Şu dergah meselesinin aslı...

Yayın Tarihi: 21/05/21 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+
  • Dergahın bu konuyla ilgili olarak uzunca bir süredir Başbakanlığa talebi var ve bu talep üzerinde uzunca bir süredir çalışılıyor. Konu dönemin İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars dönemine kadar uzanır. Olay sorun edilecek bir mesele değildir. Şeyh Nazım KıbrisiDergahı’nda kalan ya da çevresindeki evlerde kalıp Dergaha hizmet eden ve maddi sorunları olmayan insanlardır bahsi geçen insanlar.
  • Şeyh Nazım Kıbrısi hazretleri Nakşibendi Tarikatının Hakkani Kolunun 40’ıncı altın sinsilesidir. İslam Dünyası açısından bazıları beğenmese de son derece önemli bir kimsedir. Bu nedenle Dünyada sayanı seveni çoktur Şeyh efendinin.

Mecliste İçişleri Bakanı Kutlu Evren ve Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu arasında bir gerginlik yaşandı. Aslında gerginlik perde gerisinde yaşandı ama her iki bakan da olgunluk gösterdiği için bu kamuoyuna hoşgörülü bir gerginlik olarak yansıtılmaya çalışıldı.

Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretlerinin Dergahı ile ilgili olarak İçişleri Bakanlığı tarafından özel olarak üretilen bir muhaceret tüzüğünden bahsediyoruz.

Öncelikle İçişleri Bakanı Kutlu Evren’i, Lefke’dekiDergah için attığı bu adım için tebrik etmek istiyorum. Bakan Evren son derece önemli ve hayli geç kalmış bir gereksinimin yerine gelmesini sağlamıştır. Son derece de doğru bir iş yapmıştır.

Bakan Evren “İnanç Turizmi” derken aslında yanlış bir şey söylememiştir, çünkü bu yapılan inanç turizmine de bir katkıdır ancak Bakan Ataoğlu’nun da ifadesiyle sürçülisan etmiştir.

Çünkü İnanç Turizmi dediğiniz tam olarak da böyle bir şey değil. Çok daha geniş kapsamlı bir çalışmadır. Turizm Bakanı Fikri Ataoğlu’nun da bu yönde gerçekten ciddi hazırlıkları vardır ve evet Bakan Ataoğlu, Turizm konusunda son derece başarılı ve kendini ispatlamış bir bakandır. Tecrübelidir.

Bakan Evren’in kürsüde yaptığı konuşmada Lefke’dekiDergah ile alınan kararı izah etmeye çalışırken kullandığı ifade doğru maksatlı ancak yanlış beyanlı olmuştur.

Gerginliğin temeli de budur. Her iki bakanda dosttur ve birbirlerine kırılmazlar.

DERGÂH UZUN ZAMANDIR MAĞDUR

Beni tanıyanlar Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretlerine ve Lefke’dekiDergaha olan derin gönül bağımı bilirler. Şeyh Nazım Efendi Hazretleri bu ülke için son derece önemli bir değerdi. Vefatının ardından başta Şeyh Mehmet Efendi hazretleri olmak üzere, kadim dostum Mehmet Nazım efendi , ailesi ve Dergahtaki dervişler, Şeyh efendinin anısının yaşaması ve Dergahın varlığının devam etmesi için ellerinden geleni yapıyorlar. Dergahın siyasetle politika ile hiçbir alakası olmamakla birlikte İslam Dininin yayılması ve güzel ahlaklı insan yetiştirme noktasında sadece Lefke’de değil Dünyanın birçok ülkesinde aktif faaliyet göstermektedirler.

Bilenler bilir ama bilmeyenler için söyleyecek olursak, Şeyh Nazım Kıbrısi Hazretleri hayattayken Kıbrısı ve Kıbrıs Türk halkının varlığını dünyanın birçok ülkesine tanıtmayı başarmıştır. Aklınıza gelebilecek pek çok ülke de Şeyh Nazım hazretlerine biat etmiş ve dergah açarak temsilciliğini yürüten izinli Müridler vardır.

Yani inanç turizmi denilir mi bilmem ama Kıbrıs’ı haritada bulmakta zorlanan birçok Türk ve Müslüman olmayan insanlar, Şeyh Nazım Kıbrisi Dergahı sayesinde uzun yıllardır KKTC’ye gelmektedirler. Şeyh efendi hayattayken Dergahın varlığının Lefke ekonomisine kattığı ekonomik değerin hatırı son derece büyüktür.

Gelelim işin aslına. Ben süreci uzunca zamandır biliyorum. Bildiğiniz gibi pandemi koşulları sağlık açısından ülkeye girişe kısıtlılıklar getirdi.

Bu kısıtlılıktan Dergahta nasibini aldı. Birkaç hafta önce Dergaha gittiğimde dergah her zaman olduğu gibi pek sakindi. Ağırlıklı olarak Türkiye başta olmak üzere, İngiltere, Almanya, Pakistan, Malezya, Burunei gibi ülkelerden Lefke’ye gelen çok sayıda mürid var.

Bu müridler arasında Lefke’de oturma izni ile yaşamını sürdüren insanlar da var. Yani KKTC’de yaşamalarına yasal olarak sıkıntısı olmayan insanlar. Elbette ki İçişleri Bakanlığı’nın çıkardığı Muhaceret tüzüğü ile Sağlık kurallarına uyarak bu gelişler yapılacak. Yani birine torpil geçilmeyecek.

Dergahın bu konuyla ilgili olarak uzunca bir süredir Başbakanlığa talebi var ve bu talep üzerinde uzunca bir süredir çalışılıyor. Konu dönemin İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars dönemine  kadar uzanır. Olay sorun edilecek bir mesele değildir. Şeyh Nazım KıbrisiDergahı’nda kalan ya da çevresindeki evlerde kalıp Dergaha hizmet eden ve maddi sorunları olmayan insanlardır bahsi geçen insanlar.

Şeyh Nazım Kıbrısi hazretleri Nakşibendi Tarikatının Hakkani Kolunun 40’ıncı altın sinsilesidir. İslam Dünyası açısından bazıları beğenmese de son derece önemli bir kimsedir. Bu nedenle Dünyada sayanı seveni çoktur Şeyh efendinin.http://www.evliyalar.net/seyh-nazim-kibrisi-k-s/

Kaldı ki yasal çerçevede Dergah tüm yasal sorumluluğu da üstlenmiş bulunmaktadır. Bu insanlar İslam dinine hizmet etmek isteyen insanlardır.

Ülkemizde inanç özgürlüğü olduğunu hepimiz biliyoruz ama geleneksel olarak KKTC’nin Müslüman bir ülke olduğunu da biliyoruz. Bu vesileyle dünyada ciddi bir prestije sahip ve KKTC’nin tanınması noktasında ciddi hizmetleri bulunan bu ilim yuvasına insanların Dergahın sorumluluğunda gelmesi kadar olağan bir durum yoktur.

Sonuç olarak İçişleri Bakanlığı uzunca bir süredir yaşanan bir sıkıntıya el atmış ve bu sıkıntıyı çözmüştür. Şeyh NazımKıbrisi Hazretlerinin Dergahı ülkemizin inanç turizmine de ciddi anlamda hizmet eden bir ilim yuvasıdır. Hoşgörüsünü de İslam dininden alan hiçbir siyaset ve politikaya dahil olmadan Allaha olan ibadetleriyle meşguldür bu insanlar.

Ülkemizdeki birçok siyasetçi hali hazırda dergaha sık sık gitmektedir, birçok siyasetçimiz de sosyal medyada linç edilmekten korktuğu için gitmek istemesine rağmen gitmekten çekinmektedir.

Benim de üzüldüğüm budur. Ne Türk olmaktan ne de Müslüman olmaktan korkmamak, utanmamak lazım. Nefret edenlere de boyun eğmemek lazım.

Bilmem anlatabildim mi?

***

Günün Sözü

“Tarikat kolay mesele değil. Kolay olsa herkes yol alır, gider. Kaç kişi var erenler? Çünkü nefsini bırakamıyor işte.”

Şeyh Nazım Kıbrısi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.