ABD-Türkiye ilişkileri normalleşmeli

Yayın Tarihi: 02/03/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Kıbrıs konusunda tuhaf bir evreye girildi. Hem de gerçekten tuhaf. Akıncı’nın da seçimleri kaybetmesinin ardında Kıbrıs konusunda tam da Türkiye’nin şu an istediği politikayı arıza çıkarmadan gerçekleştirecek bir yapı var orta yerde. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Başbakan Ersan Saner ve Dışişleri Bakanı Tahsin Ertuğruloğlu tam olarak gerçekleşmesi mümkün olmayan bir politikayı destekliyorlar. Hemen tepki göstermeyin bu konuyu açacağız.

Sanmayın ki Sn Akıncı’nın Kıbrıs konusundaki politikalarını övecek ve Türkiye’nin politikalarını yerden yere vuracağım. Tam olarak bir durum tespitinde bulunacağız.

Elbette ki Türkiye, Kıbrıs’ın garantör devleti olduğu için Kıbrıs'ın kuzeyindeki politik sesler Türkiye ile örtüşmeli, bunda hiçbir sakınca görmemekle birlikte aksine destekliyorum da ancak bir olmazın peşinde sadece zaman öldürüyoruz.

Bir başka deyişle havadan sudan konuşmak gibi bir şey yaptığımız ya da bir diğer deyişle mevlitlerde birbirini tanımayan insanların yaptığı cinsten bir konuşma şu an yaşadığımız.

RUMLAR ASLA ÇÖZÜM İSTEMEZ

Şimdi çözüm isteyenlerin savıyla başlayalım ilk önce. Çözüm isteyen partiler ya da siyasilerin çözümle ilgili ana teması şudur;

“Rumlar çözüm istemese de biz onları Federasyon temelinde bir çözüme zorlamak durumundayız. Haliyle dünya bizim Federal çözüm isteyişimizi en sonunda görmezden gelemeyecektir."

Tam da budur savundukları ana tema. Referandumlardan sonra tek BM ve Güvenlik Konseyini, Kıbrıslı Türklerin evetinin ödülünü hiçbir şekilde teslim etmek istemedi, hatta görmezden geldi. Siz istediğiniz kadar uğraşın durun ki dünya bizim çözüm için perişan olmamızın ödülünü verecek ya da Rumlar bir şekilde köşeye sıkışacak ve çözüm olacak. Hepimiz bunun mümkün olmadığını biliyoruz.

Özellikle Amerika-Yunanistan-Rum dayanışması son birkaç yıl içinde tavan yaptı ve son birkaç içinde daha da tavan yapacak. Hele hele Yunanistan-ABD yakınlaşması tadından yenmiyor bu aralar ve yakında başka krizler çıkacak. Deyim yerindeyse savaş çanları bile çalabilir.

Durum buyken zaten hiçbir şekilde çözüm istemeyen Rum tarafı bu saatten sonra hiç istemeyecektir.

İKİ DEVLET MÜMKÜN DEĞİL

Yani bir sorun kendi kendinize Rum tarafı adanın bölünmesine razı gelecek. Sorun bu soruyu bakalım kulağınızda bir kabul görüyor mu?

Şu an için Türkiye’nin ve bizim saz ekibinin savunduğu bu. Bu nedenle beşli konferanstan hiçbir şey çıkmayacak. Çünkü Türkiye’nin karşısında şu an iki devleti ya da bir başka deyişle bölünmüş bir Kıbrıs’ı kabul edecek herhangi bir yapı bulamazsınız.

Yok efendim Rum lider Nikos perde gerisinde Türkiye ile görüşmüş ve iki devleti konuşabileceklerini anlatmış.

Yahu Nikos Anastasiadis’in esen rüzgara göre davrandığını ve gerçek anlamda bir yalancı olduğunu bilmiyor muyuz?

MEVCUT DURUM DEVAM

Defalarca kez beşli konferans yapılabilir hiç sıkıntı yok. hatta liderler gece gündüz görüşedebilirler. Şu an için çözüm rafa kalkmıştır ve yapılan tüm hafif çabalar dostlar alışverişte görsün çabasıdır.

Bir tür adet yerini bulsun çalışmasıdır. Şu an için mevcut durumda hiçbir gelişme olması mümkün değil. Nasıl ki 50 yıldır federasyon çabası sonuç vermemişse, iki devlet çabası da sonuç vermeyecektir. Şu an için Türkiye’nin sadece süreci biraz tersine çevirmek için yaptığı bir manevradır yaşadıklarımız.

TÜRKİYE-ABD İLİŞKİLERİ DÜZELMEDİKÇE

Gelelim sonuca. Kıbrıs’ta olurlu bir çözüm ancak Türkiye ile Amerika’nın ilişkilerinin düzelmesiyle gündeme gelebilir. Ne yazık ki bu şimdilik mümkün değil.

Çok yakın zamanda yeni ABD Başkanı Biden, Türkiye için yeni yaptırımları devreye sokacak ve döviz yeniden fırlayacak. Hani döviz meraklılarına bir tiyo benden. Alacaksanız alın. Yine yakın zamanda Türkiye bir sınır savaşına daha girecek.

Türkiye’yi zora sokmak için Amerika her türlü pisliği yapacak ve yapmaya da başladı. Yunanistan da kurmaya başladığı üsler de bunun bir örneği.

Bu nedenle özellikle 2021 yılı ortalarına doğru yani yaz aylarına doğru çok sıcak bir bölgeye dönüşeceğiz. Bunu yazın bir tarafa. Değil beşli konferans, değil iki devlet ortalık çok ama çok gerilecek.

Bu nedenle ilk önce Türkiye’nin ABD ile ilişkilerinin iyileşmesi demiyorum normalleşmesi gerekiyor. Bu olur mu olmaz mı bekleyip göreceğiz.

Çok konuşulan bir Rusya-Türkiye yakınlaşması ve KKTC’nin tanınması meselesi var. Bundan medet umanlar var. Onu da yarın yazacağız.

Açıkçası ben Türkiye’yi hiçbir şekilde Rusya bloğuna yakın görmüyorum. Bu mümkün değildir demiyorum, faturaları inanılmaz ağır olur. Bu faturada aklınıza gelen herşey olur ve yaşanır.

Bu konuyu yarın yazacağım büyük ihtimal. Yok Rusya ile Türkiye yakınlaşacak ve Azerbaycan KKTC’yi tanıyacak.

Keşke tanısa. Azerbaycan’ın da KKTC’yi tanıması en azından şimdilik bir hayalden öte bir şey değil.

Nedenlerini gerekçelerini eminim konuyu bilen herkes biliyordur.

KKTC Devleti’nin Türkiye ile birlikte hareket etmesini destekliyorum elbette ki.

Ama Kıbrıs’ta çözüm yine İngiltere’nin baş rolünü üstelendiği bir planla olacak. Biraz bu konuları işleyelim istedim.

Voleybol izler gibi bakmayın olaylara, bu çok sayılı bir Amerikan Futbolu..

Günün Sözü

“İnsan sevdiğini bırakmaz, sevmek bırakır insanı…”

Attila İlhan

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları