Ver interneti, oyunu… Rahat et...

Yayın Tarihi: 11/01/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+
  • Ailelerde de çok büyük kabahatler var. Onlarda çocukların buralarda uzun süre takılmalarından rahat ediyorlar. Birçok aile çocuklarıyla ilgilenmesi gerekirken bunu yapmak yerine kendi dünyalarına dalıyorlar ve çocuklarıyla uğraşmıyorlar. Belki bir oyundan dolayı ilk kez böyle bir şey yaşanıyor ülkemizde ama kim bilir gerisinde neler vardır neler.

Akıllara zarar bir cinayet olayına tanık olduk Cuma sabahı uyandığımızda. Halbuki Perşembe geceleri de Cuma günleri de güzel günlerdir aslında. Gelin görün ki Korona salgınından ötürü tadı kaçan bu memleket olmadık, akıl almaz, mantığını ve sebeplerini tam olarak söyleyemeyeceğimiz bir aile trajedisine tanık olduk.

Oyun bağımlısı 14 yaşında bir çocuk anne ve babasını, kendisini öldürdü. İnsanın adeta kanı donuyor, hele gazeteciyseniz yaşanan olayı dinledik sonra nasıl geliştiğini gözünüzde canlandırıyorsunuz.

Özellikle erkek çocuklar online oyunların esiri olmuş durumda. Bu oyunlara o kadar bir takılıp kalmışlar ki derslerini asıyorlar, ödevlerini ihmal ediyorlar. Özellikle pandemi döneminde derslerine girmeyip oyun oynayan çocuklar gördüm. Ellerinden tablet ya da oyun konsollarını aldınız mı çıldırıyorlar. Onlar oyun dünyasında yaşıyor ve geri dönmüyorlar.

AİLELERDE KABAHAT BÜYÜK

Ailelerde de çok büyük kabahatler var. Onlarda çocukların buralarda uzun süre takılmalarından rahat ediyorlar. Birçok aile çocuklarıyla ilgilenmesi gerekirken bunu yapmak yerine kendi dünyalarına dalıyorlar ve çocuklarıyla uğraşmıyorlar. Belki bir oyundan dolayı ilk kez böyle bir şey yaşanıyor ülkemizde ama kim bilir gerisinde neler vardır neler.

Bizim memleket böyle işte. Kaza olur 10 kişi ölür bir hafta sonra kim kazanır Lefkoşa'da seçimi. Delinin biri karısını öldürür ne olacak Girne de seçim. Bir çocuk öldürülür, devletin kendisi bu konuda uykuya yatır ve kimse konuşmak istemez bu konuları ama gelin görün ki ister cinayet olsun ister intihar bulaşıcıdır ve devam etme ihtimali taşır.

Demiyorum şimdi peşi sıra birileri anne babasını öldürecek, bu tür cinayetlere toplum olarak uzağız aslında ya da biz öyle olduğumuzu düşünüyoruz; ta ki gerçekleşene kadar. Tabii kimsenin öldürülmesi kabul edilecek bir durum değil ama 2017 yılına bir bakın ardı ardına üç kadın ya da dört kadın cinayeti gerçekleşti. İntihar vakaları deseniz sürekli oluyor ama sokaktaki vatandaş bunu öğrenmiyor.

Evet dostlar. İşte böyle kabus gibi bir haftayı geride bıraktık.

Ağır ağır bu yaşananları da unutacağız belki. Ta ki bir yenisi gerçekleşene kadar.

İnsanlar delirdi diye yorum yapıyor herkes.

CİNAYET BULAŞICIDIR

Evet yanlış duymadınız. Ardı ardına cinayet ve intihar yaşanmaya başladıysa bu bir süre devam ediyor; çünkü bu tür eğilimler bir günde çıkmıyor ortaya. Eğer bir insan intihar etmeyi kafasına koymuşsa bir süre bu düşünceyle mücadele ediyor ve sonrasında ya vazgeçiyor ya da intihar etmeyi deniyor. Eğer kendini öldürmeyi başarırsa olay bitiyor zaten ama öldürmeyi başaramadığı durumda bunu yaptığına çok pişman oluyor. Tekrardan deneyenlerin sayısı da az değil.

Keza cinayetler de öyle. Bir insan bir başka insanı bir günde vurmaya karar vermiyor meğerki ani bir sinir krizi yaşanmasın.

Ama her ne olursa olsun cinayet de bir şekilde bilinçaltında şekillendikten sonra gerçekleşiyor.

En önemlisi de bu tür eğilimlere sahip olan insanların ciddi psikolojik sorunlarının ya da açmazlarının oluşu yatıyor bu olayın gerisinde.

Yani hiçbir cinayet ya da intihar bir anda olmuyor.

Defalarca kez yazdık antidepresan ilaçlarının satışında çok ciddi bir artış var, tedaviye ihtiyacı olan ancak kendini hasta görmeyen inanın binlerce insan var bu ülkede.

Çünkü intihar ya da cinayet aslında uzun süre devam eden fiziki ya da psikolojik şiddetin sonucunda gelişiyor.

Kötü bir haftayı geride bırakıp yeni bir haftaya başlıyoruz.. bakalım bu hafta neler olacak..

***

GÜNÜN SÖZÜ

Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

Nazım Hikmet

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları