Vicdanla kanun arasına sıkıştık...

loading
10 Ağustos, Pazartesi
£

9.54

8.60

$

7.31

BAM TELİ

Polat ALPER
polat@kibrispostasi.com
Polat ALPER
A- A A+

Vicdanla kanun arasına sıkıştık...

Ben İskele eski kaymakamı Kemal Yılmaz'ı iyi tanımam. Birkaç sefer karşılaşmamız haricinde bir mesaimiz olmadı.

Kişilik özelliklerini, siyasi görüşünü, idarecilik vasıflarını bilmem.

Eski kaymakam şu anda cezaevinde.

Nedeni ise Dipkarpaz'daki bungalovların yıkılmasıyla ilgili mahkeme kararını yerine getirmemesi…

*

Taşkın Güneş'i artık herkes tanıyor.

Hani şu gece kulübü işletme ruhsatı yenilenmediği için bu ülkenin Başbakan Yardımcısı'na sandalye fırlatan, camı çerçeveyi indiren ve 1 kişiyi yaralayan gece kulübü işletmecisi.

Aynı şekilde Taşkın Güneş'i de tanımam.

Bir kahve içmişliğimiz yoktur.

Dünyaya bakışını, insani özelliklerini bilmem.

Taşkın Güneş şu anda elini kolunu sallayarak dışarıda geziyor.

Hem de KKTC vatandaşı bir kişinin imzaladığı 7 bin TL'lik kefalet senedine binaen.

*

Bence yargı kararları eleştirilmez diye bir durum yok.

Bu tabuyu öncelikle bir yıkalım.

Yargı kararlarına saygı duymak zorundayız ancak bu saygı eleştiri hakkımızı ortadan kaldırmaz.

Ben hukukçu değilim ve eminim ki bir hukukçuya sorsak eski kaymakamın mahkeme emrini yerine getirmediği için cezaevine konulmasının da, Başbakan Yardımcısı'na sandalye fırlatıp ortalığı savaş alanına çeviren birisinin 7 bin TL karşılığında serbest kalmasının da hukuki izahatını yapabilir…

Ancak kanunların ve kanunları yorumlamanın ve hatta bu yorumla birlikte uygulamanın kamu vicdanıyla da çelişmemesi gerekir.

Yetkileri artık elinde olmayan eski bir kaymakam, benzer bir suçu tekrar işleyebilir mi? Sanmıyorum. İşlenen suç, eski kaymakamın kaymakamlık yetkileriyle alakalıdır ve benzer bir suç yine benzer yetkiler elinde olması durumunda tartışılır hale gelebilir.

Ama devlet erkânına sandalye fırlatabilen birisinin serbest kalması durumunda yarın kimseye saldırmayacağının garantisini verebilir misiniz? Bence veremezsiniz.

Şimdi hangisinin cezaevinde olması yeni bir suç işleme ihtimalini azaltmakta veya ortadan kaldırmaktadır siz karar verin.

*

Dediğim gibi mahkeme kararları kanunlara uygun olduğu kadar kamu vicdanını da tatmin etmelidir.

Eğer kanunlar kamu vicdanını tatmin etmekten uzaksa, eskimişse, hukuki deyimle kadük kalmışsa, uygulama alanı bulamıyorsa veya artık toplumdaki adalet duygusuna hitap edemez durumdaysa da kanun koyucuların derhal bu kanun veya mevzuatı revize etmesi gerekir.

Eski bir kaymakamın mahkeme emrini yerine getirmediği için cezaevine atılması, Başbakan Yardımcısı'na sandalye fırlatan bir gece kulübü işletmecisinin elini kolunu sallayarak dışarıda dolaşması hukuki olabilir, hukuka uygun olabilir ama vicdani değildir.

Kamu vicdanı hassastır…

Bu hassasiyetin de muhakkak gözetilmesi gerekir. Aksi takdirde bu ve benzeri konular halk arasında bu çerçevede konuşulur durur, gündemde de ilk sıralarda yer bulur.

Tüm bunları Kemal Yılmaz'ı aklamak, savunmak veya yargı sürecini etkilemek için yazmıyorum. Toplumun her ferdi gibi bir suç işlemişse muhakkak cezasını da çekmeli. Lakin vicdanla kanun arasına sıkışmamalıyız...

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.