Pirinç 50 lira... Hadi geçinin…

Yayın Tarihi: 17/11/22 07:00
okuma süresi: 6 dak.
A- A A+

Başbakan Ünal Üstel, hükümet ortaklarıyla birlikte iyi bir uyum yakalamış durumda. Öyle tahmin ediyorum ki bu uyum devam edecek ancak gelin görün ki ekonomik durum malum çok kötü. Hele tüketim maddelerine, gıda ürünlerine yapılan fahiş zamlardan sonra her şey daha kötüye sardı. Vatandaş artık bir paket pirinci 50 liraya alacak. Nasıl bir zam yapıldı varın siz düşünün. Bu hükümetin kendinin yapacağı hiç mi tasarrufu yok diye düşündüm ve aklıma rahmetli Bülent Ecevit’in başbakan olduğu günler geldi bir anda. Merhum Ecevit, başbakan seçildiğinde Türkiye maddi yönden ciddi bir felaketin içindeydi. Ecevit’in ilk işi Dünya Bankası’ndan üst düzey bir görevde bulunan Kemal Derviş’i Ekonomi Bakanı yapmak olmuştu. Ecevit bu adımı ile herkesi şaşırtmış ama bugünün güçlü Türkiye’sinin ilk adımlarını atmıştı.

Her Kıbrıslı Türk gibi bende de Ecevit hayranlığı vardır. Herkesin Karaoğlan’ı olmasının yanı sıra aynı zamanda da gazeteci olarak meslektaşımız en nihayet. Kemal Derviş, Ekonomi Bakanlığını devralır almaz ilk yaptığı iş devlet, kamu araçlarının büyük bir çoğunluğunu satışa çıkarmak olmuştu. Geniş geniş yer almıştı medya da.

Kendi kendime soruyordum o yıllarda; arabaları satmakla ne tür bir tasarruf elde etmeyi planlıyorlar ki ama gelin görün öyle değil işte. Devletin emrinde o kadar çok RHA araç var ki neredeyse kapıcısı dahi işe devlet aracıyla gidip geliyordu o yıllarda. Hani teşbih yapacak olursak.

Şu an bu durumun aynısı biz de var. Geçtiğimiz gün bir UBP’li dostla kahve içtik. UBP’li üst düzey dostum bana dedi ki “bu hükümet artıya geçmek istiyorsa ilk önce araç ve yakıt tasarrufuna gitmeli. Düşünsene bir sayıştay görevlisi Girne'de oturuyor, şoförü ise Mesarya köyünün birinde. O şoför her sabah kalkacak Girne’ye gidecek o müfettişi ya da başkanı alacak Lefkoşa’ya görevine getirecek, gün içinde gitmesi gereken yerlere götürecek ve akşamüstü tekrardan Girne’ye evine sonra da tekrar kendi köyüne gidecek. Bu sadece sana verdiğim tek bir örnek. Ödenen mesailer de işin ekstrası” dedi ve uzun uzun anlattı.

Dışardan bakıldığında son derece önemsiz ve Allah Allah ne olacak rutin bir olay diyebileceğiniz ama hesaba kitaba vurduğunuzda aslında mali boyutunun ciddi noktalarda olduğunu görürüz. O kadar çok RHA aracımız var ki bir kapıcıların bir de bakanlıkta gezen kedilerin makam aracı yok.

Denktaş’ın bir açıklamasını hatırlıyorum da 1700 RHA var demişti. Bu araçları sürenlerin en az yarısı ek mesai ödeniyor. Hatırlıyorum DP Lefkoşa Milletvekili Mustafa Arabacıoğlu bir açıklamasında ek mesai ödemek yerine 2000’den fazla istihdam yapılacağını hesaplarıyla birlikte aktarmıştı.

KRİZDEN SONRA ÇARELER…

Türkiye’den sıcak para akışı protokolün uygulanmasına bağlı. Açıkçası hükümetin bu kadar kısa süre içerisinde protokolü tam anlamıyla uygulayabileceğine pek inanmıyorum. En azından yıl sonuna kadar bu o kadar kolay olmayacak. Umarım beni yanıltırlar. Şu an için maaşlar bulup ödeniyor, ödenebilecek olmasının tek sebebi ise dövize bağlı olarak yerel gelirlerdeki artış bir miktarda iç borçlanma.

Şunu da yeri gelmişken belirtmekte fayda var. Bir hükümetin kamu araçlarından tasarruf etmesi mali bütçede hatırı sayılır bir iyileşme sağlamayacaktır, buna şüphe yok ancak kamuoyuna pozitif etkisi yüksek olacaktır. İlk defa bir hükümet geliyor ve vatandaşın elini cebine atma değil de kendi tasarrufa gitme planları yapıyor. Bu son derece pozitif bir imaj bana göre.

AFLAR VE PARA TOPLANMASI

Her evin önünde iki ya da dört araba olduğunu biliyoruz ve bu araçların en az iki tanesinin de yollarda ruhsatsız gezdiğini artık yüksek sesle duyuyoruz. Birçok araç ruhsatı çıkmamış ve af bekliyor. Devlet olarak sizin binlerce polisiniz olmadığı için araç avına çıkamıyorsunuz. Yani devletin ciddi anlamda kaçak araçları ortadan kaldırması zor. Araç sahipleri de erken zamanda af çıkacağı inancıyla ruhsat çıkarmıyor. Devletin çok ciddi bir vergi kaybı var burada. Yakın zamanda bu konuda af çıkıp çıkmayacağını bilmiyoruz. İşte bu affın çıkması halinde kamu maliyesine ciddi bir para girdisi olacak. Sıcak paradan bahsediyoruz. Ödeyen enayi ödemeyen açıkgöz belki bu durumda ama devlet söz konusu bu kaçak yapıyı ortadan kaldırması ve bundan sonrası için ipleri sıkı tutması halinde bu sorunda ortadan kalkacaktır.

VERGİLERİN TOPLANMASI

Bu durumda araç ruhsatlarına getirecek af gibi bir iyileştirme de vergi konusu için getirilse belki yine ödeyen enayi ödemeyen akıllı durumu doğacak ama devletin bir türlü toplamadığı vergileri de artık toplaması gerekiyor. Vergi konusunda da ciddi bir kayıp ve kaçak var. Bu kaçak bir türlü kontrol altına alınamıyor.

Hükümet hem kendi kendine yetebilme açısından hem de kayıplarını, kaçaklarını hızla kapatabilmesi açısından alacaklı olduğu kesimden alacağını almasını bilmelidir. İyi niyet ve devlet baba ilgisiyle vatandaşı soymadan, bitirmeden paralarını toplayabilmelidir.

Vergiyi namuslu vatandaştan topladığımız gibi ödemeyenden de toplayabilmemiz lazım.

****************

GÜNÜN SÖZÜ

"Sen yoksun. Boşuna yağıyor yağmur. Birlikte ıslanmayacağız ki. Özlemlerde ayrılıklar da boşuna öyle uzaklardayız. Birlikte ağlayamayacağız ki."

Aziz Nesin

#mesajınızvar
Levent ÖZADAM'dan
#mesajınızvar
Levent Kutay
Levent KUTAY'dan
#gozdenkacmadi

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Gökhan ALTINER yazıları