanelerde hızla yapılacak testler alınsın ve sıkı tutulsun bu iş bakalım neler değişir bir anda. Hükümetler bunu dikkate almıyorsa bile en azından Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı bu işin üstüne düşsün. Çünkü bu ülke de hala askere güven tam.

ARTİST DEĞİL NEZAKET SAHİBİ POLİS

Polislik mesleğini kötüye kullanan polisler de var. Beş yıldızlı otellerin bahçelerinde sıkça gidip puro içtiğim olurdu yaz aylarında. Ben çok casino denetlemek için gelen sivil polislerin bahçede ağırlandığını gördüm. Bu yaz görürsem doğrudan Polis Genel Müdürü Manavoğlu'nu arayıp ihbar edeceğim. Polisin vatandaşa saygılı ama suçluya sert davranması taraftarıyım. Buna daha çok riayet edilmeli. Polis tanıdığını kayırıp tanımadığına artistlik yapmamalı.

MANAVOĞLU'NA GÜVENİYORUM

Polis Genel Müdürü Manavoğlu'na yeri gelmişken söyleyim sonuna kadar güveniyorum. Son derece disiplinli ve değerli bir polis. Teşkilatı da başarıyla temsil ediyor ve bu saydığım aksiliklere eğileceğine adım gibi eminim. Her yurttaş da Manavoğlu'na inansın ve güvensin. Medya olarak okunan köşe yazarları olarak polise bizlerde yardımcı olmalıyız. Polisin itibarı sarsılırsa güvenlik biter. Buna herkes dikkat etmeli ve sahip çıkmalı.

Örneğin bu kürtaj meselesi polis teşkilatı bu olayın üstüne insafsızca ve sert bir şekilde gitmeli. Siyasi baskılar olduğunu duyuyorum eğer böyle bir şey varsa polis asla bunlara buna boyun eğmemeli. Bunu yapmaya kalkan siyasiler olursa ve bunu öğrenirim iddia olarak bile olsa yazmaktan çekinmem. Doktorlar suç işlemişse ve başkaları da ortaya çıkmalı.

Asayiş berkemal olmalı artık. Ülkenin buna ihtiyacı var.

*************

Mutlu insanlar; her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları