Ankara'dan mektup var mı postacı?

loading
12 Temmuz, Pazar
£

8.66

7.76

$

6.86

A- A A+

Ankara'dan mektup var mı postacı?

• İşte bu hükümetin ilk adımda Ankara ile iyi ilişkiler kurabilmesi için bu yıl bitene kadar bu protokole mümkün mertebe sadık kalması ve protokolde yazanları hayata geçirmesi gerekiyor. Başbakan Erhürman bunu nasıl yapacak gerçekten merak ediyorum. Zira CTP Parti Meclisi'nin imzalamama konusunda ayak direttiği ve CTP'nin hükümetten gitmesine vesile olan protokolün ta kendisidir. İşte zorluklar burada başlıyor

•
Son zamanlarda Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit'in "imamın ordusu" gafı, diploma krizi ve Çalışma Bakanı Zeki Çeler'in Türkiye ile ciddi sorunları olan "Kıbrıs Cumhuriyeti" havalimanını kullanması, bu gibi konuların ciddi tepki topladığını yinelemek lazım. Tabii ki Türkiye büyük bir devlet ve tüm olayları bir bütün içerisinde değerlendirecek ve ona göre politika yapabilecek olgunluktadır. Sırf o bakan şöyle dedi diye ya da bu bakan şöyledir diye KKTC hükümetini cezalandırma eğilimine girmez.

Ankara randevu vermiyor sözleri havada uçuşuyor. Mümkün mü böyle bir şey? İlla ki Ankara'dan Erhürman Hükümetine randevu verilecek. Verilmemesi için ortada herhangi ciddi bir neden yok çünkü. Evet bu hükümetin bazı bakan ve bazı vekilleri yanlış işler ve yanlış davranışlar sergiliyorlar ama unutmayın Türkiye büyük bir devlettir ve kendine yakışan şekilde davranır. Yani bizim hükümetler gibi başı ayrı kıçı ayrı oynayan bir yapısı yoktur.

Bu nedenle bu randevu verilecek. Unutmayın ki, şu an Türkiye'de tek kelimeyle kriz var. Amerika ile ipler hayli gerilmiş durumda ve bir orta yol bulunamazsa ki ben bulunacağına inanıyorum Türkiye yakında yüzleşeceği ekonomik krizde çok zorlanır.

Türk halkı şanslı ki Türkiye'de romantik bir hükümet yapısı yok. Yani Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan duygusal kararlar değil akıllı adımlar atıyor.

Sözün kısası Türkiye'nin şu sıralar çok ama çok işi var. Aslında Kıbrıs'tan sorumlu bir başkan yardımcısı ya da bakan olmuş olsaydı, randevu meselesi olsun, sıkıntıların giderilmesi olsun belki daha hızlı aşılabilirdi. Açıkçası şu an KKTC'ye kim bakıyor ben yakalayabilmiş değilim.

Ancak ifade ettiğim yakın zamanda gerçekleşecek bu görüşme son derece önemli konulara gebe.

Ankara'nın bu hükümete bakışı nasıl?

Öncelikli olarak bunu değerlendirelim. Öncelikle AK Parti hükümetinin, Erhürman hükümetine bakışı negatif değil ancak bu duruş da anlamıyla güçlü bir destek barındırmıyor. Bunun da altını çizmek lazım. Bir kere AK Parti içerisinde Başbakan Tufan Erhürman ile Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay'ın önemli bir kredisi var, fakat bu ikilinin arasında en yüksek kredi kesinlikle Erhürman'a ait. Bir süreden beridir Ankara'nın Özersay'a karşı belli bir tepkisi ve dikkati var. Zira Özersay'ı destekleyen bazı kesimler bildiğim kadarıyla Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yanında olan kesimler değil. Bunu daha önce de yazdım. Özersay'a karşı temkinli olduklarını net bir dille ifade edebilirim. Zaten Özersay, Hükümete geldikten sonra muhalefetteki hal ve tavırlarının olmadığını ve daha yumuşak hareket ettiğinin hepimiz farkındayız, ancak netice itibarıyla Ankara hükümeti, KKTC'deki her hükümetle uyum içinde çalışmayı arzular. Bu her zaman böyle olmuştur.

Önceki hükümette yine Maliye Bakanı olan Serdar Denktaş'ın defalarca kez Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan randevu talep edip alamadığını ve son zamanlarda Eğitim Bakanı Cemal Özyiğit'in "imamın ordusu" gafı, diploma krizi ve Çalışma Bakanı Zeki Çeler'in Türkiye ile ciddi sorunları olan "Kıbrıs Cumhuriyeti" havalimanını kullanması, bu gibi konuların ciddi tepki topladığını yinelemek lazım.

Tabii ki Türkiye büyük bir devlet ve tüm olayları bir bütün içerisinde değerlendirecek ve ona göre politika yapabilecek olgunluktadır. Sırf o bakan şöyle dedi diye ya da bu bakan şöyledir diye KKTC hükümetini cezalandırma eğilimine girmez.

Yazının başında da ifade ettiğim gibi temkinli iyimser bir hava var genel anlamda. Zira Ankara'nın bu hükümetten bekledikleri makul ve mantıklı olmakla birlikte haklı beklentilerdir. Unutmayın Türkiye bizim düşmanımız falan değil. Bazı kesimler sürekli bunu topluma zehir niyetine enjekte ediyor çünkü. Ama dans bile tek kişilik yapılmaz, karşılıklı yapılır, sonra sizi deli sanırlar.

Türkiye'nin beklentileri neler?

Bir kere son derece önemli bazı konular var. CTP bu konularda oldukça sıkıntılı, hepimiz biliyoruz ki CTP'yi Tufan Erhürman yönetmiyor, CTP'yi yöneten partinin kendi parti meclisi. Yani bir diğer deyişle Başbakan olarak Erhürman mantıklı bulduğu ve yapmak istediği birçok şeyi CTP Parti meclisinden geçirmek zorunda.

Peki nedir Türkiye'nin beklentileri, gelin bunlara bir bakalım. Öncelikle imzalanmadığı için CTP'yi hükümetten götüren ve UBP-DP hükümetinin kurulmasına zemin hazırlayan ve sonradan imzalanan Ekonomik protokol var. Bu protokol 2018 yılının sonuna kadar geçerliliğini koruyor. Ortada imzalanmış bir protokol var ama yine hepimizin bildiği gibi toplumsal ve sendikal tepkiden çekinildiği için UBP-DP hükümeti tarafından da uygulanmadı. İşte bu nedenle Türkiye'den KKTC ekonomisine enjekte edilecek olan hayli ciddi maddi yardımlar ve projeler hayat bulmadı. İşte bu hükümetin ilk adımda Ankara ile iyi ilişkiler kurabilmesi için bu yıl bitene kadar bu protokole mümkün mertebe sadık kalması ve protokolde yazanları hayata geçirmesi gerekiyor.

Hükümetin, Ankara ile sınavı zor geçecek!

Başbakan Erhürman bunu nasıl yapacak gerçekten merak ediyorum. Zira CTP Parti Meclisi'nin imzalamama konusunda ayak direttiği ve CTP'nin hükümetten gitmesine vesile olan protokolün ta kendisidir.

İşte zorluklar burada başlıyor. O günkü CTP parti meclisi birçok konuya hayır demişti bugünkü parti meclisi neye ne kadar evet der bekleyip görmek lazım. Homurdanmalar olduğunu biliyoruz.

Özelleştirmeler ve reformlar ne olacak?

Bir diğer önemli konu ise Hükümetten yapması beklenen özelleştirmeler var. Bunların başında Elektrik Kurumunun özelleştirilmesi geliyor. Her ne kadar buna özerkleştirme denilse de Türkiye'den KKTC'ye getirilen su projesi gibi, kablo ile de elektriğin gelmesi konusu var. Su konusunda CTP ile Ankara oldukça ters düşmüş ve ciddi krizler yaşanmıştı. Bildiğiniz gibi KIB-TEK'de örgütlü sendika CTP kökenli kişilerden oluşuyor ve özelleştirmeler konusunda CTP'nin çok ciddi alerjisi var. İşte bu durum Erhürman'ın hayli başını ağrıtacak. Erhürman kablo ile elektriğe tamam diyor ama CTP ne diyecek bunu da iş ciddiye binince göreceğiz.

Öte yandan telefonun özelleştirilmesi, belediyelerin sayısının azaltılması, vatandaşlık konusu, hep bunlar Ankara Hükümeti'nin üzerinde durduğu önemli konular. İlerleyen günlerde uzun uzun her birini inceleyeceğiz. CTP ilkesel olarak Ankara'nın bu beklentilerine karşı her zaman tepkili olmuştur. Keza TDP'nin de bu konularda tepkisi mevcut. Dahası Ankara'da İslam konusunda ılımlı ve hassas bir hükümetin olduğunu hepimiz biliyoruz. TDP bu konuda hükümetin başını sıkça ağrıtıyor. İşte bu ve bunun gibi başka önemli konularda Erhürman hükümeti, Ankara ile uyum içinde nasıl çalışacak doğrusu merak ediyorum.

Başbakan Erhürman'ın Ankara'daki kredisinin hayli yüksek olduğunu yeniden ifade edebilirim ama CTP'nin değil!

**************

Günün Sözü

"Düşmanınız mı var? Güzel! Demek ki hayatınızda bir ara bir şey için dik durmuşsunuz."

Winston Churchill

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.