İlişkilerin düzelme zamanı

loading
26 Kasım, Perşembe
£

10.63

9.46

$

7.94

A- A A+

İlişkilerin düzelme zamanı

Devletimizin 37. Kuruluş yıl dönümü herkese kutlu olsun diyerek başlayalım yazımıza. Uzun bir aradan sonra Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan oldukça kalabalık bir ekiple bu kutlamalara katıldı. Son derece seviyeli ve verimli geçtiğini söyleyebiliriz. Daha önce de çok yazmışımdır, tahmininizin ötesinde Kıbrıs tüm genel hatlarıyla sürekli olarak Tayyip beyin gündemindedir ve en çok ilgilendiği ülkelerin başında gelir. Bildiğiniz gibi dörtlü koalisyon döneminde Başta Cumhurbaşkanı Erdoğan olmak üzere tüm AK Parti hükümeti adeta KKTC’ye kayıtsız durumdaydı. Aslında Tatar’ın başbakanlık döneminde de gerekli destek pek verilmedi ancak Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaşmasıyla birlikte Tayyip beyin Kıbrıs’a ilgisi yeniden üst düzeye çıktı.

Bozulan su boru hattı, pandemi hastanesi ve protokolün çalışması yeniden gündeme geldi.

Dış dünyada birlikte ses verebilmek adına Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Ankara, Ersin Tatar’ı destekledi ve Tatar kazandı. Ankara’ya göre aslında bu üst düzey ziyaret Kıbrıs konusu ve genel yatırımlarla ilgili bir zafer kutlaması havasında gerçekleşti.

Sayın Erdoğan oldukça kalabalık bir kabineyle katıldı KKTC’nin kuruluş yıldönümüne.

HÜKÜMET YOKTU

Gelin görün ki devlette devamlılık esastır mantığından yola çıkarak düşmüş hükümetin bazı üyeleri bu karşılamadaydılar. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı, Cumhurbaşkanı Tatar karşılamıştı karşılamasına ama Sayın Erdoğan’ın elini sıkacak bir Başbakan yoktu.

Buradan yola çıkarak Ankara Hükümeti şunu anlamalıdır; mesele Türkiye’nin de çıkarları olur ve bu çıkar uluslararası bir çıkara dönüşürse Kıbrıs Türk halkı bunu dikkate alır ve ona göre davranır ama öte yandan partilerin başkanlarını da gerek Ankara Hükümeti gerekse kişiler dizayn etmeye çalışırsa seçmen buna razı gelmiyor.

Demek ki neymiş; “ben yaparım olur, her konuda olmuyormuş..."

Buna dikkat etmek lazım. Umarım KKTC ile Türkiye arasında ki ilişkiler artık ciddi anlamda düzelme yoluna girer. Hem maddi hem de manevi açıdan.

AYLARDIR HASTANEYE BAŞLANMADI

Hani yeri gelmişken yazayım dedim; aylar önce de Türkiye Sağlık Bakanı Fahrettin Koca KKTC’yi ziyarete geldiğinde yeni bir hastane sözü vermişti. Maraş’la ilgili bir de toplantı yapılmıştı. Yeni  hastane yapımıyla ilgili herhangi bir adım atılmadı. Sn Koca dünkü ziyaretinde yine yeni hastaneden bahsetti, umarım lafta kalmaz ve Türkiye bir yeni hastane yapar bu ülkeye. Bu gerçekten büyük bir iyilik olur ülkemiz için.

“Hem göz kliniğinde hem de kardiyoloji ve kardiyovasküler cerrahi servisinde yatan hastaları da ziyaret ettik. Her türlü kalp ameliyatı ve böbrek naklinin yapılabilir olduğu bir ortam olduğunu gördük. 42 yıl önce faaliyete geçen hastanenin fiziki şartlarının iyileştirilmesi gerektiği ortada. Bu çerçevede Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla, KKTC’de bir hastane yapılmasını gelmeden önce konuştuk. Daha önce gündemimizde 400 yataklı bir hastane vardı. Cumhurbaşkanımız, “400 yataklı değil KKTC için 500 yataklı bir hastane yapacağımızın sözünü verin” diye beni gönderdi. Bu müjdeyi vermek ve yapımını takip etmek üzere, iş birliği içerisinde olacağımızı özellikle ifade etmek istiyorum.”  Koca, hastanenin çevre yoluna yakın ve 270 dönümlük bir arazide inşa edilmesini hedeflediklerini dile getirdi. https://www.saglik.gov.tr/yazdir?DD73F723BC12208B468CD2D4BA03FA2C

Bakan Koca tarafından bu söz 15 Şubat 2020 tarihinde verildi ve üzerinden tam dokuz ay geçti. O söz orada kaldı. Elbette ki Türkiye’nin de kendince çok ciddi bir yoğunluğu var ve bir hastane yapmak kolay iş değildir. Pandemi hastanesinden sonra İnşallah Türkiye, Kıbrıs Türküne modern bir hastane hediye eder.

İLİŞKİLER DÜZELMELİ

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyareti son derece güzel oldu, gelmesi son derece iyi oldu. Tayyip beyin burasıyla yakından ilgilenmesi son derece önemli. Umarım yatırımlar ve destekler hızla artarak devam eder. İki ülke arasında emir alan ve emir veren ilişkisi değil, karşılıklı samimi ve yapıcı ilişkilerin oluşturulması lazım.

Bu son derece önemlidir çünkü Kıbrıslı Türklerin, Türkiye’den nefret etmesi için bazı odaklar harıl harıl çalışıyor. Bu tür odaklara prim vermemek lazım.

Kıbrıs Türk halkının avuç açan değil çalışan ve üreten bir halk olmasını sağlamak gerekiyor. Kendi ayaklarının üzerinde durmasını sağlayacak bir protokolün hazırlanması ve uygulanması gerekiyor. Bunun içinde sağlam bir hükümet ile Başkanlık sistemine geçiş şart.

Bu şekilde sürdürülebilir değil. Bir iki vekilin keyfine göre çark dönmek durumunda kalıyor. Böyle olduğu sürece, KKTC bir çocuk bahçesi, Türkiye de bu çocuklara kızan, bakan anne olma durumundan kurtulamaz.

HÜKÜMET KARMAŞASI

Üçlü koalisyon masadan kalktı görünüyor. Bakalım UBP ile HP hükümeti kurmayı başarabilecek mi? Defalarca kez yazdım, halkın bekası için bir icraat hükümeti kurulması lazım ama herkesin yarası var ve herkes ağlıyor ben haklıyım diye.

Ne yazık ki vatandaş ne olacak diye düşünen yok, açıkçası ben bunu görüyorum.

GÜNÜN SÖZÜ

ŞiirIerin en hüzünlüsünü yazabilirim bu gece. Ben onu sevmiştim ve bazen o da beni sevmişti.

Pablo Neruda

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.