Meclisi kargaşa bekliyor

Yayın Tarihi: 23/04/21 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Oldukça gergin ve ne olacağı da bir o kadar belirsiz bir meclis kavgasına hazır olunuz. Bir türlü Hükümet ile Muhalefet seçim konusunda uzlaşıya varamıyorlar. Muhalefet Ağustos sonu derken Hükümet Nisan 2022 tarihini istiyor. Dünkü yazımda da ifade ettim; Hükümet her ne kadar Nisan 2022 dese dahi sanki de o tarih konusunda da pek samimi değiller. Kıbrıs Postası’ndaki dünkü yayınımda Muhalefet Parti Liderlerini telefona bağlayarak değerlendirmelerde bulunmasını istedim.

Değerlendirmelerin genelinden öyle anlıyorum ki Muhalefetin yapacağı üç manevra var. Birincisi sert muhalefet, ikincisi Mahkeme süreci ve üçüncüsü de UBP’yi yakın gelecek de oluşabilecek herhangi bir koalisyon formülünün dışında bırakmak.

Hatırlayacağınız üzere Hüseyin Özgürgün’de de aynı tavır sergilenmişti.

En azından şimdilik CTP-HP-TDP birlikte hareket ediyorlar. Seçim gününe kadar ki bunun tarihini bence şu an için kimse bilmiyor, bu birliktelik devam edecek. Olası bir seçimden sonra da çıkacak aritmetiğe göre bir koalisyon şekillenecek.

Tabii Ekim ayındaki UBP kurultayının sonucu da birçok şeyi değiştirecektir.

Dün sabah yaptığımız telefon bağlantılarının değerlendirmesine yer vereceğim kısa kısa ancak şunu söylememiz gerekiyor ki Nisan 2021 ile haziran 2022 tarihlerinin arasındaki dönem tek kelimeyle ölü bir dönem olacak.

Hani bir başka deyişle karın tokluğuna çalışan işçi misali yarı ölü bir yıl geçireceğiz.

Sonrasında pandemi biter mi? Ya da içi para dolu bir gemi Girne kıyılarında karaya vurur mu bilemeyiz.

Bu ekonomi, turizm, eğitim kendi ivmesiyle pozitif yönde hareketlenmezse, Türkiye birkaç bavul parayı Maliye Bakanlığının yanındaki araziye bırakmazsa UBP bir süreliğine ana muhalefet görevi üstlenebilir diye düşünüyorum.

İşte söyleşilerden kesitler…

ERHÜRMAN: “HÜKÜMET PROGRAMINDA YAZAN BİR ŞEYE UYSUNLAR BARİ...”

Erhürman, “Bu işin bir siyasi, hukuki ve ekonomik tarafı var. Hükümet kurulurken zaten Ekim ayında bir seçime gitme kararıyla kuruldu. Kendi aralarında anlaşarak, ortaya koydukları bir iradeydi. Ekim’de seçime gidileceği düşüncesiyle güvenoyu aldılar. Demokrasinin gereği budur. Hükümet programında yazan bir şeye uysunlar bari. Ekim’den önceki bir tarihte Meclis’in uzlaşması gerekiyor. UBP Ekim ayında kurultay yapmak istiyormuş, bu yüzden erken seçime gitmek istemiyorlarmış. Tüm memleket kurultay için çekilip sürüklenmek istiyor. Amaçları doğrudan doğruya demokrasiyi katletmek. En son istediğimiz şey Haziran'da bir kişi için seçime gitmek. Biz muhalefet olarak buna kesinlikle göz yummayacağımı söyledik. O zaman erken seçim yapılacaksa, Şubat 2022’de seçim yasakları başlayacak. Hiç bütçe açılmadan, Ocak ayından Temmuz ayına kadar hiç icraat yapılmayacaktır. Bu sorumsuzluğu ortaya koyuyorlar. Bir de bunu 'memleketin derdi seçim değil, geçim' diyerek yapıyorlar. 2022’de seçim yapıldığında Ocak’tan Temmuz’a kadar bu memlekette taş üstüne taş koymak mümkün olmayacak" dedi.

ÖZERSAY “BURASI DAĞ BAŞI DEĞİLDİR”

Özersay, “Açıkçası çok şaşırmıyorum… Hükümet, yapmak istediğini yapamayınca; yaparmış gibi yapıyor” ifadelerini kullanarak, Meclis’te bir Hukuk Komitesi’nin olduğunu, bu Komite’nin çalıştığını dile getirdi.

Hukuk Komitesi’nin tıkanmış olması durumunda Ad-Hoc Komite’nin kurulmasına önermelerini anlayacaklarını fakat bu Komite’nin şu anda çalışır bir durumda olduğuna işaret eden Özersay, Erken seçim tarihi ve yasasıyla ilgili bir öneri yapıp Meclis’e getiriyorsunuz, neden Komite’ye getirmiyorsunuz, ‘e çünkü benim orada çoğunluğum yok’ çünkü sen azınlık hükümetisin… Önce bunu bir anla!” dedi.

HP Genel Başkanı Özersay, parlamenter sistem içerisinde bir şey geçirmek için muhalefetle anlaşılmak zorunda olduğuna da dikkat çekerek, “İlla benim dediğim olacak demeyeceksin. Bir ortak noktada bulaşacaksın” şeklinde konuştu.

Özersay “Anayasaya saygımız var bizim… Sen Meclisi çalıştıramıyorsun. Bir azınlık hükümeti olduğun için yol kat edemiyorsun. 'Komitelerdeki temsiliyet oranlarını değiştireceğim' diyorsun, bu oranların altına kendin imza attın… Burası dağ başı değildir. Burası bir hukuk devletidir. Hukuki ve siyasi olarak doğru olanı yapmıyorlar. Halk iradesini yok sayıyorlar, Meclisi de yok sayıyorlar. Meclisi dahi toplayamazken, ‘Anayasayı da yok sayarım, beğenmediğimi değiştiririm, çoğunlukta değilsem yan yoldan gider çoğunluğu almaya çalışırım’ zihniyetindeler... Karşısındaki kişiler de az çok hukuku ve siyaseti bilen kişilerdir. Biz de halkı temsil ediyoruz, bu iş maskaralık değildir. Normal olmayan bir durum olması nedeniyle memlekette bunlar yaşanıyor. Demokrasinin ayarıyla oynarsanız, memleketin de ayarıyla oynarsınız.”

ÖZYİĞİT “KOLTUĞA OTURANLAR KENDİNİ UNUTUYOR”

“Koltuğa oturanlar kendini unutuyor…” diyen Özyiğit, Demokrat Parti (DP) ile Yeniden Doğuş Partisi’nin (YDP) muhalefetteyken ki söylemleriyle şu anda yaptıklarının uyuşmadığına dikkat çekti ve “DP ile YDP ters bir bakış açısıyla 'koltuktaki ömrü nasıl uzatırımı düşünüyor…” dedi.

Hukuk Komitesi’nin yapısının kitleneceğine dikkat çeken TDP Genel Başkanı Özyiğit, 'demokrasiyi katlederek' Ad-Hoc Komite kurulmasının önerilmesine de değinerek, şöyle devam etti:

“Bunu yemezler… Açıkça parmak hesabı vardır, bu komitede bu karar alınmaz! Meclis Başkanını ve görevli personelini alet ettiler. 2 personel meclisin toplanmasını engellemek için idari izinli sayıldı, bu böyle olmamalıdır.”

Günün Sözü

"Ben hiç böylesini görmemiştim, vurdun kanıma girdin, itirazım var."

Attila İlhan

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları