Müjde tatile çıktı...

Yayın Tarihi: 26/07/21 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+
  • Mustafa Akıncı, Nikos’a demişti ki “çözüme yaklaşmazsan Türkiye ile komşu olacaksın”.. Türkiye ile komşuluk iyi olur ama Rum halkı ne kadar mutlu olur bilemem.
  • Nikos yanlış yapıyor. Akılcı bir politika değil bu. Ana muhalefet lideri olduğu yıllarda kendisiyle defalarca kez söyleşi yapmış birisi olarak, gerçek anlamda çözüm isteyen Türk dostu bir babanın oğlu değil sanki artık karşımızdaki..

Tatilleri hiç sevmedim hele hele uzun tatilleri hiç sevmedim. Bu kadar uzun ara verince her ne kadar akıllarda yazacak konu olsa da açıkçası insan üşeniyor. Bir kez daha anladım ki her gün yazı yazmaz ve program yapmazsam kendimi işe yaramaz hissediyorum.

Neyse bayramdan hemen öncesi ya da bayram haftasını bir değerlendirelim. Biliyorsunuz Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ziyaretinde beklenen açıklamalar gelmedi ve herkes şaşırdı. Elbette ki Erdoğan’ın müjdeli haber dediği Cumhurbaşkanlığı külliyesi ile yeni parlamento binası değildi. Açıklayacağı önemli bir şey vardı elbet ama ya bundan vazgeçti daha doğrusu erteledi.

Ertelenmesi de iyi oldu bence. Sağcılar ya da solcular diye sınıflandırmayacağım. Çözüm ya da anti çözümcüler diye de sınıflandırmayacağım.

Dünya gerçekleri var ve Türkiye bu dünya gerçeklerinin içinde oldukça önemli bir yere sahip.

Bilmemiz gereken bir şey var ki o da Türkiye’nin dünya siyasetinde önemli bir aktör olduğudur.

Ekranlar önünde yapılan siyaset vardır bir de perde gerisindeki gerçekler.

KKTC TANINMAZ… TÜRKİYE’Yİ ZORA SOKMAYIN

Gelin şu KKTC’nin tanınma meselesini kısaca bir daha konuşalım. Bazı çevreler bazı şeyleri gerçekten anlamıyor. KKTC tanınmaz arkadaşlar bir kere artık bunu anlayın ve klavye kahramanlığı yapmayın. Yok Azerbaycan tanıyacak yok Rusya tanıyacak yok orası yok burası. Bir kere KKTC tanınmayacak.

Bu öyle korkunç bir şey değil. KKTC’nin zengin ve güçlü bir devlet olabilmesi için tanınması önemlidir ama ille ki gerekli değildir. 400 bin nüfuslu bir ekonomiyi uçurmak aşırı zengin kılmaz öylesine kolay bir meseledir ki birkaç yıl içinde gerçekleşir. Mesele buna bizim ne kadar niyetimizin olduğudur. KKTC’yi tanıyın diye tutturmak ısrarla Türkiye’nin başını derde sokalım demekle eş değerdir. Türkiye’nin hangi şartlar ve hangi anlaşmalarla burada olduğunu hepimiz biliyoruz. Neden Türkiye’yi ısrarla işgalci konumuna düşürmeye çalışıyoruz ben anlamadım.

Lafla peynir gemisi yürümez. Hadi çıksın en Türkçü en Müslüman devlet tanısın. Tutan mı var ?

Yok ama tanımaz tanıyamaz. Mesele tanınma da değil zaten mesele KKTC’nin ekonomisini güçlendirmek.

TÜRKİYE’YE KAMBUR OLDUK

Bir kere bırakın şu milliyetçi sloganları bir yana. Türkiye’nin sırtında tam anlamıyla kamburuz. İster kabul edin ister etmeyin. Para ver Türkiye, yol yap Türkiye, ilaç gönder, okul yap, elektrik gönder Türkiye, çok da canımızı sıkarsan barra Türkiye.

Ee sorry olmuyor be arkadaşlar.

Biz üretmeyi sevmeyen sevenlerin de küstürüldüğü bir ülke de yaşıyoruz. Üret sen dünya standartlarında bir ürün bak bakalım bu kıtlığın içerisinde satıyor musun satmıyor musun. Herkes alır ürünümüzü.

Devletin % 80 bütçesini gömersen memur istihdamına hayatta kalkınmaz bu ülke. Biz bunu yaptık yapmaya da devam ediyoruz. İki yılda bir seçim, istikrarsız hükümetler, üretim yok, vergi yükü çok bir de üstüne Korona belası vurdu, toparla toparlayabilirsen.

Türkiye KKTC’ye  500 tır nakit para getirse bir yıl sonra yine para yoktur. Bu yanlış bir ilişkidir ve artık değişmelidir.

Kime söylen kim duyar seni.

Vatan millet Sakarya’ya devam. Hiçbirşey olmaz.

ŞU MARAŞ MESELESİ

Bu konuyu daha geniş kaleme alacağım ama yeri gelmişken kısa bir değinelim. Burada önemli bir nokta var kaçırmayın. Maraşın eski sahiplerine Türk otoritesi altında iade etmekte hiçbir sakınca yoktur. Yüzlerce binlerce Rumun malı var Maraşta. Rum Liderliğinin paçasının tutuşması çok normal; çünkü hangi vatandaşına diyecek gidip malını alma. Bu durum Rum yönetimi için Türkiye’nin yaptığı çok yerinde ve deyim yerindeyse adeta bir iç darbe niteliğindedir.

Türkiye demiyor ki ben üstüne çöktüm buranın. Gelsin eski sahipleri malını alsın diyor.

Rum Lider NikosAnastasides bazı çevrelerin pasaportlarını iptal edeceğini söyledi. Edebilir. Ne olacak ettiğinde. Mahkemeye gitsinler dedi. Olurda mahkemeye gider ve birileri ve kazanamaz sonra da AİHM’e gider o zaman Rum yönetimi kaybeder.

Rum Yönetiminin pasaport verdiği on binlerce Kıbrıslı Türk “Kıbrıs Cumhuriyeti’nin” doğal vatandaşı. Ne yapacak Rum tarafı 1960 Cumhuriyeti’nin doğal vatandaşı olan binlerce vatandaşlığı iptal mi edecek?

Dünya kamuoyunda gelecek olan binlerce davayla karşı karşıya kalır. Siyaseten altından kalkabilirse o ayrı konu. Kalkamaz.

Örneğin benim babam annem Cumhuriyet çocuğu, hadi iptal et vatandaşlıklarını. Hatta tüm vatandaşlıkları iptal etsin, Rum lider Nikos kendi eliyle adanın bölünmüşlüğü ilan etmiş olacak.

Siyaseten yine Türk tarafının lehine bir artı yazılacak.

Bunların hepsi ayrı ayrı yazı konusudur ve yazacağım ama eski Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’nın bir sözüyle bitireyim yazımı.

Mustafa Akıncı, Nikos’a demişti ki “çözüme yaklaşmazsan Türkiye ile komşu olacaksın”..Türkiye ile komşuluk iyi olur ama Rum halkı ne kadar mutlu olur bilemem.

Nikos yanlış yapıyor. Akılcı bir politika değil bu. Ana muhalefet lideri olduğu yıllarda kendisiyle defalarca kez söyleşi yapmış birisi olarak, gerçek anlamda çözüm isteyenTürk dostu bir babanın oğlu değil sanki artık karşımızdaki..

Denizler önce dalgalanır sonra durulur... Sabırlı olun...

***

Günün Sözü

“Geçmişteki mutluluğu anımsamak kadar büyük acı yoktur.”

Dante

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.