Fakirlik ve çöküş...

Yayın Tarihi: 22/06/22 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman konuğumdu dün. Hocanın her zaman ki performansı yerindeydi. Oldukça keyifli bir program yaptık. Hocanın anlattıkları keyifli değildi tabii ki. Bir ülkenin nasıl yok edildiğini, fakirleştirildiğini anlattı Tufan hoca.

Söylediklerinin hepsinin altına imzamı atarım desem abartmış olmam. Aşırı pahalılıkla boğuşan bir halk var karşınızda. Biz Tufan hocayla konuşurken Marketçiler raflardaki fiyatları değiştiriyordu muhtemelen. Teşbih olsun diye söylüyorum ama gelin görün ki bu teşbih bir gerçek. Mecliste bu pahalılığın nasıl önüne geçileceğine bir çare bulmak yerine 49 vekil günlerdir ceza yasa tasarısını tartışıyor. Tufan hoca özellikle buna dikkat çekti. Aslında ülkenin en önemli gündemi bozulan Ekonomik dengeler. Fakir mahvoldui orta halliler fakirleşti, iyi durumda olanlar ise orta halliye dönüştü. Zenginler zaten hep zengin.

Ocak ayında bir işadamı dostum “kimse aşırı fakirleştiğimizin farkında değil, iki üç ay sonra herkes neyin ne olduğunun farkına varacak” demişti. Adamın dediği gibi de oldu.

Dövizin aşırı yükselmesi, market raflarını alt üst etti, stokçuluk yapan marketler ve toptancıların keyfi gıcır, elektrik 56 kuruş zamlandı bende Tufan hocadan öğrendim ; akaryakıt deseniz aldı başını gitti. Biz tüm program demeyim ama ağırlıklı bunları konuştuk.

Tufan hocaya göre bu ülkede kendi kendine yetebilecek kaynak var. kendi hükümet dönemlerini örnek verdi ve bütçeyi savunma giderlerini ödemelerine ragmen nasıl artıya geçtiklerini anlattı. Kendi dönemlerindeki krizi anlatırken protokolün imzalanmamasından dolayı Türkiye’den kaynak akışı olmadığını da hatırlattı ve “ biz disiplinli çalışarak savunma giderlerini kendimiz ödememize ragmen bütçeyi artıyla kapattık” dedi. Bu arada doğru söylüyor. Tabii Tufan Erhürman hükümetinin artıları da vardı. Örneğin şu an ki fahiş kur artırımı ve korona pandemesi gibi durumlar Tufan hocanın hükümet ettiği dönemlerde yoktu.

PROTOKOLÜ ELEŞTİRME KONUSU VE ANKARA’NIN RAHATSIZLIKLARI

Bildiğiniz gibi Türkiye Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay protokolün eleştirilmesini eleştirmişti bir süre önce. Fuat beyin kastettiği muhtemelen CTP’ydi. CTP olsa gerek ki Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu geçtiğimiz hafta adaya yaptığı ziyarette CTP Milletvekili , Meclis Başkan Yardımcısına herkesin içinde laf söylemekten çekinmedi. Belli ki Ankara’da bir CTP rahatsızlığı var. Müdahaleden yola çıkarak sordum hocaya tüm bunları ; “ Bu konudaki mücadelemiz sürecek. Tabi ki eleştireceğiz protoklü. Bir siyasetçi olarak yapılan yanlışları eleştirmek benim yükümlülüğüm. TC ile protokol imzalanırken Kıbrıs Türk halkının derdini doğru şekilde anlatmadılar. Bugün bu yapıya destek verenler ( UBP Hükümetini kastediyor) elbet bir gün gidecekler ama topluma zarar vererek gidecekler. Bu nedenle bir dakika bile bu hükümette kalmamaları gerekiyor” dedi ve devam etti anlatmaya. Kelimeleri dikkatlice seçti bunları anlatırken, canı hayli sıkkındı ama en nihayetinde Ana Muhalefet Partisi Başkanıydı ve eleştirilerini sıralamaktan kaçmadı.

Aslında herkes Tufan Erhürman’ın Ankara Hükümeti ile olan ilişkilerini CTP ile olan ilikiler kapsamında farklı kefeye koyar. Yani demem o ki Ankara Hükümetinde Tufan hocanın değeri yeri ayrıdır CTP’nin yeri ayrıdır. Farklı değerlendirirler. Bugüne kadar biz hep bunu duyduk buna inandık. Gözlemlerimiz de bu yönde oldu.

“TATAR’I KALE ALMAK İSTEMİYORUM” DEDİ

Yeri gelmişken Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’la aralarında olan gerginliği de sordum. Malum daha düne kadar araları gergindi ve birbirlerine yönelik sert açıklamalar yaptılar. Bu açıklamalar adeta kavga niteliğindeydi. Tufan hoca “ Ülkede bu kadar sorun ve sıkıntı varken Tatar’ın üslubunu ve ciddiyetsizliğini kale almak istemiyorum” dedi ve yine ülkenin yaşanan aşırı pahalılıktan dolayı gördüğü zararı anlattı. Bir nevi kestirip attı. Belli ki gereksiz bir polemiğe girmek istemedi. Soruya ilaveten Kıbrıs konusuna değindi ve yapılan yanlışları sıraladı.

Sonuç olarak çöküş hızlandı. Bu pahalılık, bu fiyat artışı nerede duracak hiçbirimiz bilmiyoruz. Hükümetin aşırı pahalılaşan piyasalara maaş artışının dışında da çözümler üretmesi gerekiyor. Vatandaşın alım gücü tamamen ortadan kalktı. Hergün aynı şeyleri yazıp çiziyoruz belki ama yasmak ve dile getirmek zorundayız. Ben de memnun değilim bunları yazmaktan ama dedikodu yazmaktan daha iyidir..

***

Günün Sözü

"Belki sıkıca sarılabileceğimiz bir sevgilimiz olmadı, belki yalnızız; ama bilinsin ki adam gibi sevdiğimizdendir yalnızlığımız."

Aziz Nesin

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları