Bu günlerde bu hastalıkları koronadan daha fazla duyacaksınız!

loading
25 Ekim, Pazar
£

10.39

9.45

$

7.96

Yard. Doç. Dr. Umut ALTUNÇ
drumutaltunc@gmail.com
Yard. Doç. Dr. Umut ALTUNÇ
A- A A+

Bu günlerde bu hastalıkları koronadan daha fazla duyacaksınız!

Küresel ısınmanın etkisi ile mevsimler değişti…

Normal şartlarda uzun kollulara geçtiğimiz, yağmurlu geçen bu günlerde hava halen 30 derecelerde…

İnsanlar denize giriyor,  hava kuru, yağış yok... Derken… havalar soğuyuverdi!

Aniden havaların soğuması, yağışlı ve nemli hava insanların yaz mevsimine adapte olan bağışıklık sistemine bir çalım atarak hastalıklara davetiye çıkarıyor! Sonbahar hastalıkları geliyor!

Bu dönemde günlük hayatlarımızda bazı hastalıkların adını Korona’dan daha sık duyacağız.

Peki hangi hastalıklar bunlar:

1-Horoz Öksürüğü, Larenjit veya Krup (Parainfluenza virüsü)

Az önce telefonum çaldı  arayan hastamın babası idi…

Küçük Deniz’in Horoz öksürüğü vardı…

Ateş yok keyfi yerinde, ama geceleri artan kuru,  kaba ve çatallı bir öksürük krizi tutuyordu çocuğu…

Son bir hafta içinde pek çok kez aynı konuşmaları yaptım…

Gündüz-gece ısı farkının üst düzeyde olduğu Sonbahar ve İlkbahar aylarında bu hastalığı sık görüyoruz.

Alerjik bünyeli çocuklarda ve gece reflüsü olan kişilerde bu hastalık tekrarlayabiliyor.

Durup durduğu yerde sağlıklı yatan çocuk gecenin bir yarısında boğulur gibi öksürmeye başlıyor, kuru ve kaba, çatallı bir ses çıkıyor. Halk arasında bu öksürüğe Horoz Öksürüğü deniyor.

Gırtlak bölgemizdeki ses tellerinin ani şişmesi ile ortaya çıkıyor.

Bahar aylarının mevsimsel özellikleri yanında Parainfluenza (Grip benzeri virüs) denilen enfeksiyon etkeni vakaların çoğunda hastalığın tetikleyicisi olarak rol oynuyor.

Genellikle antibiyotiksiz tedavi ediliyor. Özel makineler ile verilen ilaçlı buhar ve alerji ilaçları çoğu hastamızı saatler içinde rahatlatıyor.

Parainfluenza virüsünün rutinde kullanılan bir aşısı ise bulunmuyor.

2-Nezle ve Bronşiolit  (RSV virüsü)

Erişkinlerde ve büyükçe çocuklarda burun akıntısı, hapşırık, göz yaşarması ile seyreden;

günlük hayatımıza, işimize, okulumuza gitmemize engel olmayan hafif bir hastalık olarak kendisini gösterir.

Cepte kağıt mendil burnunu sile sile 3-4 günde kendiliğinden düzelir !

Bu virüsler nemli havaları sever, bahar aylarında çoğalma fırsatı bulur ve genellikle okul çocuklarından tüm aileye bulaşır.

Evde küçük bir bebek varsa tablo daha dramatik olabilir ! 

Bebeklerde Bronşit-zatürre benzeri bir hastalık tablosuna neden olan RSV virüsü ağır tablolarla hastane yatışları gerektirebilir

Nefes almakta güçlük çeken, göğsünde ıslık çalar tarzda bir hırıltı olan, burun akıntılı bir bebekte akla ilk önce Bronşiolit hastalığı gelmelidir!

Bronşiolit tedavisinde de genellikle antibiyotik verilmez. Buhar tedavileri ve bazen hastane yatışı ile oksijen desteği gerekebilir.

RSV virüsünün bir aşısı mevcuttur. Pahalı ve zor bulunan bu aşı genellikle risk grubu. Bebeklere uyulanmaktadır.

3- Astım ve Rinit atakları (Alerjiler)

Sonbahar ayları özellikle ilk 6 yaşında alerjik bünyeli ve astım hastası çocukların en sıkıntılı dönemidir.  

Havanın soğuması ve yağış nedeniyle nem oranının artması ile birlikte Nem-Küf alerjileri; deniz döneminin bitmesi ile birlikte evlerde daha çok zaman geçiren çocuklarda ise toz alerjileri astım ve alerjik rinit ataklarını tetikler.

Keyfi yerinde ateşsiz çocuklarda aniden burun akıntısı, hapşırık ve göğüste ıslık çalar tarzda hırıltı ortaya çıkar.

Bu durum genellikle buhar tedavisi veya burun spreyleri ve alerji ilaçlarının kullanımı ile tedavi edilir. Ağır ataklarda iğne tedavileri ve hastane yatışları gerekebilir.

Bu çocukların neye karşı alerjik olduklarının saptanması, önlem alınması ve koruyucu alerji ilaçlarının mevsim boyunca kullanılması gereklidir.

Son yıllarda büyükçe çocuklarda alerji aşıları da başarı ile uygulanmaktadır.

4- Grip Hastalığı (İnfluenza Virüsü)

En son ve en çekindiğimiz mevsim hastalığı!

Bu aylarda görmeye başlayıp Şubat sonuna kadar salgınlar halinde küçük pandemiler (epidemi) halinde yayılıyor.

Nezleden farklı olarak 3-gün boyunca 39-40 derecelere yükselen ateş,

Yaygın halsizlik, iştahsızlık, eklem ağrıları, baş ağrıları

Öksürük, burun akıntısı, nefes darlığı ve bazen zatürreye kadar ilerleyen alt solunum yolu hastalıkları ile kendisini gösteriyor.

Her babayiğit Gribi ayakta atlatamıyor. Pek çoğumuz yatakta, bir kısmımız da hastanede yatarak gribi yeniyor.

On bin vakada 1-6 kişi ise maalesef bu hastalık ile mücadelesinde başarısız olarak kaybediliyor.

Grip (İnfluenza) hastalığının her yıl değişen bir aşısı var.  

Özellikle bu yıl Koronavirüs ile birlikte geçirilmesi halinde hastaneye yatış ve ölüm riskinin yüksek olacağı gerekçesiyle 6. Ayın üzerindeki tüm bireylere grip aşısının yapılması öneriliyor.

Tüm bu mevsimsel hastalıkların artışı ile birlikte önce okul çocukları, sonra anne-babalar etkilenerek okullarda, evlerde ve iş yerlerinde hapşırıp öksürmeye başlıyorlar. 

Dünya üzerinde halen hüküm süren Koronavirüs ise bu ortamda daha hızlı yayılma imkanı buluyor.

Havanın bizden daha erken soğuduğu Avrupa ülkeleri işte tam da bu durumu yaşıyor

Pek çok ülke yeniden kapanıyor! Pandeminin ilk zamanlarına benzer bir tsunami dönemi yaşanıyor!

Bize düşen görev çocuklarımızı (ve elbette kendimizi) ani ısı farklarından korumak, bol sıvı tüketmek, dengeli beslenmek, eksik aşımız varsa yaptırmak, eksik vitaminimiz varsa tamamlamak, alerjik kişilere koruyucu tedavilerini başlamak ve maskeli-mesafeli hayatımıza devam etmek!

Sağlıkla Kalın...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.