Kredi kartlarına yüklendik...

Yayın Tarihi: 30/06/22 07:00
okuma süresi: 5 dak.
A- A A+

Her geçen gün ekonomik sarmal büyüyor. Market raflarında bir gün aldığınız ürünü bir sonraki gün aynı fiyattan alma şansınız yok. Dahası ürünler market market ciddi farklılıklarda gösteriyor. Marketlerde artık şaşırdı. Market rafında gördüğünüz fiyat kasaya gittiğinizde yüksek çıkabiliyor. Vatandaş nakit para taşıyamadığı için kredi kartlarına yüklenmiş bulunuyor. Ben karşılaşmadım ama kasada kredi kartı yetersiz bakiye veren çokça insane rastlayan arkadaşlarımızdan dinliyoruz olup bitenleri.

Hükümet Haziran sonu vereceği hayat pahalılığını Temmuz sonuna erteledi. Hal böyle olunca herkes bu ay zamlı maaş alacağını sandı ama yanıldı. Başbakan Ünal Üstel Temmuz sonu yüzde 55 oranında bir hayat pahalılığı olacağını açıkladı. Tabi oranla ilgili dedikodu çok yüzde 48 diyen de var yüzde 53 diyen de var. Temmuz ayının sonuna doğru asgari ücrette belirlenecek. Net olarak 9 bin lira olması hedefleniyor.

Bu artışların yapılması artık kaçınılmaz. Kaç işveren yeni asgari ücreti ödeyebilecek o bambaşka bir tartışma konusu ama her geçen gün zora giren vatandaşın da geçim derdine bir çare bulunması gerekiyor. Bu kaçınılmaz bir artış.

Hayat pahalılığı noktasında Başbakanın açıklamasına göre az alana çok, çok maaş alana da az artış yapılacak ki doğrusu da bu. Maliye bunun aksine bu yükün altından kalkamaz. Bildiğiniz gibi hayat pahalılığı emekli ve memurların maaşlarına doğrudan yansıyacak. Bu durum hem emeklileri hem de memurları bir miktar olsun rahatlacak ve daha çok para harcanacak.piyasaya daha çok para girdi demek daha çok vergi toplanacak anlamına geliyor, çünkü şu an için vatandaş ödeyemeyeceği kredi kartı üzerinden alış veriş yapmak zorunda kalıyor. Yani bir başka deyişle veresiye alış veriş yapmak zorunda kalıyor. Ay sonu maaşı aldığı gibi kredi kartına yatıran vatandaş sayısı hiç az değil.

Hayatı ucuzlatamayan hükümet mecburen maaş artışına giderek ve daha çok para ödeyerek piyasaları debgelemek zorunda. Benim anlamadığım en önemli şey ise bir hükümet nasıl olur da piyasaları denetlemez ve fiyatları olması gereken noktaya çekemez.

Hepimiz biliyoruz ki tüccar yüksek kar oranıyla çalışıyor, marketçilerde ellerindeki stok mal üzerinden karını yapıyor. Aksi takdirde market market fiyatlarda derin uçurumlar oluşmazdı.

Örneğin bir market peyniri 58 liraya satarken başka bir market 47 liraya satabiliyor. Bir sürü örnek verebilirim size bu konuyla ilgili olarak. Aradaki kar marjına bakar mısınız. 58 liralık bir peyniri 47 liraya satıp da kar edebiliyorsa market o peyniri kaça aldığını ve ne kadar kar yaptığını varın siz hesaplayın.

Hem hayat pahalılığının yüksek verilmesi hem de asgari ücretin iyi bir rakama ayarlanması gerekiyor. Umarım hükümet bu iki önemli konuda üzerine düşeni yapar ve vatandaş derin bir nefes alır..

***

KORONA YİNE HORTLADI

Ne kadar farkındasınız bilmem ama Sağlık Bakanlığı korona vakalarını haftalık olarak açıklıyor. Örneğin son bir haftanın vaka sayısı bin 500'leri gördü. Bu da demek oluyor ki günde yaklaşık 200 kişi korona yakalanıyor. Yapılan test sayıları artık düşük. Daha çok test yapılsa yani haftalık 15 bin değil de günlük 15 bin test yapılsa bu rakamlar daha da yükseğe çıkacak. Çevremizde birçok yurttaşın grip olduğunu duymaya başladık. Evinde yatmak zorunda kalanların sayısı az değil. Bir tür mikrobik salgının da olduğu söyleniyor. Kimse böyle bir zamanda semptom göstermezse haliyle gidip test yapmıyor. Bu nedenle test sayısı düşük ama vaka sayısı yüksek. Kapalı alanlara maske zorunluluğu getirilmiş olsa dahi ner marketlerde ne eczanelerde ya da baika kapalı alanlarda kimsenin maske taktığı yok. El sıkışmaları artık normale döndü. Öyle gözüküyor ki bu vakalar kışı beklemeden ciddi şekilde artacak. Pandemic hastanesi de normal servise dönüştürüldüğü için hızlı çekilmesi gereken ciğer filmleri çekilemiyor. Sanırım pandemic hastanesini normal servise dönüştürmekte Sağlık Bakanlığı çok erken davrandı. Zira bu vakalar hızla artacak ve kısa bir süre sonra pandemic hastanesi tekrardan kullanılmak zorunda kalınacak.

Siz kendinizi koruyun, maskeyi takın ve el sıkışmalarından vazgeçin. Septomları hafif geçecek diye bir garanti yok.

***

Günün Sözü

"Aşk ne kadar kısa ve unutmak ne kadar uzun."

Pablo Neruda

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları