Yoruldu bu halk... Yoruldu…

Yayın Tarihi: 13/06/22 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+
  • Hükümet kamu maliyesini artıya geçirdiği için Rahat, işte o toplanan paralardan fiyat istikrar fonu da desteklenmeli ve akaryakıt, tüp gaz ve elektrik gibi önemli giderler sübvanseye edilmeli.
  • Aşırı gıda zamlarının önüne geçilmeli, sebze meyve fiyatları gerekirse ithalatla dengelenmeli.
  • Açıkçası hükümet, pahalılığı giderecek formüller geliştirmeli. Hükümet hükümetliğini göstermeli…

Ülke yangın yerine döndü mü isyan haktır der şair. Lefkoşa’da pahalılığı protesto eden yüzlerce yurttaşımız yürüyüş yaptı. Aşırı pahalıyız. Akaryakıta vet p gaza yapılan zam sonrasında hızla marketler fiyat küpürü değişiyor. Hükümetin pahalılığın önüne geçmek adına herhangi bir planı yok.

Dövizin yükselmesi şüphe yok ki bir zenginlere bir de devlete yaradı. Kamu maliyesi artı verdi. Öyle tahmin ediyorum ki bu artılarla maaşların ödenmesinin yanı sıra hayat pahalılığı ödeneği yapılacak. Çok sürmez maaş artışları gerçekleşecek. Gerçekleşmek zorunda . asgari ücretin bird aha belirlenmesi yolda. Tabii yeni asgari ücreti kaç kişi ödeyebilecek o da ayrı bir konu.

Hükümetin hayatın pahalı olmasıyla ilgili soracağınız her soruya hazır cevapları var. dünya pahalı bu nedenle bizim de pahalı olmamız son derece normal. Kimse demiyor Türk lirası pula dönüştü bundan kaynaklı alım gücümüz düştü.

Ekonomik girdiler yükseldi diyorlar. Bakın sıralanan mazaretler aynen şöyledir ; ekonomik girdiler yükseldi, döviz yükseldi, petrol fiyatları yükseldi. Bu nedenlerden dolayı pahalıyız. Peki hükümetin böyle durumlardaki görev ve sorumluluğu nedir ?

Hızla yükselen birçok emtiayı dengelemek. Hep yazıyorum yazacağım ; fiyat istikrar fonu. Bu fonda para toplarsanız bu zamları sübvanseye edebilirsiniz. Bu fonda kimine göre para var kimine göre para yok.

Örneğin akaryakıt zammı ile elektrik zammını sübvanseye edebilirsiniz. Hükümet son zammı bir hafata sübvanseye etti sonrasında serbest bıraktı ; okkalı bir zam yedik ülke olarak.

Sırada elektrik zammı var. Nereye kadar erteleyebilecekler bekleyip göreceğiz. Akaryakıtın fahiş derecede zamlanması şüphe yok ki elektrik zammını da beraberinde getirecek.

Akaryakıt zammına ilaveten dözvizdeki artış marketlerdeki tüm ürünlerin pahalı olmasına neden olacak. Ekonomi Bakanlığı tarafından piyasalar sıkı denetlenmesi gerekiyor. Marketlerin fırsatçılık yapmasının engellenmesi gerekiyor. Ne yazık ki tüm marketler yapmasa da birçok market sahibi stokçuluktan ciddi kar elde ediyor. Tüccarlar deseniz aman Tanrım. Pahalılıkta Asıl yılanın başı tüccarlar ; onlarda stokçuluk mantığıyla çaşlışıyorlar ve tüm bu yapı pahalılık söz konusu oldu mu ciddi karlar elde ediyorlar.

En basit örneği verecek olursak , bir paket pirinç rekabet yoksa 30 liradan satılabiliyor ama raflara dört-beş çeşit başka marka pirinç girdiği anda bir bakıyorsunuz bir düşmede beş lira düşebiliyor pirincin fiyatı. Siz tüccarın karını varın bu basit örnekten anlayın. Demek ki isteleseler gıda fiyatlarında ciddi indirime gidebilirler. Verdiğim bu örnek tüm gıda çeşitleri için geçerli.

Kıbrıs Türkü adeta çaresizliği oynuyor. Üniversite mezunu onlarca yüzlerce genç Rum tarafındaki otellerde garsonluk yapmak zorunda kalıyor. Iki eşit egemen devlet olmadığımız buradan anlaşılabilir. Üniversite mezunu gençler sırf maaşı daha iyi diye Rum tarafındaki birçok sektörde çalışmak durumunda kalıyor. 1500 avro maaş alacak getirip Türk tarafında bozuğunda iyi bir para geçecek eline. Gençlerde haklı , çünkü başka çareleri kalmadı geçinmek için.

Insanlar artık market alış verişi ve bezin için çalışıyorlar. Normal asgari ücret alan bir birey altı bin liranın en az iki binlirasını benzine vermek zorunda, aşırı pahalılaşan marketlerden geriye kalan parasıyla ne alabilirse artık alacak. Bir tavuğun 100 lira gittiği bir dönemde varın siz hesaplayın 3500-4000 lirayla kaç gün geçinebilecek alış veriş yapabilir. Bu hesapların içinde başka temel ihtiyaçları yazmadım bile. Çocuk mu okutacak, kira taksit mi ödeyecek, üstüne başına mı birşey alacak, eline harçlık mı yapacak geriye kalan parayla.

Durumlar kötü dostlar hem de çok kötü. Gıdaların ucuzlaması için Hükümetin devreye girmesi gerekiyor. Temel tüketim maddelerinin ucuzlaması için ve de pahalı olmaması için Hükümetin piyasaları sıkı denetlemesi ve müdahale etmesi gerekiyor.

Eğer serbest piyasadır deyip kendi haline bırakılırsa bir süre sonra kimse alış veriş yapamaz hale gelir.

Devletin kontrol edemeyeceği şeyler olduğu gibi kontrol edebileceği şeyler var ; devlet birçok ekonomik emtiaya müdahale edebilir, etmelidir.

Hükümet kamu maliyesini artıya geçirdiği için Rahat, işte o toplanan paralardan fiyat istikrar fonu da desteklenmeli ve akaryakıt, tüp gaz ve elektrik gibi önemli giderler sübvanseye edilmeli.

Aşırı gıda zamlarının önüne geçilmeli, sebze meyve fiyatları gerekirse ithalatla dengelenmeli.

Açıkçası hükümet, pahalılığı giderecek formüller geliştirmeli. Hükümet hükümetliğini göstermeli…

***

Günün Sözü

“Bir toplumu tahrip etmenin en etkili yolu, o toplumun parasını tahrip etmektir.”

Lenin

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları