Güngördü seçimi bitirdi... Kesin zafer...

Yayın Tarihi: 22/06/18 07:00
okuma süresi: 9 dak.
A- A A+
Yerel seçimlerin son haftasına geldik. Bu haftaya ilişkin son yazıda Girne Belediyesindeki yarışı konu almak istedim. Zira öyle anlıyorum ki Girne bölgesinde iddialı bir yarış devam ediyor. Ama bu iddia CTP'nin kendi içinde yaşanıyor. Zira bu seçimin net galibi mevcut belediye başkanı Nidai Güngördü. Bunu CTP'nin kendi siyasileri dahi açık bir dille ifade etmekten çekinmiyorlar. CTP için en önemli sıkıntı eski belediye başkanı Sümer Aygın'ın aday olmuş olması. Aygın yüksek oy almayacak bile olsa CTP'nin adayı Birol Karaman'a bir oy kaybettirecek.

TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit her ne kadar gidip Karaman'dan yana desteğini yinelediyse de TDP'nin tabanından hatrı sayılır bir oyun Nidai Güngördü'ye kayacağını daha şimdiden bir yana yazın derim ben. Nidai başkanın en önemli sosyal yatırımlarından biri de insan ilişkilerini iyi düzenlemiş olmasının yanı sıra samimi olmasıdır.

Güngördü'nün yalnızca TDP tabanından değil CTP tabanından oy alacağını pek çoğumuz düşünmedik ama gerçek böyle. Bağımsız bir belediye başkanı olarak Güngördü'nün yalnızca UBP ile değil diğer partili olduklarını ifade eden önemli kişilerden de desteği olacak.

Bunu bana sürekli Girne'den gelen telefonlardan Nidai başkana her kesimden bir destek olduğunu anlıyorum.

İlk kez bir belediye başkanının bu kadar net kazanacağından emin olabiliyorum. Zira destek sadece UBP'den değil çeşitli oranlarla birçok partiden Güngördü'nün etrafında toplanmış. Bunun altında yatan elbette ki bir neden yok, onu da söylemek lazım. Seçildiği günden bugüne yaptığı işler, yenilikler, Girne'de ciddi bir dönüşümü başlatmış olması, bunun yanı sıra insanlarla hangi partinin rozetini taktığına bakmaksızın kurduğu iyi ilişkiler, işte hep bunlar Güngördü'nün bu seçimi açık ara kazanacağını gösteriyor bize.

Güngördü'nün başarısının ardında yatan n önemlisi neden de; dört yıllık belediye başkanlığı döneminde tertemiz bir sicile sahip olması, belediyenin parasını kimseye yedirmemesi ve tek kelimeyle hizmete dönüştürdüğünü açık yüreklilikle söyleyebiliriz.

Güngördü'den neden herkes memnun?

Öte yandan Güngördü'nün en büyük avantajının ise kendisine ciddi tepkilerin olmaması. Eğer çok tepki olsaydı bu oy oranı haliyle düşecekti ve yarış çok çekişmeli geçecekti .

Birçok alanda ciddi projeler üretmiş ve birçok kişinin ayağına hizmet götürmüş birisi olarak Güngördü seçimi açık ara alacak diye düşünüyorum.

Neden peki? Neden bu adama tek bir tepki yok, siyasi ve manipülatif olanları kastetmiyorum, neden ciddi bir memnuniyet var ?

Bunu da konuşmak lazım.

İşte başkanla yaptığımız söyleşinin ayrıntıları..Güngördü'nün başarısının sırrını anlatıyor bize..

20 bin ton asfalt döküldü

Nidai başkana konuyu sordum; "Girne'de hayatın durduğu herhangi bir dakika ya da saat var mı? Yani Girne'de yol asfaltlamak için hafta içi ya da hafta sonunu seçmek gibi bir şansınız olabilir mi? 24 saat yaşayan bir şehir burası. Düşünsenize 20 bin ton asfalt döktük ve daha da dökmeye devam ediyoruz. Girne'de sorunlu ve sıkıntılı hiçbir yolun kalmamasını hedefledik, bunu da tamamladık. Halkımız buna gereken hoşgörüyü gösterdi sağolsunlar, çünkü bu yapılan çalışmalar onların rahatlığı içindi. Kaldı ki bu asfaltlamalar yapılırken ileride tekrardan açılmaması üzerine yapılıyor, herhangi bir altyapı sorunu bırakmaksızın döküyoruz yollarımızı" dedi.

"Kalabalık nüfus ve düşük katkı, ama yönetiyoruz"

Nidai başkanla, hükümetlerin belediye politikalarını da konuştuk. "Girne'nin 70-80 binlere yaklaşan bir nüfusu var ve bu nüfus gün içerisinde daha da artıyor. Kimin Girne'de bir işi yok ki? Böylesine büyük ve kalabalık bir kente 35 bin nüfusu varmış gibi katkı alırsanız bu sizin elinizi ayağınızı bağlar. Hükümet hızla belediyelerin yasasını değiştirip modern hayata ve günümüze uyarlamalı. Aksi takdirde mevcut yasayla belediyeler kısıtlı yetkilerle hiçbir şey yapamaz. Yatırımların hızla çoğaldığı, buna bağlı olarak nüfusun gün geçtikçe arttığı kentte belediyenin bazı projelerine devlet katkı koymalıdır. Örneğin arıtma projesi için devlet katkısı şarttır. Doğu çevre yolunun da hızla hayata geçirilmesi gerekmektedir.

İstihdam yapmak istiyoruz, bazı işlerin dönmesi için personel şart, bütçeniz buna izin vermiyor ki. Çünkü sizin bütçeniz gerçek nüfusunuza göre değil, gerçek dışı bir nüfusa göre veriliyor devlet tarafından. Nüfusu 80 binlere gelip dayanmış bir kente elbette ki daha çok personelle hizmet etmeniz gerekir."

''10 km kanalizasyon borusu değişti"

Açık konuşmak gerekirse Girne'de yapılan işleri daha iyi anlamak için yapacağınız şeylerden biri de Başkan'la sadece bir kahve içmek; öğreniyorsunuz ve algınız haliyle olumsuzdan olumluya dönüyor.

Başkan bana 43 yıldır değişmeyen asbest boruların değiştirildiğini ve 3 km yeni iyileştirilmeler yapıldığını ifade ederek "Toplamda 10 km kanalizasyon borusu döşedik, bunlar çok ciddi rakamlardır, yapmamız gerekiyordu ve yaptık, hayati konuları ertelemeye ne lüksümüz ne de hakkımız vardır ve insan sağlığı her şeyden önce geliyor benim için. 3,5 km kaldırım yaptık, genişletilmesi gereken yolları yeniden düzenledik ve düzenlemeye devam ediyoruz. Girne'de geçmiş dönemde yapılan yanlışlar da oldu, şimdi görevde ben ve benim kadrom yer alıyor, bu benim işim, düzeltilmesi gerekeni düzelteceğiz, iyileştireceğiz, gerekirse yeniden yapacağız" diye sözlerine devam ederken, "Hade kalk biraz yürüyelim sana göstereceklerim var" dedi ve şansımıza hafif sıcak hafif serin bir havada Girne merkezi yürüdük. Daha çok yere gitmeye de sözleştik zira ikimizin de zamanı dardı.

Sanata ve kültüre ciddi yatırımlar yapılıyor

Dedim ya, Nidai başkanın Girne için neler yaptığını anlamanız için kapıdan bir uğramanız gerekiyor. Girne merkezde Rum zamanından kalma bir elektrik dağıtım istasyonu var. Ömer Kalyoncu'nun Başbakan olduğu zamanda, Başkan Başbakan'dan bu binayı istemiş ve almış. Atıl durumda olan ve gençlerin geceleri içinde alem yaptığı yıkık bina, Girne Belediyesi tarafından en ince ayrıntısına kadar yeniden restore edildi ve yakın zamanda sergi salonu ve kültür merkezi olarak Girnelilerin hizmetine kazandırdık. Bu restorasyonun en önemli iki unsuru ise; sarı taştan olan bu binanın yine bir sarı taş ustası tarafından restore edilmesi ve orijinaline uygun olarak tasarlanması oldu. Tavanını da yine başarılı bir ahşap ustasına yaptırmış başkan. Hani Rönesans ülkelerinde görüp de "ah bizde böyle binalar yok'' diyeceğiniz cinsten bir bina oldu diyebilirim size.

Sohbetin sonuna geldiğimizde açıkçası Başkan'a yorulduğumu söyledim utanmayı atıp. Cafelerden birine oturup kahvemizi içtik ve ayrıldım. Yol boyunca Başkan'a yöneltilen eleştiriler ve Başkan'ın anlattıklarını düşündüm. Biraz sonra doğacak ve okunacak yazıma yön verecek karmaşık cümleleri düşündüm; Başkan'ın söyledikleri doğruydu, eksikleri ve düzeltilmesi gereken işleriyle birlikte tabii.

Başkan'ın yapılan şikayetlerden rahatsız olmadığını da gözlemledim, demek ki vatandaş Nidai başkanı yetkili ve yeterli görüyor. Belediyenin yetkili olmadığı konularda bile onlarca talep ya da telefon aldığını anlattı bana.

" Öyle sorunlar var ki, ne çözüm kaynağı ne de yetkili biziz, ancak vatandaşın yüzünü geri çeviremiyoruz, bu benim yapımda yok. Belediyenin görevi olmayan pek çok konuda yardımlarda bulunuyoruz, yapılan derslikler, sınıflar, tamir edilen tuvaletler… Elinizde imkan varsa siz kendiniz yapmaktan geri duramıyorsunuz" demişti kahve içerken.

Canı sıkılan, başı ağrıyan, derdi olan, haklı ve haksız sizi eleştirenler hep sizi adres gösteriyorsa, şehri himaye edenin siz olmanızdandır.

Nidai başkan şu an Girne'yi himayesine almış ekibiyle birlikte yönetiyor. Bence bu işi hiç de fena yapmıyor diyebilirim.

***************

Günün Sözü

Seni, annen kadar sevecek ve baban kadar merak edecek hiç kimse yoktur; o yüzden kimse bana 'aşk'tan bahsetmesin.

Aziz Nesin

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları