ÇARE

loading
3 Aralık, Perşembe
£

10.60

9.59

$

7.91

YANKI

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
A- A A+

ÇARE

Mevcut toplumsal düzeni, düşünceleri ve kurumları değiştirmeden,

olduğu gibi korumak isteyenlerin,

başka görüşlere nefret ve düşmanlık hisleri besledikleri açık!

Bunlar çağdaş yorum aramak yerine,

üç beş tane sloganla siyaset üretiyorlar...

Bunlar için akılcılık ya da rasyonellik, jüri değil!

Yaptıkları işleri rasyonel göstermeye çalışıyorlar ama rasyonalizasyon yapmıyorlar.

Çünkü bunların bir tek felsefi analiz metodları var:

Kelam. 

Temellendirme:

"Gerisi Allah Kerim" ...

Gerçekliğe başvurmaksızın,

mantık ilkelerine riayet etmeksizin,

bütünüyle spekülatif-kurgusal düşünmek!

"KKTC Forever"...

Çünkü dertleri düşünme ve anlamak değil,

savunmaktır...

Oysa felsefi akıl eleştireldir.

Kelam ise sorgulamaz, savunur...

Halin imkansızlığı,

yeter-sebep,

gerçekle ilintili ve geçerli olmak gibi ilkeleri yok!

Peşin hükümlü, kelamcı, savunmacı, şartlı, güdümlü ve sınırlı!

Bu sisteme aykırı olan her şey, onlar için mantık dışıdır!

Gerçek şu ki;

Uzun yıllar boyunca “hakikatler” zemininden koptuk!

Sonra, giderek sözde bir inançla daha fazla özdeşleştik…

Ve bu “inanç” gücüyle gerçekleri çatıştırmaya başladık…

 

Bugün yıllarca öne çıkarılan “gerçekler” gitti…

Şimdi artık sadece mantık ötesini görebiliyoruz!

Ne var bu mantık ötesinde?

“KKTC Forever” var.

Yani, “inançlardan” doğan bir değerler sistematiği!

Bu değerlerin ne olduğunu anlamaya da gerek yok!

Anlamadan tatmin olan binlercesi var çünkü!

 Neden barış süreçleri hep çöküyor biliyor musunuz?

Çünkü her iki taraf da konsensüs inşa edebilecek "hakikatler" zemininden koptu...

Evet, her iki taraf da!

Önce biz, "hakikatler" zemininden koptuk...

Ve inançla özdeşleştik!

Güneyde bıraktığımız malları da,

ata yadigarı topraklarımızı da,

kültürel mirasımızı,

yüzlerce yıllık tarihi ve dini yapıları ve eserleri de,

bıraktık, terk ettik, unuttuk.

Bu inançla Rum malları da bizim oldu...

Ve bu inanç gücüyle gerçekleri çatıştırmaya başladık!

Bugün "gerçekler" gitti mi?

Gitti...

Şimdi artık mantık ötesini de görüyoruz!

Bugün “Kapalı Maraş”ın adındaki “kapalı” sözcüğünü de kaldırıp uçuracağız diyorlar!

Peki, çare ne?

Çare şu ki;

Niyetin doğrultusundaki bilgiyi seçmek…

Ve bu bilgiyi hayata geçirebilecek siyasetler üretmek!

Bize göre çare:

Barış.

Çare bir dünya devleti olmak.

Çare dünyayla bağlaşık olmak…

 Ve çare,

vesayet altında olmadan, kendi ayakları üzerinde durabilmek…

banner

Yorumlar

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.