Benzine okkalı zam geliyor..

Yayın Tarihi: 25/05/22 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Ülkemizin saygın ekonomistlerinden Mehmet Saydam dün konuğumdu. Sohbete başlar başlamaz konuyu akaryakıt zammına getirdim. “Okkalı bir zam geliyor, dört liranın üstünde bir zam bekliyorum” dedi. Kendisi ile program öncesinde yaptığım konuşmada yanılmıyorsam bana 4,15 rakamını telaffuz etmişti. Peki devlet bunu sübvanseye edemiyor mu? Edebiliyor tabii ki. Örneğin bir haftalığına sübvanseye ettiler gördüğünüz gibi. Fiyat istikrar fonunda para var mı diye sorduğumda Saydama “elbette var” cevabını verdi.

Maliyenin yerel gelirleri arttı. Bunu da konuştuk. Maliye geçtiğimiz ay 1,2 milyar seviyelerinde bir yerel gelir elde etti. Bunun temel nedeni dövizle gerçekleşen ticaretten elde edilen vergi gelirleri. Devletin hazinesine yabancı para girişi her ay oluyor, bu ay daha çok oldu. Döviz malum sürekli rekor üstüne rekor kırıyor. Bu dövizler hazine bütçesine girdiği zaman fark yaratıyor.

AKARYAKIT ZAMLANIRSA HER ŞEY ZAMLANIR

Bildiğiniz gibi her ülkede olduğu gibi bizim ülkemizde de birçok emtia döviz ve akaryakıta bağlı olarak şekilleniyor. Akaryakıt zammının çok olması ya da devam ederek artması demek ilk başta elektriğinde zamlanacağı anlamına geliyor. Akaryakıt konusundaki şanssızlık hem dövizin özellikle doların artması ve benzinin brent fiyatının yükselmesi. İkisi birden yükseldiğinde Mehmet Saydamın ifade ettiği gibi dört liranın üstünde bir zam kapıda bizi bekliyor. Döviz artışı, buna bağlı olarak akaryakıt zammı beraberinde kaçınılmaz elektrik zammını da tetikleyecek. Elektrik zamlandığında marketlerdeki birçok üründe kendiliğinden zamlanacak. Hem dövizdeki yükseliş hem de olası elektrik zammı doğrudan onlarca emtianın üstüne binecek.

Basit gibi görünen akaryakıt zammı beraberinde birçok ürünün zamlanmasını sağlayacak.

TÜP GAZ YENİDEN ZAMLANACAK

Akaryakıt zammı Saydama göre beraberinde tüp gaz zammını da getirecek. Birçok emtiaya zam geleceği gibi tüp gazda zamlanacak.

SÜBVANSEYE EDİLEMEZ Mİ?

Saydama bunu da sordum. Akaryakıt sübvanseye edilebilir ama elektriği sübvanseye etmeniz mümkün değil diye yanıtladı.  Hükümet ne yazık ki sıkıştığında fiyat istikrar fonunda biriken paraları maaş ödemek için kullanıyor.

Dövizin yükselmesiyle yerel gelirlerde 1 milyar liranın üstüne çıkan maliye pek ala hem akaryakıtı hem de tüp gazı sübvanseye edebilir ki bu önemli iki emtia onlarca diğer iki emtianın yükselmesini engellesin.

Sonuç olarak marketlerden artık alış veriş yapmakta hepimiz zorlanıyoruz. Marketler adeta Rum tarafına yani komşumuza çalışıyor. Aşırı değerli olan paralarını gelip burada harcıyorlar. Belki iç piyasa için son derece pozitif bir gelişme, devlet bu alış veriş çılgınlığından doğan vergisini topluyor, tüccarın da marketçinin de gözü doyuyor ama gelin görün ki kendi insanımız marketlerden rahat alış veriş yapamıyor. Sürekli değişen etiket fiyatları, belki diğer markette daha ucuzunu bulurum diyerekten insanların market market gezmesine neden oluyor.

Evet birileri kazandığı parayla daha çok alış veriş yapabiliyor, bu tabaka Rum komşularımız. Evet birileri zengin oldukça daha zengin oluyor, bunlarda tüccarlar ve market sahipleri, benzin istasyonları. Vatandaşa sıra gelince iki ay sonra verilip verilmeyecek hayat pahalılığını tartışıyoruz biz hala.

Hükümet bu hayat pahalılığını verecek mi? Verecekse ne kadar verecek, bunu konuşuyoruz.

Durum bu dostlarım. Fakir yine fakir zengin yine zengin. Olan fakire fukaraya kendi insanımıza oluyor..

**********************

GÜNÜN SÖZÜ

Bir zamanlar mutlu olduğum mekanları tekrar ziyaret etmeyi severim. Geri getirilemez geçmişi, şimdiki anda yeniden şekillendirmeyi severim.

Dostoyevski

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları