Millet parasız yaşıyor...

Yayın Tarihi: 28/07/22 07:00
okuma süresi: 7 dak.
A- A A+

Maaşlara uygulanacak kesintiden hükümet vazgeçince sendikalarda mahkemedeki davayı geri çektiler. Bütçe Haziran ayı sonunda yüz milyondan fazla artı verdi. Bu nedenle hükümet haziran ayı maaşlarını ödemekte sıkıntı çekmedi. Temmuz ayı sonu için sağlam bir kaynak gerekli maaşlar yüzde 56,75’lik bir artışla ödenecek. Hükümet belli ki kaynak sıkıntısını çözmüş durumda. Çözmesine çözdü ama her ay artık maaşlar zamlı ödenecek ve en önemlisi yıl sonu geldiğinde 13. maaşlar ödenebilecek mi? Eğer hükümet yüzde 10-20 kesintilerini yapabilseydi yaklaşık 1 milyar Türk Lirası hazinede kalacaktı. Şimdi bu gerçekleşmeyecek. Öte yandan Türkiye’den gelen sıcak bir para yok; yani hükümet bu gelir gider dengesini kendisi halletmek zorunda. Bekleyip göreceğiz bir tıkanma olacak mı?

Yine öte yandan asgari ücret, sendikalar asgari ücretin 8,560’dan daha fazla olması gerektiğinin üzerinde duruyor. Dün hükümetle bu konuyu görüşeceklerdi ancak bunda pek başarılı olacaklarını sanmıyorum. Yani özel sektör tam olarak hayat pahalılığını alamayacak, görünen tablo bu.

Tabii bu işin iki ucu da pis. Asgari ücretin belirlenenden daha fazla olması işvereni sıkıntıya sokuyor ancak öte yandan piyasaların aşırı pahalı olması ve özel sektör maaşlarının yapılan genel zamların altında kalacak olması da peşinden fakirliği getirecek.

Bir başka problemde işsizliğin tetiklenip tetiklenmeyeceği. Bir kere önemli bir gerçek var ki marketler çok ama çok pahalı. Maaşlara yapılan zamla birlikte marketlerdeki etiketlerde coşmuş durumda. Daha önce de yazdım piyasalar denetlenmediği sürece hiçbir şey olmaz. Marketlerdeki zamlar adeta suni gibi duruyor. Bu kadar fahiş artış kabul edilebilir değil.

Anlayacağınız hiçbir şey eskisi gibi değil ve olmayacakta görünen ne yazık ki bu.

Eskiler kendi zamanlarındaki ekonomik zorluklara rağmen neler başardıklarını anlatmayı seviyorlar.  Verilen örneklere karşı aksini iddia etmesi oldukça güç. Maaşıyla genç yaşta kendi evini, arabasını alan üzerine de aile kuran bir nesille yarışmak zor. Önceki nesillerin ekonomik refaha erişme hızları ile şimdikilerin ekonomik durumu kıyas kaldırmıyor.

Çok ciddi bir sorunumuz var ve bu sorun her geçen gün artarak katlanıyor. Gençler! Gençler kelime anlamıyla parasız yaşıyor dostlar. Ciddi bir işsizlik var, tabii buna mukabil iş beğenmeyenler de var. Daha da ilgincini söyleyecek olursak her seçim dönemi yaklaştığında “belki sıra bu sefer bendedir, zira söz vermişlerdi” diyerek siyasilerden medet umuyorlar. Belki bu sefer devlet işine gireriz diyorlar.

Birçoğu elbette ki kandırılıyor ama bir kısmı devlete kapağı atıyor. Geçici memur statüsünde. Maliyenin sırtındaki maaş ödeme yükü arttıkça artıyor. Günün sonunda ne olmasa Türkiye bir şekilde maaş desteği verecek, bunu hükümet eden herkes biliyor ve Türkiye de bu yardımları canı sıkılsa da yapıyor. Dediğim gibi her ne kadar Türkiye’ye sövsek dahi Türkiye yardım etmeye devam ediyor.

Yardım ediyor etmesine ama KKTC’de değişen pek bir şey olmadığı gibi her şey daha kötüye gidiyor. Bunun birkaç nedeni var. Örneğin bir tanesi halkın artık devletine inanmaması ve geleceğe dair umutlarını kaybetmesi yatıyor. Bir başka önemli gerekçe ise hükümete kim gelirse gelsin sürekli kavga edip erken seçime gitmesi yani istikrarsızlık yaratması ve sadece belli bir zümrenin menfaatini korumaya yönelik strateji kurması. Bundan dolayı değil mi ki KKTC, memurlar için kuruldu diyen zihniyetlerin sayısı az değildir memlekette. Eskiler kendi zamanlarındaki ekonomik zorluklara rağmen neler başardıklarını anlatmayı seviyorlar.  Verilen örneklere karşı aksini iddia etmesi oldukça güç. Maaşıyla genç yaşta kendi evini, arabasını alan üzerine de aile kuran bir nesille yarışmak zor. Önceki nesillerin ekonomik refaha erişme hızları ile şimdikilerin ekonomik durumu kıyas kaldırmıyor. Yapılabilecek işler sınırlı. Ya aldığı maaşın yarısını benzine vererek tayin edildiği yerde devlet memuru olacak ya da özel sektördeki maaşını kira ve elektriğe harcayıp ayı kredi kartlarıyla geçirecek...

Çok önemli sorular cevap bekliyor.

Gençler tembel mi? Neden yeni nesil çalışanların ekonomik refahı yok? İşsizliğin getirdiği sosyal sorunlar ile nasıl mücadele edilecek? En önemlisi: Çözüm olunca her şey düzelecek mi?

Devletin yayınladığı istatistiklere göre KKTC'de genç işsizlik oranı yüzde 19,6. Bu rakam iyimser bir tahmin. İçerisinde çalışacak bir iş bulamadığı için göç eden, eğitime devam eden yada kayıt dışı çalışan gençler yok.

Madalyonun diğer yüzünde dar gelirli çalışanlar var. Karı-koca çalışıp ayı çıkaramayanlar.

Neden 15-20 sene önceye göre hayat şartları bu kadar zorlaştı?

Bunları konuşan yok değil ama kısık sesle…

SICAK PARA ŞART AMA NASIL?

Memleketin gelir kaynakları bellidir ve kısıtlıdır. Hele hele bir ada ülkesi oldunuz mu? Ama gelin görün ki çok zengin bir ada ülkesi olmanız da çok kolaydır. Bunun en bariz örneği Malta'dır. Çok küçük bir ülkedir ama geliri çok yüksektir.

KKTC'nin turizm, eğitim ve İnşaat sektöründen oluşan üç ana gelir damarı vardır. Buna ekmeğe sürülen tereyağı gibi bir de maaş gelirlerinin piyasaya yansıması vardır. Bu damarların hemen hemen hepsi tıkanmış durumda.

Bakan Şan’a tavsiyem, bir yeni bir Maliye Bakanı olarak kendisinin de net bildiği bu sorunların üzerine ciddi bir şekilde gitmesidir. Sorun belliyse elbet bir çözümü vardır.  Zam yapmak işin kolayına kaçmak olduğu gibi çözülemeyen sorunlara mazeret uydurmaktan başka bir şey değildir.

******************

Günün Sözü

“Kalbi kırdıktan sonra gelen özür, doyduktan sonra sofraya gelen tuz gibidir. ‘İhtiyaç’ kalmaz.”

Pablo Neruda

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları