UBP ve kabine için kritik hafta

Yayın Tarihi: 05/06/17 08:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+
  • Dahası şu an kabinede genel başkan olmayı hayal eden en az iki an fazla üç bakan biliyorum. Şüphe yok ki bu bakanlar ve kabine dışında genel başkanlık hayali kuran bazı vekiller Başbakan Özgürgün'ün kazanması için çalışmayacaklar. Peki bu kadarını ben ve benim gibi birçok gazeteci bilip konuşurken, Başbakan'ın bunu bilmemesi mümkün mü?

  • Herkes tarafından bilineni bir daha yazalım rüşvetin belgesi olmaz fakat bazı bakanların bazı işler için rüşvet aldığı iddia ediliyor, bu iddialar o kadar yüksek sesle konuşuluyor ki bu durum hem Başbakan'a hem de UBP'ye zarar veriyor. Bu iddialar sadece iddiadan ibaretse mesele yok ancak yalnız bizim değil Başbakan'ın da kulağına giden iddialar varsa araştırması ve gereken cezayı kesmesi gerekir. Bu kadar yıllık meslek hayatımda ilk kez bu dönem bu kadar dedikodu duyuyorum. Dilerim ki yalan olsun duyduklarım.

Oldukça gergin bir hafta geride kaldı. Geçtiğimiz haftaki gergin geçen UBP grup toplantısının içeriğini sizlerle paylaşmıştım. Bugün yeni bir grup toplantısı var ve bu grup toplantısında yeni tartışmalar yeni gerginlikler olması bekleniyor, bakalım olacak mı. Tabii UBP adına en tedirgin edici süreç halen Başbakan tarafından yapılması beklenen kabine değişikliği. Hükümetin Nisan 2018 tarihine kadar devam edeceğini zaten yazmıştık, hükümetin bir sorunu yok ama UBP kanadında kabine oldukça zorda.

Başbakan Özgürgün'ün ciddi sıkıntıları olduğu bilinen bazı bakanları var. Bu bakanlardan birinin görevden alınmasını Ankara istiyor diye duydum, malum sebeplerden ötürü. Bir diğer bakanla ise ciddi restleşmesi var Başbakan'ın, ilgili bakan Başbakan'a adeta meydan okuyor. Bir de Başbakan'ın uzunca bir süredir görevden almayı düşündüğü ama hep vazgeçtiği bir başka bakan var.

UBP'deki kabine değişimi her ne kadar yalan rüzgarına dönüşmüş olsa dahi Başbakan'ın yakın çevresindeki bazı vekillere hazır olun dediğini de öğrenmiş bulunuyorum.

Tabii Başbakan neden artık değişmesi zaruri olan kabineyi değişmiyor bu da kamuoyu tarafından merak edilen başka bir soru.

Başbakan'ın kendine göre sebepleri vardır bizim duyduğumuz ise başka sebepler ama bir gerçek var ki Özgürgün, şu anki kabineyle herhangi bir seçime girerse başarısız olma riski çok yüksek.

Başkanlıkta gözü olan bakanlar var

Dahası şu an kabinede genel başkan olmayı hayal eden en az iki an fazla üç bakan biliyorum. Şüphe yok ki bu bakanlar ve kabine dışında genel başkanlık hayali kuran bazı vekiller Başbakan Özgürgün'ün kazanması için çalışmayacaklar.

Peki bu kadarını ben ve benim gibi birçok gazeteci bilip konuşurken, Başbakan'ın bunu bilmemesi mümkün mü?

Tabii ki değil.

Başbakan'ın son derece sağlam sinirleri ve sabrı var anladığım kadarıyla. Gönül arzu eder ki Hüseyin bey uzun yıllar genel başkanlık yapsın ama şu an ki kadroyla ve bu kabineyle bu o kadar kolay olmayacak.

Kabine, Başbakan'ın hızını kesiyor

Zaman zaman Başbakan'ı eleştiriyorsak bu Başbakan'ın başarılı olmasını istediğimizdendir. Benim tanıdığım Hüseyin Özgürgün bu değil çünkü. Başbakan'la bizim dostluğumuz çok eskiye dayanır. Çok uzun sohbetlerimiz olmuştur başbakanlığı öncesinde. Sahip olduğu birikim, kazandığı değerler, uzun yıllar kabine tecrübesi, hep bunlar Özgürgün'ün başarılı olması için yeter de artar bile. Ancak öyle anlıyorum ki kabinedeki bazı bakanlar Özgürgün'ü her geçen gün aşağıya çekiyor ya da elini ayağını bağlıyorlar. Yapmış olduğum onca tespitten sonra benim vardığım kanı bu.

Yaşanan bir kurultay sonrasında yola çıkarken seçtiği ekip şu an ki kabine olabilir ama bir gerçek var ki bu ekip şu an için Başbakan'ı taşıyamıyor, Başbakan'ın hızını kesiyor. Başbakan'ın kendi fevri yapısı da zaman zaman yanlışlar yapmasını ve söylem farklılıklarında bulunmasına neden oluyor. İşte Özgürgün daha uyumlu ve kendisine ayak bağı olmayacak yeni bir kabine düzenlemesine gitmek zorundadır.

Ankara iş bekliyor

Eğri oturup doğru konuşalım. AK Parti hükümeti KKTC'de iktidar olan her hükümetle uyum içinde çalışmasını bildi. Türkiye Lefkoşa Büyükelçisi Derya Kanbay'ı da son derece başarılı buluyorum. Büyükelçilik görevini, iki ülke arasındaki ilişkileri, açıklamaları son derece yerinde ve doğru istikamette.

Ama gelin görün ki eski gergin günler bir süreliğine kaybolmuştu ancak şimdi yeniden gergin günlerden geçiyoruz. Ankara'nın son derece ciddi sitemleri ve uyarıları var bu konuda. Ortada bir Mali Protokol var ve bu uygulanmıyor. Hükümetteki bazı bakanlar yapılması gereken işleri doğru yapmamanın ötesinde, ihmal ediyorlar ve geç kalıyorlar. Haliyle bu olumsuzluklar da Başbakan Özgürgün'e yansıyor.

Bakanların adı usulsüzlüklerle anılır oldu

Herkes tarafından bilineni bir daha yazalım rüşvetin belgesi olmaz fakat bazı bakanların bazı işler için rüşvet aldığı iddia ediliyor, bu iddialar o kadar yüksek sesle konuşuluyor ki bu durum hem Başbakan'a hem de UBP'ye zarar veriyor.

Bu iddialar sadece iddiadan ibaretse mesele yok ancak yalnız bizim değil Başbakan'ın da kulağına giden iddialar varsa araştırması ve gereken cezayı kesmesi gerekir.

Bu kadar yıllık meslek hayatımda ilk kez bu dönem bu kadar dedikodu duyuyorum. Dilerim ki yalan olsun duyduklarım.

Bugün İngiltere'de buna benzer olaylar yaşansa taş taş üstünde kalmaz ama bizde konuşulmuyor bile. Bir vekil maaşı ile neler neler alınıyor, şaşıp kalıyor insan. Onları da günü gelince yazarız.

Kabine değişikliği şart mı?

Şüphesiz ki bunu en iyi hissedecek kişi Başbakan'ın kendisidir. Verilen işlerin yapılıp yapılmadığını, disiplin sorunu yaşayıp yaşamadığını en iyi bilecek kişi Başbakan'dır. Ama kabine değişse dahi hükümetin işleyişinde herhangi bir sorun oluşmaz, kimse istifa etmez, hükümet de zora girmez. Hatta hatta belki de kabineye bir sinerji bile gelebilir.

Şahsen ben kabinenin değişmesinden yanayım, çünkü bazı bakanların ismi kötü konularla anıldığı gibi bazı bakanlar da ağızlarından çıkan lafları tartmadan konuşuyorlar. Günün sonunda fatura bakandan çok başbakana kesilir. Bu nedenle daha sağlıklı çalışacak bir kabine revizyonu neden olmasın?

Bekleyip görelim bakalım, Başbakan bu sefer bu değişikliği yapabilecek mi?

*****************

Günün Sözü

Onaracak kişi o olduktan sonra; kalbinizin kırılıp parçalanmasının zerrece önemi yok.

Ernest Hemingway

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları