EkoFin

Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ
sukruumarbeyli@hotmail.com
Yrd. Doç. Dr. Şükrü UMARBEYLİ

Dikkat ekonomide kırılma ayı “Eylül 2021” bu ay da pas geçerse, son sözü “Haziran 2022” söyleyecek!

Yayın Tarihi: 24/05/21 07:00
okuma süresi: 4 dak.
A- A A+

Krizler, risk ve fırsatlardan ortaya çıkarır. Büyük resme bakmak lazım ki çoğu kez küçük resme bakarsınız. Bu da yanlış karar vermenizi sağlamaktadır. Borcu borç ile kapatmak, ihtiyacı olmadığı halde ya da geliri olmadığı halde borç almak da bazen anlamsızdır. İçinde bulunduğumuz pandemi koşulları diğer krizlerden farklı olarak tüm dünyayı ve sektörler etkilemiştir. İyi olan sektörler dahi halktaki alım gücünün düşmesi, enflasyon kaynaklı ve dövizdeki keskin artış ile birleşince yine büyük resme bakınca orta vade de kayıplar dahi yaşamıştır. Ötelenen çekler, yapılandırma süreçleri, vade açmalar gibi süreçler ile yaşanan süreci baypas edip şu an için kritik ay olan Eylül ayına kadar kazanılan zaman ile bu aydan sonraki süreçte iyileşme olur mu olmaz mı diye tartışmayı bırakıp, neler yapabiliriz? diye odaklanmalıyız. Bu aydan sonra tekrardan mı yapılandırmalar olur? vadeler uzar mı? yoksa yeni bir fon kaynağı mı olur? onu bilemem ama özellikle ülkemizin 50% GSYH’sini oluşturan yıllık 1 milyar Euro ile turizm sektörü ve 800 milyon Euro ile de eğitim sektörü bunlarla birlikte ortaya çıkan ekonomiye akan likit paralar ekonomide can suyu elbette olacaktır.

Ekonomiye katkı sağlamak için piyasaya para akıtmak gerekmektedir. Bunun içim de devamlı olarak para basmak söz konusu değildir; o da belli bir yere kadardır. Çarkları eşit döndürmek gerekiyor. Yüksek faiz de ekonomik büyümeyi ve kalkınmayı teşvik etmiyor. Hele hele dövizin artışı ile girdi maliyetlerindeki yükseliş ile maalesef enflasyonist ortam oluşması ve zaten sıkılaştırıcı para politikası içerisindeki taleplerin azalması, ekonomik durgunluk ile yani resesyon ile birlikte bu dönemlerde sıkıntılarını göstermektedir. Enflasyonun altında faiz olması da yabancı yatırımcılar için de reel faize baktığımız zaman büyük sıkıntılar yaratmaktadır; çünkü onlardan da sıcak para gelmeyecek ve bununla paralel olarak böylece dövizdeki volatilite ve yükselmeler de devam edecektir. 

Kader kesinleşinceye kadar mücadeleye devam edeceğiz. Pes etmeyeceğiz. Diğer krizler ile de mücadele verilmişti. 1994,1997,2000,2001,2008 yıllar sırası ile her biri kendi içerisinde değişik krizler ile ortaya çıkmışlardı ki 100% ve 150% faiz oranlarını bile görmüştük. Gerek Türkiye’de gerekse küresel dünya çapında oluşan krizler pandemi sürecinde de olduğu gibi zincirleme olarak her ülkeye bir şekilde etki etmektedir.

Pandemide özellikle kargo ve taşımacılık sektörü, konteyner, navlun bedelleri yanında arz ve talep dengesinden dolayı çoğu sektörler alım-satım ve hizmet bedellerinde gözle görülür bir biçimde pahalılık gelmiştir.

Dediğim gibi Eylül ayı kritik olacak okullar başlar mı? yeni bir dönem pandemi süreci nasıl geçecek? ekonomide ne gibi önlemler alınacak yaşayıp göreceğiz. Kredilerde uzatmalar ve ötelemelerin devam etmesi, turizm ve eğitim sektörleri bunun yanında arz fazlası olan inşaat sektöründe ne gibi süreçlerden geçecek? Kısacası bu ay da geçerse artık seneye hem süreç bakımından hem de ekonomik gidişatın izleri bakımından Haziran 2022 ayı son sözünü söyleyecek gibi görülüyor. Zaman daralıyor, yaşayıp kısmetse göreceğiz.

Sağlık ile kalın …

Yorumlar

Dikkat!
Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.