YANKI

Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR
chaglarm@yahoo.co.uk
Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR

"Mazot-Motorin" meselesi...

Yayın Tarihi: 20/09/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Einstein, değişimi “zaman, alan ve bilgi” içerisinde gözlemleyebileceğimizi ifade etmişti!
Yani bir yerde 50 yıl geçmişse, orada değişim olur...

50 yıl!
Geçti mi?
Geçti...
Burada kendimizce uydurulan "yalancı normallik" değişti mi?
1983'te, 1960’ın hilafına tek taraflı ilan edilen devleti her hangi bir ülke resmen tanıdı mı?

Neden? Çünkü "yenilik" bir vazgeçiştir.
Daha yüksek bir bilinç düzeyine varmak için, dönüşümün önünü açan bir vazgeçiş.
Eskiyi lağveden, yeni bir gerçeklik vadeden bir vazgeçiş.
"Ana"sının düşüncelerini devralan bir gençte, "yeni" bir biçim bulunur mu?
Hayır, bulunmaz…

"Ana"sının düşüncelerini devralan o genç, kendini dönüştürebilir mi?

Hayır, dönüştüremez...
Sadece "ana"sının düşüncelerindeki rolüne bağlanır, ve "bilinir" hale gelir!

Peki! Değer önceliklerimiz...

Onlar değişti mi?
Hayır!

Daha önce verdiğim bir örneği burda da vereyim..

Araba değerlidir...
Sizi güvenli ve rahat bir şekilde bir yerden öteki yere ulaştırır!
Bunun için değerlidir...
Arabanızın kullanımı için, motor yağı seçiminden lastik ömrünü uzatmaya kadar seçim yaparsınız...
Peki ya kullandığınız araba yağı doğayı kirletiyorsa;
İşte tam bu noktada bir değer seçimi yapmak zorunda kalırsınız...
Araba kullanmak da önemli, doğayı kirletmemek de !
İkisinden de vazgeçemiyorsanız, doğayı kirletmeyen bir araba yağı kullanmaktan başka bir çareniz olamaz.

Öncelikler ölçüdür, tartıdır...
Hükümet edenlerin topluma verdiği değer, önceliklerle en şaşmaz şekilde ölçülebilir.
Ülkemizde birçok sorun var böyle değer seçimlerine maruz kalan, ancak sürgit giden...
Örneğin, Kıb-Tek Elektrik Santrallerinin yakıt ihtiyacı için kullandığı yakıt!
Bu örnekte, toplumla yönetimi ortak paydada buluşturacak olan, "ölçü" olması gereken şey nedir?!

Şimdi değil, bu son ihale edilen-edilmeyen yakıttan bir öncesine uzanan süreçte de,
epeydir, bir "zehirli duman" bulutu içinde yaşatıldık zaman zaman.

Kısacası son ihale edilen-edilmeyen yakıt,
aslında kriz olmayan bir şeyi yaratmadı,
bir ölçüde yeniden fark edilmesine yol açtı.

O kadar...

İnsan sağlığı, sağlık hakkı değil midir?
Sağlık hakkının gereğini yapın be kardeşim!
Bir taraftan aşılıyorsun diğer taraftan zehirliyorsun!
Bu nasıl bir ölçüdür?

Bilmem farkında mısınız?
Bunu sadece sezgi ve yüzeysel gözlemlere dayanarak söylüyorum…
Yakıt tartışmalarının ötesinde, kenarda bekleyen bir şiddet var dile yansıyan!
Tartışmaların fiziksel şiddete dönüşebileceği gibi bir beklenti!
Bu bir kenarda bekliyor!
Kıbrıslı Türklere ait ne varsa içerisine -neredeyse hiçbir anlamlı tutarlığı olmayan- bir kargaşa yerleştirmek “yenilikçi” bir siyaset mi?

Eğer bu bir "yeni ekonomik" model ise;
Bu modelin insan sağlığı ve demokrasi ile bağdaşması çok zor.
Buna tepkinin nasıl ve hangi kanallardan olacağı ise belli değil?

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Diğer Prof. Dr. Mehmet ÇAĞLAR yazıları