Tatar, "Partim gösterirse adayım"

loading
7 Ağustos, Cuma
£

9.54

8.61

$

7.27

A- A A+

Tatar, “Partim gösterirse adayım”

Başbakan Ersin Tatar ile Kıbrıs Genç TV’deki programımda oldukça güzel bir canlı yayın yaptık. Son derece verimli bir söyleşi oldu diyebilirim.

Ne zaman basına düşse verdiği demeçler, oturup sıkılmadan okuduğunuzda rakamlar Ersin Beyin Maliye Bakanı olduğu dönemde hayli önemli işler yaptığını gösterir size. Daha önceki yazılarımda da ifade etmiştim. Bizim toplum eleştirmeye meraklıdır. Gözüne gözüne soksanız iyi giden ya da iyiye dönüştürülmeye çalışılan konuların öneminden memnun kalmayanların sayısı hafife alınmayacak kadar azdır.

Ama gelin görün ki bu memlekette gırgırın ötesinde işlerde yapılıyor. Bir adamın konuşma stilini beğenmeyebilirsiniz ya da hazmetmeye de bilirsiniz ama yaptığı işleri ve başarılarını yok saymak ancak cahil işi olur.

Yok mu ülke de yapılan önemli işleri iki şişe bira içip sıfırla çarpanlar? Var! Ersin Tatar en çok eleştiri alan siyasetçilerden oldu bugüne kadar. Hep konuşmalarından cımbızla tutup önemsiz benzetmelerini aldılar ve ısrarla olumsuz gündem yaratmaya çalıştılar.

Ama işte olaylar film gibi değil. Ersin Tatar Cambridge mezunu bir ekonomi duayenidir. Maliye Bakanlığı döneminde yaptığı icraatlar, iç borcun kapatılması, cari açığın ciddi anlamda aşağılara çekilmesi, memur maaşlarına yapılan artışlar hep bunun göstergesidir.

Programın ağırlıklı gündemi elbette ki Kıbrıs konusu ve müzakerelerdi. İlk kez Tatar iki devletli çözüm cümlesini kullanmaktan kaçındı ve “Çözüm nasıl olursa olsun gerçekleşecek bir antlaşmada Kıbrıs’ın kuzeyinde bir devletin olduğu kabul edilmeli” dedi. İki devletliliği sorsam da sorduğum soruya yeniden bu cümleyle karşılık verdi.

Unutmamak lazım ki gerek Türkiye gerekse KKTC hükümeti her ne kadar federasyon dışındaki çözüm modelleri üzerinde dursa dahi iş görüşme masasına oturmaya geldiğinde Türkiye dahil masasının etrafındaki herkes Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Guterres’in önünde federasyonu konuşmak durumunda kalır.

Çünkü görüşmelerin temelindeki çözüm modeli aynı zamanda bir Türk tezi de olan federasyondur. Başbakan Tatar da bunu iyi bildiği için belirleyici bir cümle kurmak yerine Kıbrıs’ın Kuzeyinde bir devlet olduğunu Rumlar kabul edecek cümlesini kuruyor ki zaten olası bir federal çözümde Kıbrıs’ın kuzeyinde de bir devletin varlığı kabul ediliyor. Kurucu devletler ibaresi bundan geliyor.

Tatar, “Yerel gelirlerde % 20 artış var”

Başbakana yedi aylık başbakanlık görevi süresinde zam yapmadıklarını ancak kendisinden önceki dörtlü koalisyon döneminde zamların ardının arkasının kesilmediğini hatırlattığımda; “Biz göreve geldiğimizde 1,5 milyar Türk Lirası cari açık bulduk. Rakamlar ortadadır. Biz bu açığı 500 milyonlara çektik. Üstelik de zam yapmadan. Şaka bir durum değil, çok ciddi bir bütçe açığı buldum ve bunu düşürmek için çok uğraştım. Yerel gelirler de % 20 artışımız olduğunu bilmenizi isterim. Yerel gelirlerimizdeki artış 7 milyar liraya gelecek. Zam olup olmayacağını enflasyon oranları belirleyecek ancak bizim yerel gelirlerimizde artış devam ederken böyle bir şey beklemiyorum” dedi.

Tatar, “Partim görev verirse adayım”

Cumhurbaşkanlığı seçimlerine ilişkin de konuşan Tatar, “Ben şimdi Başbakanım. Cumhurbaşkanlığı seçimi her partinin iddialı olduğu bir seçim. Her parti de kendi adayını çıkaracaktır. Ben buralara gelebildiysem, UBP sayesinde geldim. Ben UBP örgütlerinin sesine bakmak durumundayım. Bu sesler de beni oraya itiyor. Özellikle son gelişmelerde teşkilatlardan aday olmam için ses geliyor. Günün sonunda buna parti karar verecektir. Partim görev verirse aday olurum” şeklinde konuştu.

 

“Seçimler konusunda başkalarına yol açmaya çalışmıştım”

Tatar, “Ben ille de Cumhurbaşkanı adayı olayım demedim” diyerek, koalisyonun kurulduğu süreçte sarf ettiği “Ben Başbakan olarak kalacağım” sözlerinin anımsatılması üzerine, “Bunu dediğimde, başlarına yol açmaya çalıştım. Vicdanen de çok rahatım. Günün sonunda öyle bir gelişmeler oldu ki, iş buralara geldi” ifadelerinde bulundu. UBP’nin Cumhurbaşkanlığı adayını ne zaman açıklayacağına ilişkin soru üzerine konuşan Tatar, “Seçimler 19 Nisan’da. Daha 4 buçuk ay var” şeklinde konuştu.

“Hükümet ortağımızla elbette ki sıkıntılarımız vardır”

Hükümet ortağı HP ile ilişkilerinin nasıl olduğunu sorduğumda ise Tatar, “Hükümet ortağımızla elbette ki sıkıntılarımız vardır. İmar planı meselesi sıkıntılı bir durumdur. Kudret Bey ve Ayşegül Hanımın da sıkıntıları vardır. UBP’nin tabanından gelen sese bakmak zorundayız. Bu süreci iyi yönetmemiz lazım. Ben başbakanım, karşı tarafta da koalisyon ortağım vardır. Teşkilatlarımdan, tabanımdan ve vekillerimden gelen seslere de bakmak durumundayım. Ben hükümet krizi olmasını beklemiyorum. Biz uyumlu bir hükümet olduğumuzu söyledik. İki devletten bahsettik. 2020 protokol görüşmelerimiz var. Ekonomi yönetimi konusunda aldığımız kararlarımız var. Koalisyon ortakları tabii ki bulundukları durumu değerlendireceklerdir. Hassasiyetlerimiz de vardır. Hükümet hizmetleri farklı, Cumhurbaşkanlığı farklı. İkisini ayrı değerlendirmek lazımdır” dedi.

***************

Günün Sözü

Bir insanın büyüklüğü, çenesinden yukarıya bakılarak ölçülür.

Lloyd George

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.