EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Ah bu kurlar be çocuk!

Yayın Tarihi: 10/05/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Çocukluktan beri kurlar da kurlar. O zaman tabi anlamazdık. Bugün bu fiyat, başka gün başka fiyat. Çocuksun ya pembe rüyalar e ne olmuş kurlar yükseldiyse? Anlamazdık ya! Top oynamaya ve bisiklet sürmeye devam… Evet, büyüdük ve anladık neler olduğunu. Bir ülkede döviz kurları kısa vadede sermaye girişi ve uzun vadede ise cari işlemler dengesi ile yönetilir. Bunun yanında jeopolitik riskler de var ki bu da diğer etkenleri oluşturmaktadır. Para ve maliye politikası silahları da sizinle birlikte savaşır. Merkez bankanızda faiz politikaları ile dengelemeye çalışırken, hükümet kanadı da maliye politikası vergi vs. gibi önlemlerle arz ve talep dengesini korumaya çalışır.

Evet, şimdi gelelim kurlar için olan işlemlere. İlk önce bütçe açığı var mı? Dış borçlar da çok önemli bunun yanında çünkü onun için de döviz gereklidir. İhracat ve ithalat dengesi yani cari açık da dengede olmalıdır. Enflasyon malumunuz yüksek ve faizlerler de zaman zaman yukarı yönlü çıkıyor ki bu da faiz oranının enflasyonun altında seyrediyor olmasından ötürüdür. Tutulan altın ve dolar rezervleri de önemli ne kadar çok olursa o kadar güçlü oluyorsunuz ama swap ile yani (para takası TL-yabancı para) işlemleri ile ayakta durur gibi görülüyor ki net döviz rezervlerine bakacak olursak eksilme olduğu görülüyor. Dünyadaki cds primlerimiz ülke olarak çok yüksek oranlarda yani kredi alıp ödeme gücü anlamında ve ülke kredi notu sürekli olarak yatırım yapılabilir seviyenin altında olmaya devam ediyor. Yabancı sermayelerin ülkeden çıkışları, güven kaybı olması, güvenilir sığınabilecek liman arayışı içerisinde olmaları da aynı zamanda devam ediyor.

Tüm bu belirtiğim hususlar iyi yönde olduğu sürece para ve maliye politikaları ile birleşirse çok zengin bir ülke ortaya çıkar. Her yönü ile kararlı ve düzenli işleyen bir sistem içerisinde bolluk ve huzur dağıtan… Merkez bankalarının politika faiz oranları genellikle gelişmiş olan ülkelerde sıfıra yakın hatta bazı ülkelerde negatif faiz olaraktan ortaya çıkıyor. Onlar da diyor ki bana para vermeyin içerisinden alırım, siz gidin bu parayı işletin üretin, ekonomiye katkı yapın, istihdam yapın ki ülke gelişsin; sistem devam etsin. Merkez bankası oranlarına bakacak olursak Türkiye %19, Amerika %0 - %0,25 bandı, Avrupa %0, İngiltere %0,10, İsviçre -%0,75, Kanada %0,25, Çin %3,85 ve Japonya -%0,10 oranları ile ülke ekonomileri hakkındaki durumlarını gösteriyorlar. Tabii ki bu denge öyle kolay kolay olmaz, dediğim gibi her yönden savaşıyorsunuz yani cari denge, bütçe açığı, uluslararası hukuk, adalet, faiz, maliye politikası, arz ve talep dengesi, jeopolitik riskler, cds primleri ve ülke notları dengesi, enflasyon oranı, döviz ve altın rezervleri gibi konularda her daim yola devam edip dengeyi kurmak gerçekten çok çaba ve emek istiyor. Ekonominin tanımında da olduğu gibi kıt kaynakların etkin kullandırılması önemli ve unutmayın ki krizi de risk ve fırsat olarak ikiye ayırmalıyız ve buna göre hareket etmeliyiz. Evet, yola devam be çocuk bir gün elbet.

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.