Bizim villayı kim ödeyecek?

Yayın Tarihi: 21/06/22 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+
  • Avrupa Birliği içerisindeki en düşük vergilere sahip olan Güney Kıbrıs; Avrupa Birliği, üzerinden dışarıya yapılan yatırımlarda köprü görevi gördü. Benzer şekilde Avrupa Birliği ülkelerine yatırım yapmak isteyenler içinse AB piyasasına bir giriş kapısı görevini yükseldi. Güney Kıbrıs’a Lüksemburg üzerinden 37 milyar euro, Almanya’dan 7,7 milyar euro, Rusya’dan 4.3 milyar euro yatırım yapıldı. Güney Kıbrıs üzerinden ise Avrupa Birliği dışındaki ülkelere 50 milyar euro yatırım yapıldı. Lüksemburg’dan gelen bu büyük tutardaki paranın sebebi Avrupa’nın çok uluslu dev şirketlerinin genellikle Lüksemburg merkezli olmasıdır. Güney Kıbrıs’ın mevcut borcu 21 milyar Euro

Ülkemizin yetiştirdiği başarılı ve genç bir ekonomist olan Görkem Çelebioğlu ile dün bir araya gelip uzunca bir sohbet ettik. Görkem hem Kuzey hem de Güney’deki ekonomik yapıyı oldukça yakından izleyen ve bununla ilgili ciddi araştırmalar yapan bir ekonomist. Olası bir çözümden sonra yaşanacak ve yaşanması muhtemel tehlikelerin yanı sıra alınması gereken önlemler de olduğunu ve KKTC devletinin hantal bürokrasi yapısının devletin ekonomik olarak menfaatlerini engellediğini düşünüyor. Son derece de haklı görüşleri var.

Görkem Çelebioğlu ile Kuzey ve Güney Kıbrıs’ın mevcut ekonomik fotoğrafını konuştuk.

İşte o söyleşi…

AB sermayesi Rum tarafına akıyor

Çelebioğlu “2004’te gelen Avrupa Birliği üyeliği ile Güney Kıbrıs ekonomisi turizm ve finans endüstrisinde ciddi bir ivme yakaladı. Avrupa Birliği’ne üyelik ile özellikle finansal danışmanlık sektörü çok uluslu Avrupa firmalarını Güney Kıbrıs’a çekmeyi başardı.

Avrupa Birliği içerisindeki en düşük vergilere sahip olan Güney Kıbrıs;  Avrupa Birliği, üzerinden dışarıya yapılan yatırımlarda köprü görevi gördü. Benzer şekilde Avrupa Birliği ülkelerine yatırım yapmak isteyenler içinse AB piyasasına bir giriş kapısı görevini yükseldi. Güney Kıbrıs’a Lüksemburg üzerinden 37 milyar euro, Almanya’dan 7,7 milyar euro, Rusya’dan 4.3 milyar euro yatırım yapıldı. Güney Kıbrıs üzerinden ise Avrupa Birliği dışındaki ülkelere 50 milyar euro yatırım yapıldı. Lüksemburg’dan gelen bu büyük tutardaki paranın sebebi Avrupa’nın çok uluslu dev şirketlerinin genellikle Lüksemburg merkezli olmasıdır.

Güney Kıbrıs’ın mevcut borcu 21 milyar Euro

“Güney Kıbrıs’ın geçmişten gelen turizm faaliyetleri ise hala daha en büyük gelir kaynağı olmakta. Güney Kıbrıs’a varan turist başına 845 euro gelir sağlanmakta (2) [KKTC’de 545 euro (3)]. Bu da Güney’in aldığı turistin harcama gücü ile doğrudan orantılı. Bankacılık sektörüne bakacak olursak, Yunan devleti borçlarına olan yatırımdan ötürü en büyük iki Güney Kıbrıs bankası (Bank of Cyprus ve Laiki Bank) 2011 yılında iflas bayrağını çekti. Bu iki bankada 100,000 euro üzeri mevduat sahibi herkesin parasına el konuldu ve karşılığında bankaya hisse senedi ile ortak yapıldılar (4).

Güney Kıbrıs Devleti ciddi reformlar yaparak borç yükünü azaltmak zorundadır. Şu an itibari ile yapılmakta olan reformlar, Güney Kıbrıs Telefon Dairesi (CTA) ve Elektrik Kurumu (EAC) özelleştirilecek, devlet bürokrasisi e-devlet sistemi ile azaltılarak girişimcilerin önü açılacak ve devlet memurlarının maaşları performanslarına endeksli olacak (8).”

KKTC ekonomisi de pek parlak değil

“KKTC ekonomisinin kendi içindeki kısır döngüsünü kırdığı ve vatandaşına refah yaşattığı iki dönemden bahsedebiliriz. 90’lı yıllarda Asil Nadir’in beraberinde getirdiği tarım ve turizmden yaratılan yüksek maaşlı işler ve 2004 sonrasında Annan Planı ile birlikte gelen emlak piyasası hareketliliği. 90’lı yıllarda tarımsal ürünlerin ihracatı ile gelen refah dönemi İngiliz mahkemelerine Rum üreticilerin açtığı dava sonrasında Lüksemburg’da bulunan Avrupa Adalet Divanı’nın 1994 yılında verdiği karar ile son buldu(9).

Benzer bir şekilde, emlak piyasasına gelen hareketlilik Rum mal sahibinin Orams çiftine İngiliz mahkemelerinde dava açması [İngiliz mahkemelerinin Orams lehine kararına rağmen], tekrardan Avrupa Adalet Divanı’nın 2009 yılında verdiği karar ile sonra erdi (10).

Resmi kayıtlara göre KKTC’de işsizlik oranı %5’tir (11). İşsizlik oranının düşük olması ülkedeki ekonomik durumun iyi olduğu anlamına gelmemekte. KKTC ekonomisindeki temel sorun yaratılan işlerin düşük maaşlı olmasıdır. KKTC’de bulunan 100,000 çalışanın yarısı çalışma izini ile ülkede bulunmaktadır (12, 13). Çalışma izinli işçilerin %48’inden fazlası asgari ücretle çalışmaktadır (14).

Ülkede çalışan vatandaş sayısı 50,000 ile sınırlıdır. Bu rakamdan 18,000 aktif devlet memuru ve işçileri çıkardığınızda (15) aslında KKTC vatandaşlarının yalnızca 32,000’inin özel sektörden geçindiğini görmekteyiz. Peki, neden bu kadar az sayıda vatandaşa dahi KKTC ekonomisi yüksek maaşlı iş sahaları yaratamıyor?”.

Bürokrasi ekonominin büyümesinde en büyük engel

Ülkenin lokomotif sektörleri (eğitim ve turizm) gelen öğrenci ve turist sayılarını arttırmaya yönelik teşviklerle korunuyor.

Yeni girişimcilerin bürokrasiden dolayı piyasaya erişimleri kısıtlanıyor.

Eğitim ve turizmde kişi sayıları artmasına rağmen ülkeye giren döviz girişi aynı oranda artmadı. Bu durumun neden kaynaklandığını turizm sektörünün rakamları ile anlayabiliriz. Turizm sektöründe hem Kuzey’de hem de Güney’de daha detaylı kayıt tutulmakta.

2015 yılı verilerine göre KKTC’ye 1,3 milyon turist giriş yaptı, bunlardan 876 bini konakladı (konaklama oranı %68), ülkeye giriş yapan turistler kişi başına 545 euro gelir bıraktı (16).

2015 yılı için Güney Kıbrıs’a 2,6 milyon turist giriş yaptı, bunlardan 2,3 milyonu konakladı (konaklama oranı %89), ülkeye giriş yapan turistler kişi başına 845 euro gelir bıraktı (17).

Kuzey ekonomisi hem konaklama sayısı olarak hem de turist başına gelir performansı olarak Güney Kıbrıs’ın gerisinde. Buradan göreceğimiz, kişi sayısını arttırmaya yönelik teşvikler cevap verdi ancak gelen turist otellerde daha az konaklıyor ve daha az para harcıyor. Bu da beraberinde yatırımcıyı kaliteye yönelik yatırımlar yerine oda sayısına yönelik yatırımlara itiyor.

Kıbrıs’taki mevcut ekonomik şartların bu kadar bürokrasiye rağmen daha önce nasıl düzeltilmediği üzerine düşünülmesi gereken bir durum.

***

GÜNÜN SÖZÜ

"Mutlu insanlar; her şeyin en iyisine sahip olanlar değil, sahip olduklarını kaybetmeyecek kadar çok sevenlerdir."

ANONİM

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları