Görmek istediğim Özersay bu!

loading
29 Eylül, Salı
£

10.07

9.20

$

7.84

A- A A+

Görmek istediğim Özersay bu!

Berlin’deki zirvenin sonuçları öyle tahmin ediyorum ki dün gece yarısı belli olacak. Aradaki saat farkı nedeniyle akşam yemeği sonrası açıklama gece yarısına doğru olmuş olacağı için bu konuyla ilgili bir yazıyı artık ilerleyen günlerde kaleme alacağız.

Sadece zirve öncesi yapılan açıklamalarda dikkatimi çeken iki nokta var. Birincisi Cumhurbaşkanı Akıncı’nın fazla beklentili olunmaması yönünde yaptığı serzeniş ve bunun tekrar edilmesi “E madem ki beklentili olunmayacaksa neden bu zirve yapıldı” dedirtti.

Elbette ki çözüm arayışlarının her zaman devam etmesi ve sürecin daima zorlanması taraftarıyım. Sevgili Ulaş Barış, Berlin’de zirveyi takip ediyor bakalım bugün neler öğrenmiş olacağız.

Hükümet içerisinde bir ara Cumhurbaşkanlığı adaylık yarışı hareketlenmişti, şimdilerde bir sakinlik yaşanıyor ama bu sakinlik nereye varacak gerçekten ben de merak ediyorum.

Başbakan Ersin Tatar da bir sakinleşme var, öte yandan Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’da da bir sakinlik var.

Halkın Partisi Genel Başkanı Kudret Özersay’a yönelik yapmış olduğum eleştirilerde her zaman sahip olduğu nitelikleri yansıtamadığını, amacının dışına çıkan değerlendirmeler yaptığını söylemişimdir. Hem yakın dostlarımla hem de HP’liler ile yapmış olduğum sohbetlerde “Kudret Hocayı anlamakta güçlük çekiyorum. Hukuk profesörü olmuş bir siyasetçi, üstelik müzakerelerde uzun yıllar olgunlaşmış, pişmiş bir siyasetçi nasıl olur da herkesi geren, kızdıran ve öfkelendiren açıklamalar yapar” diye sorgulamışımdır.

Çünkü Kıbrıs konusunda derin tecrübesi olan ve kitaplar arasında dirsek çürüten bir ömür yaşayan kişilerden beklentiniz daha yüksek olur.

Defalarca kez canlı yayınlarımda bir Tufan Hoca bir Kudret Hoca kolay yetişmiyor demiş ve ardından eleştirilerimi sıralamışımdır.

Özersay geçtiğimiz günlerde Hasan Hastürer abimize konuk oldu ve beni hayli şaşırtan açıklamalarda bulundu. Kendi kendime “Hoca ya özüne döndü ya da iyi bir strateji ustası buldu” dedim.

Görmek istediğim Özersay bu!

Sağ çizgide milliyetçi ama aynı zamanda sol ideolojide diklenen bir aykırı ruh hissettim ve dedim ki kendi kendime Hoca artık bu yaptığı açıklamalardaki kişi olsun.

Ne kadar yakalayabildiniz bilmiyorum ama bir kesit paylaşıyorum Özersay’ın açıklamalarından;

““KKTC’yi de böyle görürüm. Ben devletin varlığına inanırım. Bir toplumun, kimliğin ayakta kalması için devleti ve o devlet kurumları içinde toplumun kendi kendini yönetmesini olmazsa olmaz görürüm. Türkiye Cumhuriyeti’nde farklı dönemlerde farklı siyasi iktidarlar olmuştur. Bizim ihtiyacımız olan şey Türkiye’nin bizi yönetmesi değildir. Türkiye’nin bize talimat vermesi de doğru değil. Zaten biz böyle bir şeyi kabul etmeyiz. Türkiye’yle sağlıklı bir ilişki kurmak zorundayız. Kıbrıs sorunuyla ilgili ana çerçeveyi bizim çok daha iyi çizebileceğimize inanırım. Bizim içinde yaşadığımız meselemizdir çünkü. Yaşayarak öğrendik. Kıbrıs meselesi üzerinden Türkiye’nin dış politikasını yoğurmamız, şekillendirmemiz gerekir. Bugüne kadar her hal ve şartta iyi günde kötü günde Türkiye bizim yanımızdaydı. İnkâr edebilir miyiz, edemeyiz. Özel bir ilişkimiz var ama o özel ilişki Türkiye’nin bizi idare etmesi anlamına gelmez.” https://www.kibrisgazetesi.com/kibris/ozersay-kibris-turku-kendi-kendini-yonetmek-ister-talimat-kabul-h78057.html

Özersay daha seçimlere bile katılmamıştı. Uzun bir yazı yazmış ve sonunu eğer durumlar düzelmezse Ankara, Özersay kartını kullanacak diye bitirmiştim yazımı. Sadece bir cümle o da yazının sonunda. Ertesi gün Kudret Hoca bana uzunca bir yazı yazıp cevaben göndermiş ve Ankara’nın adamı gibi algılanmayı istemediğini dile getirmişti.

İşte yukarıda Özersay’ın kendi açıklaması olarak aktardığım açıklamayı Özersay keşke çok daha önce yapmış olsaydı ve umarım samimidir açıklamalarında. Hani şu klasik cümle; diklenmeden dik durma meselesi; Kıbrıs Türk halkının kişilik ve kimliğinin güçlü olduğu ve icazet almadan yönetilebileceği noktası. Türkiye düşmanlığı yapmadan, Türkiye’yi kucaklama ve sahiplenme ama emir alan olmama, yalaka olmama noktası. Hoca bu paragrafta bunları ilk kez cesurca ortaya koymuştur, koymuştur koymasına da hayli de geç kalmıştır.

Kıbrıs Türk halkı; Kıbrıs Türk milliyetçiliğini asla terk etmedi. Çoğu zaman sağcı solcu yaftası yedi ama aslında ne sağcı oldu ne solcu; Kıbrıs Türk milliyetçisi oldu bu halk.

Özersay toparlanıyoruz ruhuna dönmeli

İlk başlarda Kudret Hoca dün neyse aslında herkes de biliyor ki bugün de odur. Ne bir kişisel menfaat peşinde koşmuştur ne de yanlış yapana eyvallah demiştir. Ancak son haftalarda Kudret Özersay’ın eskiden olduğu gibi adeta fabrika ayarlarına geri dönmeye başladığını, yine kendisi gibi olmaya başladığını partililerinden duyuyorum. Eskiden olduğu gibi Özersay’ın  yine sokakta, pazarda, , köylerde yani bir diğer deyişle  halkın içinde olduğu söyleniyor. Umarım bu seçimlere yönelik bir telaş değil, samimi hareketleridir.

Zira Halkın Partisi tabanı toparlanıyoruz dönemindeki Kudret Hocayı görmek istiyor yeniden.

****************

Günün Sözü

Özgürlük buydu işte: Kalbinin istediği şeyi hissetmek ve bunu başkalarının düşüncelerine bağlı olmadan yapmak. Özgürdü, çünkü aşk insanı özgür kılıyordu.

Paulo Coelho

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.