Dinde zorlama yoktur

Yayın Tarihi: 19/04/21 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Kur'an kurslarıyla ilgili yaşanan tam anlamıyla gereksiz ve olağanüstü krizi şaşkınlık ve hayretle izledik. Hükümeti temsil edenlerin haricinde ve Ankara’ya yalakalık yapmak adına birkaç vekil dışında kimse bu krize destek vermedi. Ben Hukukçu değilim bu nedenle Anayasa Mahkemesinin kararlarını değerlendirecek değilim. Ancak KKTC’de din özgürlüğü olduğunu hepimiz gayet net biliyoruz. Karar ideolojiktir deniliyor. Olabilir mi bilemem ama Anayasa Mahkemesi bu davayı Ramazan ayından sonraki bir zamanda sonuçlandırsaydı daha iyi olurdu. Hem Cenevre süreci sonrasında hem de Ramazan ayı sonrasında sonuçlandırsaydı belki de daha iyi olurdu.

Bu krizi değerlendirmek isteyecek pek gazeteci bulmazsınız. Değerlendirenler de olacaktır elbette ki.  Genellikle sinelim mantığı hâkim olur. Bunun altında yatan asıl gerekçe ise yapılacak eleştirinin hoş karşılanmayacak olmasının yanı sıra hiçbir şeyi değiştirmeyecek oluşudur da aynı zamanda.

Bu ülke de hiçbir hükümet ya da otorite insanların dinini öğrenme noktasında hiçbir zaman bir engel yaratmamıştır. Açık konuşmak gerekirse Türkiye’nin tepeden tırnağa göstermiş olduğu tepkinin perde gerisini bilmek gerekiyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Devlet Başkanı olarak tanıdığı KKTC Devleti’nin varlığına göstermiş olduğu inanılmaz gerçekten aşırı tepkinin perde gerisini bilmek gerekiyor ki bu gösterilen tepkinin nedenlerini anlayabilelim.

Koskoca Türkiye Hükümeti tek bir ses olup “Kuran kursları yasaklandı” gerekçesiyle hem Anayasa Mahkemesini hem de tüm Kıbrıs Türk halkını ciddi anlamda rencide edecek açıklamalarını neden yapsın?

Bir kere Kuran Kursları yasaklanmadı. Doğru bir yerden bakılmıyor karara. Sadece Eğitim Bakanlığının denetimine tabii kılındı ki bunda ben hiçbir sakınca görmüyorum. İslam Dinine gönül vermiş ve bunu yaşamaya çalışan bir gazeteci olarak İslam dininin ehil ellerde öğretilmesinden yanayım. Aksi takdirde birçok Alim değil yobaz yetiştirirsiniz ki bu durum yalnızca İslam dini için değil tüm dinler için geçerlidir. Bu durum yalnızca KKTC için değil Türkiye için de geçerlidir.

KKTC’de İslam dinini, Kuranı Kerim’i, öğrenmek isteyen her birey bunu yapabilecek imkanlara ve özgürlüğe sahiptir. Bunu engelleyen herhangi bir otorite bu ülkede hiçbir zaman olmadı.

İSLAM DÜŞMANLIĞI BESLENMEMELİ

KKTC’de İslam düşmanlığı ne yazık ki sık yapılan bir çalışmadır ve bu çalışmalardan ciddi anlamda rahatsız oluyorum bende. Ankara Hükümeti’nin Kuran Kurslarıyla ilgili ortaya koyduğu maksadını fazlasıyla aşan tepkiler Kıbrıs Türk halkındaki İslam’a olan sevgiyi de derinden sarsmıştır. Ankara’nın böylesine hassas bir konuda daha olgun ve ılımlı açıklamalar yapması gerekirdi.

DİN OLGUSU BURADA TUTMAZ

Bakınız net ve açık yazayım. Kıbrıs’ta Din olgusu asla tutmaz. Bir Müslüman olarak en çok üzüldüğüm konulardan biridir. Çevremde hatırı sayılır ateist ve deist Kıbrıslı Türk vardır. Herkesin inancına saygım sonsuz o ayrı konu ama elbette ki herkesin İslam dinini seçmesini çok isterdim. Bu durum Kıbrıslı Türkler arasında son derece zayıf ve her geçen gün de zayıflamaya devam ediyor. Bu nedenle İslam dininin sevdirilmesi ve Hoş görüsünün daha sık anlatılması lazım. Bu ciddi anlamda yapılsa bile İnsanlar İslam dininden uzak duruyor. Şimdi siz kalkar ve kükrerseniz, İslam dinine yakınlık duyanlar veya duymak isteyenler daha fazla uzaklaşacaktır.

Özellikle İngiliz döneminde Türkiye’nin Dinsel anlamda Kıbrıs Türk halkını yalnız bırakması neticesinde birçok Müslüman Kıbrıslı Türk zaman içinde Hristiyanlaşmıştır. Adı Türk adıdır ama Hristiyandır. Bu yazdıklarım garip gelmesin size. Oturup dedemiz yaşındaki kişilerle konuşursanız Rum tarafında kalan Türk köylerinin akıbetini öğrenirsiniz. Özellikle 1960 öncesine kadar Türkiye’nin Kıbrıs diye bir konusu dahi yoktur ve zaman içinde İslam dini ciddi kayıplar yaşadı Kıbrıs’ta.

Nazım Beratlı abimiz bence bu konuda bir yazı kaleme almalıdır.

KRİZ NE SONUÇLAR DOĞURDU, DOĞURACAK?

Kıbrıslı Türklerin, AK Parti Hükümeti’nden nefret etmesini istiyorsanız, Kıbrıs Türk halkının İslam dininden soğumasını istiyorsanız ve Türkiye’ye karşı öfke dolu insanların yetişmesini istiyorsanız aynı tempoda devam edin. Başarılı olmanız hiç de zor olmayacaktır.

Bu olmasın diye çaba sarf eden biri olarak görmüşümdür kendimi. Herhangi bir din tercihi olmayan birçok insana İslam Dininin güzelliklerini Peygamberimiz Hz. Muhammed’in hoş görüsünü anlattım ömrüm boyunca. Gerçekten üzülerek izliyorum bu yaşananları.

Kıbrıs Türk halkının din konusunda inanılmaz bir hoş görüsü vardır ve siz bu halka bunu yapacaksın dediğiniz de ölür de yapmaz. Yani Kuran’da Bakara suresinde de yazdığı gibi “Dinde zorlama yoktur”.

Bu tarz açıklamalar Dünyanın söylediklerini doğrular ancak; KKTC, Türkiye’nin bir alt yönetimidir.

Eğer buysa doğru olan diyeceğim bir şey yok.

Ne kadar acıdır ki son tahlilde yalnız bir halktır Kıbrıs Türk halkı, bunu bir kez daha anlamış olduk.

Müslüman bir Kıbrıslı Türk olarak çok üzülüyorum buna.

İsteyen istediğini söylemeye devam etsin. Sonuç yazdıklarım gibidir.  Türkiye gibi büyük bir devletin bazı oyunlara gelmemesi gerekiyor.

İki ülke ve halk arasındaki sevginin en çok kırılgan olduğu dönemden geçiyoruz. Bir zamanlar ki Kıbrıs yok artık…

***

Günün Sözü

“Sen bana bakma ben baktığın yerde olurum...”

Cemal Süreya

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları