Demokrasiyi sırtınızda taşıyın...

Yayın Tarihi: 15/07/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Demokrasi herkese lazım sözü klasiktir ama çok değerli bir cümledir. Bugün 15 Temmuz. 1974 yılında dönemin Kıbrıs Cumhurbaşkanı Makarios’a Faşist Yunan Cuntası tarafından gerçekleştirilen darbenin yıl dönümü.

Aynı zamanda FETÖ Terör Örgütünün organize ettiği Türkiye’deki darbe girişimin yıl dönümü. İki darbe arasındaki en önemli benzerlik her iki darbeyi de perde gerisinde Amerikan’ın organize etmiş olmasıdır.

Her iki darbeyi de kınıyor ve lanetliyoruz elbette ki. Demokratik yollarla yani halkın desteği ile iktidar olmuş Hükümetlerin yine demokratik yöntemlerle halk tarafından seçilmesi ve seçilmemesinde daha başka bir yol asla düşünülemez.

Yunan Cuntasının darbesinin sonuçları Rum halkına da Yunan halkına da ciddi diyetler ödetti. Herkes bunun ne kadar yanlış olduğunu anladı.

Türkiye’de 2016 yılında 15 Temmuz gecesi yaşanan kalkışmanın sonucu da ağır sonuçlar doğurdu. Çok şükür ki FETÖcüler bu darbe girişiminde başarılı olamadılar.

Türk halkı Devletine, Cumhurbaşkanına, Demokrasisine sahip çıktı. Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Meclis’te yapması planlanan konuşması ve ziyaretleriyle ilgili yazıyı yarına bıraktım. Zira bu darbe girişimi yıl dönümleri son derece önemlidir. 15 Temmuz 2016 tarihinde hem Türkiye hem de KKTC resmen uçurumun kenarından döndü.

ASKERİN YERİ KIŞLA

Türkiye’de ilerleyen süreçte başka darbe denemesi olur mu bilemem, buna pek ihtimal vermiyorum. Türkiye’de mevcut hükümete tepkiler olabilir, zayıflayabilir ya da güçlene bilir de AK parti ama 15 Temmuz 2016  darbe denemesi herkese bir kez daha gösterdi ki Türk halkı siyaseten bazı şeylerden rahatsız olsa dahi askeri siyaset sahnesinde görmek istemiyor.

Türk halkı tutun Adnan Menderes döneminden başlasın daha beş  yıl öncesine kadar askeri darbelerden  çok çekti ve ciddi sorunlar yaşadı. Askerin yeri kışlasıdır, meclis değil. Bunun ayırımına ve olası sonuçlarına çok dikkat etmek gerekir.

Bir partinin politikalarından usanmış olabilir belli kesimler ama bunun adresi elbette ki sandıktır, demokrasidir.

Darbe oyundu, uydurmaydı da diyen çok oldu. Halen gerek Kıbrıs’ta gerekse Türkiye de bu iddia güçlü bir şekilde tartışılmakta ve bununla ilgili bir sürü video yayınlanmaktadır. Birçoğunu okudum izledim. Darbe başarılı olsaydı, oyunun sonunun kötü olacağını bunu söyleyenler de görecekti.

Ya da kim bilir AK Parti en sonunda darbe de yaptırdı diyeceklerdi. Velhasıl kelam sonuçları on binlerce insan için kötü olacaktı.

Öte yandan AK Parti’den önceki iktidarlar sanki Türkiye’yi uçurmuş da AK parti topal ördeğe çevirmiş gibi de bir algı var; buna da gülüp geçmek lazım.

Netice de Türkiye’deki mevcut hükümet seçimle iktidara geliyor ve demokrasilerde çoğunluğun dediği oluyor.

Sonuç olarak faşist Yunan Darbesi ile Türkiye’deki darbe denemesinin tarihlerinin dahi kesişmesi tarihin her ne kadar ilginç bir tesadüfü olsa dahi; demokrasi, insan hakları ve Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüme her zaman ihtiyaç duyduğumuz açık bir gerçektir.

Türkiye de işler yolunda gidiyor belki bazı şeyler zor ilerliyor ama denizler önce dalgalanır sonra durulur. Neticede Türkiye bir İsviçre değil, unutmamak lazım.

Kıbrıs’ta da artık tarafların bir çözüm üzerinde uzlaşması ve çevremizde bu kadar savaş varken, uzlaşı yoluyla hareket etmeleri gerekiyor.

Aksi tarihte 15 Temmuzlar çakıştığı gibi tarih olası bir savaş için de tekerrür edebilir.

Bu hayatta her şey olabiliyor, buna her gün yaşayıp tanık oluyoruz..

***

GÜNÜN SÖZÜ

“Sesinde ne var biliyor musun? Söyleyemediğin sözcükler var.”

Cemal Süreya

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.