Dikkat! Maraş, seçimden önce açılabilir

Yayın Tarihi: 02/09/20 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Uzunca bir süredir seçimlere de konu olan ve hem öncesinde hem de şimdilerde tartışılan Kapalı Maraşın çözümden önce açılıp açılmayacağı tartışmaları öyle anlıyorum ki yeni bir boyut kazanacak. Güvenilir kaynaklardan aldığım bilgilere göre Kapalı Maraş’ın 11 Ekim Cumhurbaşkanlığı seçimleri öncesinde açılabileceği yönünde.

Bildiğiniz gibi hem Başbakan Ersin Tatar’ın hem de Başbakan Yardımcısı Kudret Özersay’ın uzun süredir Kapalı Maraş’ın açılımı ile ilgili bir takım hazırlıklar ve çalışmalar yaptığını biliyoruz.

Her iki parti arasında da bu konuda bir rekabet olduğu da ayrı bir durum.

Son derece güçlü bir iddia olduğu için ve bu konuda önemli bilgiler geldiği için konuyu biraz araştırdım ve bu konuda UBP Gazimağusa Milletvekili Hasipoğlu’nu arayarak dün sabah ki canlı yayınıma bağladım.

Hasipoğlu’nun bu konuda uzunca bir süredir perde gerisinde bazı görüşmeler yaptığını işitmiştim. Bildiğim kadarıyla Başbakan Tatar Kapalı Maraş konusunda Oğuzhan Hasipoğlu’nu görevlendirdi.

Hasipoğlu’na doğrudan bana gelen bilgiyi sordum ve bir açıklama istedim.

Hasipoğlu,  Kapalı Maraş’ın açılmasına hızlı adımlarla gidildiğini ve hukuki altyapının hazır olduğunu söyledi ve soruma cevap verdi  “Evet, Kapalı Maraş seçimden önce açılabilir. Kapalı Maraş, KKTC bünyesinde bulunan bir bölge””.

Oğuzhan Hasipoğlu, Kapalı Maraş’ın açılmasının sadece bir bakanlar kurulu kararına bağlı olduğunu anlattı.

“Oyunun kurallarını artık değiştirmek istiyoruz, kapsamlı müzakerenin artık yok ve Maraş’ın müzakere dışında kalmasından dolayı, 46 yıldır kapalı tutulan bölgenin Taşınmaz Mal Komisyonu kararıyla birlikte açılabilir” Taşınmaz Mal Komisyonu’na 281 tane başvuru geldiğini de aktaran Hasipoğlu, isteyen kişilere mallarının iade edileceğini ve ‘el değiştirme’ politikası altında Kapalı Maraş’ın KKTC’nin menfaatleri doğrultusunda uluslararası hukuka uygun bir şekilde açılabileceğinin altını çizdi.

Hasipoğlu “Anastasiades, Güneyde yaşayan, Kapalı Maraş”ta oteli veya evi olan Kıbrıslı Rumlara, Türk yönetimi altına gitmeyin, bakın Komite önerisi yaptım, bekleyin bir gün çözüm olacak diyor. Öte yandan, bizim petrol – doğalgaz konusunda paylaşımın nasıl yapılmasının kararlaştırılacağı bir Komite kuralım önerimizi reddediyor. Sıkıştığı noktada Komite kuralım önerisi yapıyor, petrol konusunda ise 'ben tanınmış devletim, o yüzden Komite kurmam' diyor...

Gerçekten de Güney yönetimi bizimle adanın yönetimine ada etrafındaki zenginliği paylaşmak istemediği gibi, Maraş konusunda da çeşitli bahaneler ile, en önemlisi ise kapsamlı çözüm planlarına hayır diyerek bu bölgenin kapalı kalmasına ve adanın önemli bir turizm gelirinden yoksun kalmasına sebep olmuştur.

Yıllarca bizi görüşme masasında oyalayan Güney Kıbrıs Rum yönetimi, şimdi de kendi vatandaşlarını kandırma uğraşı içerisinde olduğunu anlıyoruz. 

Aslında tüm sürece baktığınız zaman Güney Kıbrıs Rum yönetimi sadece özür değil, ciddi anlamda tazminat ödeme borcu da doğmaktadır. Artık Kapalı Maraş kapsamlı çözümün bir parçası değil, oradaki gerçek hak sahiplerinin ve tüm adanın menfaatine olacak şekilde bir çözümün parçası olmalıdır.

Güney Kıbrıs Rum yönetiminin ne bizi, ne de Kapalı Maraş”ta menfaati olan herkesi, görüşme masasında oyalamalarına izin vermemeliyiz. Güney yönetiminin çözüme destek vermemesi ve kaçırdığı fırsatlardan dolayı, tüm adanın ve adalıların menfaatine olacak olan Kapalı Maraş”ın kendi yönetimimizde açılmasından bu vakitten sonra vazgeçecek değiliz.”

Günün Sözü

Gözlerim hızlandırır tenhalığını, Yanlış şehirlere götürür trenlerim.  Ya ölmek ustalığını kazanırsın,  ya korku biriktirmek yetisini.  Acılarım iyice bol gelir sana,  sevincim bir türlü tutmaz sevincini.

Attila İlhan

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları