Sahte aslan konuştu...

Yayın Tarihi: 04/05/21 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+
  • Timotheos kim biliyor musunuz? Osmanlı İmparatorluğu’nun Kıbrıs’taki Ortodoks kilisesinin bağımsızlığını tanımasından sonra görev alan ilk Başpiskoposu’dur.Hani şu vakti zamanında Venediklilerin zulmünden çok çekip İkinci Selime mektup gönderip bizi kurtar diyen Kilise’den bahsediyorum.
  • Tarih tekerrürden ibarettir derler, yine 1974’te Eoka, Kıbrıslı Rum Solcuları öldürmekle meşgulken, Kıbrıslı Rum solcuları bu cinayetlerden kurtaran da Türk ordusuydu.Kıbrıs kilisesi, Osmanlı İmparatorluğuna, Kıbrıs Rum Halkı da Türk ordusuna çok şey borçludur.

Rum lider Nikos Anastasiades’i anlamak gerçekten güç diyeceğim ama bu adamın samimiyetsiz olduğunu hatta yalancı olduğunu defalarca kez yazdım. Türk tarafının Cenevre’de çözüm adına daha yapıcı olmasını beklediğimi geçtiğimiz gün kaleme aldım ancak iş çözümsüzlük noktasına geldiğinde Nikos’un gerçekten çözüm istemeyen bir siyasetçi olduğunu hepimiz Crans Montana’da gördük. Türkiye tarafından çözüm olması noktasında Ankara Hükümeti’nin ne kadar cömert davrandığını da hepimiz biliyoruz.

Kimse kusura bakmasın ama Rum yönetimi Crans Montana gibi bir kazanımı artık hayatları boyunca görmezler, göremezler. Crans Montana’da bile çözümü elinin tersiyle iten ve dönemin Yunanistan Dışişleri Bakanı Kocias’la iş birliği yapıp yine dönemin Yunanistan Başbakanı Çipras’ı tehdit ederek çözüm masasını dağıtan sanki de Nikos değilmiş gibi çıkıp Türkiye Cumhuriyeti Devletine Osmanlı İmparatorluğu hayali sataşması yapıyor.

Şimdi sözün özüne bir daha bakalım. Türk tarafı eğer Rum yönetime şunları teklif ederse çözüm olur; “Türk askeri gidecek, garantörlük anlaşmaları sona erecek, Kıbrıslı Türkler de maronit ve ermeniler gibi ulus devletinde elimine edilecek ve Kıbrıslılık kimliği altına girecek”.

Evet Rumların istediği bu. Bir diğer deyişle Üniter Devlet.

Bunu bizim olayın ne olduğunu tam anlamayan birçok çözümcü yurttaşımız da destekliyor ne yazık ki. Desteklemeyen on binlerce de aklı başında federasyoncu vardır bunu hepimiz biliyoruz.

TİMOTHEOS MEZARINDA TERS DÖNDÜ

Timotheos kim biliyor musunuz ? Muhtemelen bilmiyorsunuz. Nikos’un Ankara Hükümetine yönelik Osmanlı İmparatorluğu hayalindesiniz dediği o Osmanlı İmparatorluğu’nun 1571’de Kıbrıs’ı fethetmesinin ardından Kıbrıs’taki Ortodoks kilisesinin bağımsızlığını tanıması sonrasında Kıbrıs Rum cematinin lideri olarak Kıbrıs episkoposunu kabul etmesine müteakip görev alan ilk Başpiskoposu’dur.

Hani şu vakti zamanında Venediklilerin zulmünden çok çekip İkinci Selime mektup gönderip bizi kurtar diyen Kilise’den bahsediyorum.

Bu yazdıklarım size hamaset gelmesin. Tarihi bir gerçektir çünkü.

Bu nedenle hem Rum lider Nikos Anastasiades hem de şu an ki Başpiskopos II. Hrisostomos, işte Osmanlı İmparatorluğuna çok şey borçludur.

Ama ne olmasa bu yazdıklarım geçmişte kaldı değil mi ? Rum halkı yüz yıllar önce kendilerini zulümden kurtaran Osmanlı’nın adını bile duymak istemiyorlar.

Osmanlı İmparatorluğu yeniden kurulsun diyen yok zaten. Atatürk, Türkiye Cumhuriyetini kurdu ve Türk halkına emanet etti.

Ama bir EOKA’cının oğlu olan Nikos’a bu tarihi gerçeği hatırlatmak istedim.

Tarih tekerrürden ibarettir derler, yine 1974’te EOKA,  Kıbrıslı Rum Solcuları öldürmekle meşgulken, Kıbrıslı Rum solcuları bu cinayetlerden kurtaran da Türk ordusuydu.

Kıbrıs kilisesi, Osmanlı İmparatorluğuna, Kıbrıs Rum Halkı da Türk ordusuna çok şey borçludur.

Bu gerçekleri kimse ne konuşmak ister ne hatırlamak ister.

Ne yazık ki Rum yönetimi ve Kilise, Kıbrıslı Türkleri azınlık görmeye devam ettikçe, Kıbrıs adasını paylaşmak istemedikçe, eşit şartlarda çözüm istemedikçe Türkiye ile komşu olarak burun buruna yaşamaya devam edecekler.

Herkes tercihleriyle yaşarmış derler.

AKEL Genel Sekreteri Kiprianu’nun da Nikos’a karşı daha sert bir muhalefet yapması gerekir ama ne yazık ki Güney Kıbrıs’ın solcuları zayıf ses veriyorlar.

***

Günün Sözü

“Hayat yaşandığı kadardır. Ötesi ya hatıralarda bir iz ya da hayallerde bir umuttur.”

Pablo Neruda

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları